Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

27 Ocak 2011 Perşembe

ZEHRA’NIN KŰÇÜK SIRLARI...

Sabah gozlerimi aciyorum, bas ucumda lacivertle mor arasi renkte bir ajanda... Uzerinde recyle kagida Federico acele acele bir resim ciziktirmis, "mammina per te (annecigim, senin icin)" diye yazmis, her harfi baska bir renk ile boyamis...Son gunlerde surekli "bana hatirlatin" cumlesini duymaktan yorulduklari belli ki, babasiyla bana bu suprizi yapmislar... Her sayfada gulumseten ve aci aci dusunduren cumleler yazili...

Gune bòyle gùzel basliyorum... Bir ara postami kontrol ederken Zehra'nin oykusu geliyor... Gulumseyerek okuyorum... Yasemin'in oykusundeki heyecan, ona sizlerin gonderdigi yorumlarin yuregimde yarattigi cosku henuz yatismamisken yepyeni bir oyku, yepyeni bir sevinc... Disarda hava ne kadar soguk olursa olsun, hangi tonda grilerle kaplanmis olursa olsun, gokyuzu, benim icimde piril piril bir gunes parliyor...

Tam da istedigim gibi gidiyor hersey...

Yani herkes kendi dogrusunu, kendi yasantisinin ritmine denk getiriyor.

Kendine ait fedakarliklar yapiyor, kendi secimlerini dikkate aliyor, dusunuyor, tartiyor, ne yapip yapmamasi gerektigini, gerektiginde "dayanamam" diye bir sozcuk olmadigini, "yasak" sozunun bizim sòzlùgùze kabul edilmedigini, ama akilli ve saglikli beslenilirse, fiziksel aktiviteyle desteklenirse, kisisel hedefe ulasabilecegini acikca goruyor...

Iki farkli kadin, iki farkli oyku, iki farkli yasam... Ama ulasilan nokta ayni...
Zehra, simdilik fotograf koymuyor yazisina... 7 kilonun nasil bir yuk oldugunu, elinizde 7 tane pet su sisesiyle yurudugunuzu hayal ederek anlayabilirsiniz... Dile kolay...

Tesekkurler Zehra, paylastigin, inandigin, sahip ciktigin ve kendine boylesine saygi duydugun icin...

27 Ocak 2011'Roma

------------------------------------------------------

KÜÇÜK SIRLAR... UZUN YOLLARRRR..


Evet, öykümün adını küçük sırlar koydum bende....Aslında Mehtap'tan küçük sırlarr ;) çünkü bu sırlar bize yıllarca mücadelesini verdiğimiz büyük yolları kat ettirdi.Bu yollar ki git git bitmedi, arkamızı döndüğümüzde birde baktık ki yine yolun başındayız ama bu sefer değil bu sefer yolun sonunu gördük ve sırtımızda taşıdığımız tonlarca yükten kurtulduk.

Kimimizin yükü çok fazla, uzun zaman alacak belki ama yılmak yok ben başardım demek ki herkes başarabilir...

Şimdi diyeceksiniz ki sen kaç kilo verdin? Sadece 7 kilo...Şaşırmayın... Bu da hikayemi demeyin, ben de BKİ oranı normal olan ama bir türlü vücuduna doğumlar sonrası yapışan kiloları veremeyen gruptanım. Çok kilo vermesi gereken arkadaşlarım için küçük bir öykü olabilir ama 15 yıldır üstüne yapışmış 7-8 kilo fazlalığı veremeyen 41 yaşında,iki çocuk annesi bir bayan için çok zordu bu kilolar.
Denemedim mi vermeyi ..? Elbette denedim... Rejimler, plates, hızlı yağ yakma sporları ama en fazla 3-4 kilo, sonra sil baştan.

Mehtap'ın da dediği gibi bahane arayacak olursak bahanelerim hep çoktu...Sabah 6.30 da kalkıyorum çocukları kahvaltı yaptırıp, beslenmelerini hazırlıyorum. Onlar okula, ben işe geliyorum. Akşam 6 da evdeyim bir yandan yemek telaşı, bir yandan dersler. Saat oluyor 9-10. Kim bu saatten sonra spor yapacak diyorum, bazen zorluyorum hadi koşu bandına çıkayım diyorum ama çok zor geliyor. Tabi ayda yılda yapılan sporunda hiç bir faydası olmuyor yemek yeme şeklini düzene sokmadıktan sonra.

Ben 63 kilo ile başladım bu programa. İlk günler zor geçmedi değil...
Tam bu programın başlangıcında doğum kontrol için spiral taktırdım ve bende çok yoğun kanamalar yaptı. Tam 2 ay ara ara sürdü kanamam. Zaten kansızlık gibi bir problemim var,4 aydır kan hapı kullanıyorum. Hem diyet hem kanamanın verdiği halsizlik beni çok bitkin düşürdü. Bir gün hatta baş dönmesi ile uyandım eşim hastaneye götürdü. Bu yüzden çok yoğun tempolu yürüyüşler yapamadım.

En büyük zorluk, her gün işe gelirken yemek hazırlayarak gelmek oldu. Bir gün önceden yarın ne yiyeceğim diye bilmek zorundasın. Ara öğünlerimi hiç atlamadım, öğlen paydoslarımda bir saat yürüdüm ama bu zayıflama yürüyüşleri gibi olmadı, hiç bir zaman ter içinde işe gelmedim. sadece tempolu beni zorlamayacak ve terletmeyecek kadar yürüdüm beş gün.

Sadece sebze çorbası içtiğimiz günlerde yada akşamları sadece et yediğimiz günlerde evde yemek olduğu halde ben ekstra yapmak zorunda olduğum yemekler bazen çok zor geldi ama yılmadım, yemeğimi yaptım ve keyifle yedim. Hiç unutmuyorum bir hafta sonu çocuklar burda pek meşhur olan börekçilerde kahvaltı yapmak istediler, benimde diyetimin ilk haftaları. Hemen çocuklar hazırlanasıya kadar ben kepekli ekmeğin arasına beyaz peynirimi koydum ve tostumu yaptım, sardım çantama attım, çayla birlikte keyifle yedim. Canım hiç börek çekmedi bende çok hayret ettim kendime nasıl istemiyor canım diye ama ben kafamda bitirdim sanıyorum bazı şeyleri.

Birde en çok zorlandığımız konulardan biri, insanlara ikram etmek ve ısrarla yedirme konusu. Bunu bayramda çok yaşadım, hatırlıyormusun Mehtap bir dilim bile baklava yok demiştin. Yemedim ama yediğim lafların haddini hesabını bana sorun. Bu benim için çok önemli bir testti. Demek ki en zor anlarda bile yemek istemeyince başarabiliyordum.

Aslında biz sırf yeni bir yemek yeme modelini öğrenmedik sayende biz kendimizi keşfettik, sınırlarımızı öğrendik ve biz bizi yeniden yarattık..

Bu programda tek uymadığım şey DİYET süt, yoğurt, bisküvi oldu. Bunun da sebebi kilolarımı verdikten sonra bu diyet ürünleri almayı bırakacağımı biliyorum. Ben hayatımın akışı içinde sonradan vazgeçeceğim şeyler istemiyorum. Yoğurdumu evde mayalıyorum, normal süt içiyorum ama bunları en aza çekerek yiyorum.

Bisküvi yiyeceksem bol tahıllı, kek yiyeceksem evde yaptığım az yağlı keki tercih ediyorum. Neden mi bunları yapıyorum bu program bittiğinde hayatımızı bu şekilde devam ettirebilmek için. Kiloları verdik artık özgürüz yok...Yemek düzenlerimiz, ara öğünlerimiz aynı şekilde devam tabi ki arada kendimize verdiğimiz ödüllere de devam. Hayat bu, yaşamak ama sağlıklı olarak yaşamak çok güzel. En güzeli de ne biliyor musunuz? bir mağazada denediğiniz elbisenin üstünüzde fit duruşunu görmek süperrr...

20 gündür düzene girdim, dün de kontrol oldum ve tahlillerimi yaptırdım her şey normale dönmüş. Artık kan hapı da kullanmama gerek yok, spiralde vücuduma uyum sağladı. Demek ki insan inandımı ve gerçekten istedi mi tüm zorluklara göğüs gerebiliyor.

Aslında Mehtap; bize yeni bir yaşam tarzını, azgın dalgalardan sonra nasıl sesiz denizlere dönmemiz gerektiğini öğretti.

Artık kilo alacağım diye korkmuyorum ama en önemlisi yanlış yapmaktan korkmuyorum. Çünkü nasıl toparlayacağımı biliyorum.

Bu dönemin en büyük hediyesi de ne oldu biliyor musunuz? İmrenen, beğenen bakışlar, Fit bir vücut, 15 sene önceye geri dönmek veeeeeee kendime yeni bir gardrop hazırlamak...:D.

Darısı başınıza arkadaşlar....Başlamak demek bitirmenin yarısıdır, kimsenin sizi engellemesine izin vermeyin artık dolu tabakları geri çevirme dönemindeyiz..

Yaz bize gözünü kırpıyor, hazırız geliyoruz.......


ZEHRA

-----------------------------------------------------------------------------------------
P.S: giysiler sirasiyla, Max & Co, Max Mara, Gucci, Mila Shon, Mila Shon, Max Mara

13 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok heyecanlandım yazıyı okurken ne kadar güzel.Ne mutlu sana arkadaşım tebrik ederim seni,zoru kolay ettiğin için,istediğin gibi olabildiğin için...
Hepimizi teker teker böyle hedefmize ulaştıran MEHTAP hanıma da sonsuz saygı ve sevgilerimi yolluyorummm...:-))).
Esma

yaseminnn dedi ki...

Sevgili Zehra hanım gönülden tebrik ediyorum. Sizi o kadar iyi anlıyabiliyorum ki Benim de öyküm tıpkı sizin gibi, kendimi dinledim birden:) bende vermem gereken 7 kilomu verdim, beslenme düzenimi oturttum vede gayet mutluyum. böyle bir hayat düzenine sahip olmak o kadar çok şeyi kolaylaştıracak ki...yediğimiz belli, yaktığımız belli.Bize kalan herkese bunu göstermek sanırım.Çevremde herkese tavsiye ediyorum inanın. Yok böyle bir mutluluk...hepimize mutlu günler!
Ve tabiki Mehtap hanım... size ne desem az iyiki varsınız,iyiki tesadüfen sizi tanıdım:) sevgiler..

SELİNK dedi ki...

Tebrikler zehra senin yolun bana göre cok kısaymış:) ama sağlıklı yaşamı hayatına adapte etmek vermen gereken ne kadar kilo olursa olsun zor bir süreç.

Mehtap sana bir şey sormak istiyorum. Ben senin programını uyguluyorum ama senin grubunla başlamadım, daha sonra gördüm.Şu an 3 günlük arınmadan sonraki 15günlük süreçteyim. Günlük yoğurt hakkımızı öğle veya akşam yemeklerinin yanında yememizde bir sakınca var mı? Şimdiden teşekkürler...

Serpil dedi ki...

Zehra ve Yasemin,
İkinizi de tüm kalbimle kutluyorum. Her ikiniz de gruptaki farklı BMI'lere örneksiniz. Ben de Zehra'nın grubundayım. 45 yaşındayım. 60.5 kilodan 57.5 kiloya inebildim üç ayda. 3 kilo dile kolay diyenler olabilir ama o kadar zor ki yapışan o kiloyu vermek ve aynı kiloda kalmak. Son hafta rahatsızlanıp sporu ve diyeti askıya aldığım için 57.5 de sabit kaldım. Ama kararlıyım, 2 kg daha vereceğim.
Sizlerin başarı öykülerini okudukça çok mutlu oluyorum, gaza geliyorum. Çevremdekilere sürekli sizlerden bahsediyorum. İnanırsanız yaparsınız, resimlere bakın arkadaşlar nasıl başarmış, ne şartlarda spor yapmışlar diyorum.

Sevgili Mehtap,
3 senedir blogunu takip ediyorum. Bugün bu satırları yazıyorsam senin sayende. İnan hiç aç kalmadan, diyette olduğumu farketmeden kilo vermek, bunu yaşam tarzına dönüştürmek çok güzel. Sana da tüm kalbimle teşekkür ediyorum.

Serpil

Ankaralı dedi ki...

öykü için çok teşekkürler,
bir önceki öyküyü okurken neden hep kilo fazlası çook olan insanların hikayelerini okuyoruz yoksa benim gibi 5-6 kilo fazlası olan insanlar yok mu hiç:( diye düşünüp önceki yazıya yorum yazmayı düşünmüştüm ama fırsat bulamamıştım. şimdi okuyunca ben de çok heyecanlandım. kendimden izler buldum yazıda, yeniden inandım.

tebrikler arkadaşım,
teşekkürler mehtap

Senem KAPTAN dedi ki...

Mehtap Hanım merhabalar,

Blogunuzu uzun zamandır takip ediyorum ve güzel insan ve diet hikayelerini okurken hep kendimden de birşeyler buluyorum. Benim ki de diğer kilosu fazla olan hanılar gibi aslında. Bir türlü veremediğim kilolar vermeye çalıştıkça üstüste biniyordu taaki 2009 yılının başlarında geçirdiğim ani rahatsızlık arkasından gelen ameliyat ve sevgili doktorum kilo vermem konusunda vermiş olduğu öğütlere kadar. İnsanın içinden yapmak için çaba sarfettiği ama başarılı olamama korkusunun verdiği sıkıntı ile hemen bir karar aldım. Ya bu kilolar beni yenecek ve yok edecekti ya da ben onları yenecektim. Bu kararla hemen bir diyet uzmanına başvurdum ve sevgili Dr Füsun Hanım'a yaşadığım sıkıntıları anlattım. Bu arada doktorum ilaç tedavisine hormonlarım ve vücudum tam karşılık veremediği için hemen ameliyat olmam gerekiyordu. Tam diyet programıma başlamıştım. '. hafta hemen ameliyata yattım ve ameliyat sebebi ile menepoza girmiş oldum tüm bu olumsuzluklara rağmen hem diyet doktorum hem de kadın doğum doktorumun desteği ile bu zor yolculuğa başladım. Diyete başlamadan evvel ayıp olmasın diye bir 3 kg verebilmiştim. Yani diyet programına 93 kg ile başlamıştım. Yavaş yavaş 7-8 ayda 13 kg verdim. Düzenli 6 öğün verilenleri yiyerek, biraz spor ve yürüyüş yaparak. Ancak halen vermem gereken bir 10 kg daha var ama kilom 1 kg aşağı 1 kg yukarı oynuyor ve şu anda ailedeki sağlık sorunları nedeni ile diyeti tam yapamıyorum yani koruma programı gibi. Tabii ki dikkat ediyorum ama kaç aydır duran bu kiloları artık verip kurtulmak istiyorum.Buna biraz da kullanmak zorunda olduğum 'Climara' isimli hormon patchleri de sebep oluyor. Ama en az 2 yıl kullanmak zorundayım.

Bu konu da daha ne yapabillirim. Kilo veremeyince de kendimi kasıyorum ve strese giriyorum. Kendimi doktoruma karşı mahcup hissediyorum.

Konu ile ilgili görüşlerinizi rica ediyorum. Bu arada yaşım 47. İki çocuk annesiyim ve oldukça aktif bir insanım. Yani kendimi menepoz kavramının içinde boğmadım aklıma bile gelmiyor sadece beni üzen kilom neden durdu ve metebolizmayı hızlandırmak için ne yapmalıyım. Ankara da havaların çok soğuk gitmesi sebebi ile yürüyüşlerimde biraz aksadı sadece plates ile yetinebiliyorum.

Sevgi ile kalın

Senem KAPTAN

minei dedi ki...

Fena hoş duygular,zayıflarken bile emin kilo vermek böyle olsa gerek..Daha önceleri kilo verdiğimde acaba hastamıyım diye hayıflanır telaşe kapılırdım.Bilinçlendirdiğin için minnettarım Mehtap Hnm..
Zehra seni kutluyorum:)Yola devam hep beraber.....
Mine

Adsız dedi ki...

yeni başaran arkadaşların öyküleri ni heyecanla okuyorum ben de öğrendim sağlıklı beslenmeyi stres yapmadan kilo verebilmeyi artık ev gezmelerinde ne yiyeceğim diye düşünmüyorum salata alıyorum ama azıcık birde en yağsız ne varsa ya börek ya poğaça yada kek kesinlikle sadece birisini şeker kullanmıyorum ve arkadaşlarımla zevkle sohbet ediyorum halimden de çok memnunum zaten sadece bu nedenden dolayı diyete başlamayı hep ertelemiştim bir türlü bitmiyordu gideceğim nişanlar düğünler mevlitler arkadaş toplantıları ha bu geçsin aman buda bitsin diye sanki bitecekmiş gibi onlar bitince başlayacaktım diyet yapmaya çok şükür ki mehtap hanımın takipçisiydim heyecanla bekliyordum yeni sınıf açmasını ve mucize gibi sonunda açıldı yeni sınıf ben dahada heyecanlanmıştım acaba benide alacakmıydı sınıfa hani çocuklarımız için en iyi okulu en iyi öğretmeni ayarlamaya çalışırız önkayıt yaptırıp heyecanla bekleriz ya inanın bende öyle heyecanla bekledim mehtap hanımın benimde sınıfa katılmamı onaylamasını çok şükürki tamam dedi mehtap hanım sizde benim proğramımı uygulayabilirsiniz dünyalar benim oldu sanki inanamadım ve 8 kasımda başladım bende ne dediyse yapmaya çalıştım sadece yürüyüş yapamadım evde odadan salona salondan mutfağa hızlı hızlı yürüdüm ve evin dağınıklığını koştura koştura toplamaya çalıştım hareket olsun diye yinede 87 kilodan 78 kiloya indim çok mutluyum öğrendim artık neyi yiyip neyi yemeyeceğimi ama biliyorumki daha uzun bir yol var önümde mehtap hanımın kılavuzluğunda zevkle yürümeye çalışacağım teşekkürler mehtap hanım
İSTANBULdan NİLGÜN

İpek S. dedi ki...

Zehra Hanım, tebrik ediyorum. Darısı başımıza...

Ve Mehtap Hanım,

Şarkıyı duyduğumda öyle şaşırdım ki... Benden başka seven bilen olmadıgına inanmıştım artık çıktığı zamandan bu yana :) Çok sevdiğim bir şarkıdır. Ben İngilizce versiyonunu biliyordum. Come Speak to me. İtalyancası da çok güzelmiş. Elisa'nın Rainbow şarkısı da çok güzeldir. Onun da İtalyancası varsa elinizde, bir başka şarkınıza fon müziği yaparsınız belki ;)

cennetyıldızı dedi ki...

her iki arkadaşımızı kutluyorum darısı bu cabayı gösteren diğer arkadaşlarımın ve tabiki benim.. dün günüm vardı ve kendimle gurur duydum cünki hazırlığımı yaptım sevdiğim ve leziz şeyler yaptım ama cok ölcülü yedim akşamda sebze corbasıyla tamamladım,arkadaşlarım kücülmüşsün yüzün ufalmış sanki dediler uzun zamandır giymediğim pantalonumu giydim şaştım kaldım üstümden düştü o kadar bollaşmışki inanamadım benim kilodan ziyade incelmem daha fazla oldu ,mehtap hanıma cok şey bocluyuz yeme düzenimiz gelişti ne nezaman ve nekadar yenecek artık bilinclendik ben daha önce ne zaman aclık hissetsem bi şeyler atıştırırdım şimdi ise saatim gelmeden böyle bişey yapmıyorum mutlaka yemek saatine uymaya calışıyorum daha cok yolumuz var sevgiler,

Adsız dedi ki...

Mehtap hanım en son 10 Ocak'ta tartılmışız ne zaman tartılıyoruz?
Kaç kiloyum merak ediyorum :-).
Sevgiler
Esma

Oyalı Çember dedi ki...

Yasemin ve Zehra'yı can-ı gönülden tebrik ederim. Azmin elinden bir şey kurtulmuyor. Sevgili Mehtap, bizleri böylesine bilgilendirip, motive ettiğin için binlerce teşekkür.
Sevgilerimle,
Oya

aylin dedi ki...

merhaba ben sitenizi yeni kesfettim ve cok begendim banada kilo vermem konusunda destek olursaniz sevinirim sevgilerimle
aylin