Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

13 Ocak 2011 Perşembe

SEVGILI HANDE'DEN BU YILIN ILK OYKUSU...


Not: Sevgili Mehtap biliyorum çok uzun bir yazı oldu. Dilediğin şekilde düzenleme yapıp istediğin kısmını yayınlayabilirsin. Üzerinde sana uygun şekilde değişiklik, düzeltme, kısaltma yapabilirsin. Elimden geldiğince düzenli yazmaya çalıştım. Sevgiler.................................

diye bitirmis mektubunu Hande bir suru noktayla...
"gulumseme" anlamina geliyor bildigim kadariyla ismi... Gercekten de yuzunde cok hos bir gulumseme var tatli kiziyla cektirdigi fotograflarda...

Hande ayni zamanda Maviye Yolculuk blogunun da
yazari...
Bu yilin ilk oykusunu, yazdi bizler icin...
Hepimizin bildigi, hepinizin bildigi seyler soyledikleri... Ama Italyanlar, "bilmek ve yapmak arasinda denizler var" derler... Iste o hesap... Kararli olan hedefine ulasacak, yavas ama emin bir sekilde...
Ben bu oykunun virgulune bile dokunmadim her zamanki gibi...

Oykunu bizlerle paylastigin icin tesekkurler Hande, iyi dileklerin ve guzel sozlerin icin de
sevgilerimi yolluyorum Roma'dan... Guzel kizina da iki kocaman opucuk...
-----------------------------------------------------------------------------------------------


Merhabalar


Aslında bilerek yapılan yanlışlardan dolayı alınan kilolardı benimki. Bilerek ve isteyerek gönüllü alınan (yada umursanmayan) kilolardı. Doğumumda bile sadece 13 kg.almıştım ve sonrasında 2-3 kg.luk bir fazlalığım kalmıştı aslında.

Benim kilo almama sebep olan şey "Pastacı Olma Hayalimdi". Kendime ait butik bir pastanem olmasını herşeyden çok istiyordum. Bu hayalimi gerçekleştirmek için kızım 2 yaşındayken Profesyonel anlamda eğitim alabileceğim ve uluslararası diploma edinebileceğim ünlü bir okulun Profesyonel Pastacılık ve Ekmekçilik bölümüne katıldım. 1 yıl boyunca tadına baktığım yüzlerce çikolata, pasta, tatlı, tuzlu, çörek, dondurma çeşitleri ve Türkiye' deki pastanelerde hiç rastlamadığımız Avrupa pastacılığına özgü tatları denedim.

Bu denemeler küçük birer dilimle sınırlı kaldıysalar da okulda ana ve ara öğün yerine geçtikleri için, bolca yağ, şeker, krema barındırdıkları için kilo almama sebep oldular.

Ardından Dünya çapında ödüllü bir butik otelde yaptığım stajımda da dünya mutfaklarına ve yerli-yabancı harika şeflerin tariflerine ait muhteşem lezzetleri de deneme fırsatım hatta zorunluluğum oldu. Çünkü müşterileriniz için hazırladığınız ürünlerin tadına bakmak bir zorunluluktu :))

Stajımı tamamladıktan sonra kendi işimi kurdum. Heyecanlıydım, idealisttim, enerji doluydum. Müşterilerim için nefis tatlar yaratmak çok keyifliydi. Bir müddet yaptıklarımın tadına bu şekilde de bakmaya devam ettim. Tüm bu 2 yıllık süre zarfında toplam 20 kg. almıştım. Evde küçük bir bebeğin olması, iş yoğunluğu hareketsiz hale getirmişti beni. Evlenmeden önceki kilom hep 48-50 kg.civarındaydı. Annemin sağlıklı ev yemekleri sayesinde ve günde 3-4km. sahil yürüyüşleri sayesinde hep tüy gibi hafiftim.


20 kg.fazla ile aynadaki görüntüm çok mutsuz etmeye başlamıştı beni. Eşim de 1.90 boy ve 115 kg.olduğundan yanında oldukça normal duruyordum ve başlarda fazla takmıyormuş gibi görünüyordum. Ama beğendiğim kıyafetleri alamadıkça, artık boynumda bir gıdık ortaya çıkınca, çektirdiğim fotoğraflardaki imajım eski halimle bağdaşmayınca çok mutsuz olmaya başladım.


Tatillerde ailemin yanına gitmeye utanıyordum çünkü beni uzun zamandır görmeyen arkadaşlarım, akrabalarım yeni görüntüm karşısında şok oluyorlardı. Hep; veririm nasıl olsa, yarın başlarım, haftaya başlarım, zamanım olunca başlarım diyordum. Erteleyip mutsuz oluyordum. Nasıl yapacağımı bilmiyordum ve diyetisyenlere hiç güvenmiyordum Hayatta bazen karar alıp uygulamaya başlamak için dönüm noktası olan, son noktayı koyan olaylar vardır. Bu benim için biraz kırıcı da olsa bu şekilde oldu. Zaten kilolarımdan rahatsızlık ve mutsuzluk duyarken ailemin yanına tatile gittiğim günlerden birinde eski bir arkadaşımla karşılaştım yolda. Bana söylediği söz hala çınlar kulaklarımda. Kendisine biraz kırılsamda aslında kilo verme kararımı uygulamaya başlatan dönüm noktası olduğu için gülümseyerek hatırlıyorum dediği lafı artık.


"İnanmıyorum! Ne kadar kilo almışsın! Balina gibi olmuşsun!" demişti bana lise arkadaşım. Üstelik bunu söyleyen erkekti. Erkekler kadınlara pek böyle şeyler söylemediği için de oldukça şok olmuştum.

Eve dönünce uzun uzun düşündüm. İnsanların gözünde kendine saygısı olmayan, evlenip çocuk doğurduğunda kendini salmış biri olmuştum belki de. Bunun kendime hem saygısızlık, hem haksızlık olduğuna karar verdim. Ve geri dönüşü olmayan adımlar attım. Örneğin bu kararım kendi evimizi satın alma sürecine denk geldiğinden içinde spor salonu, açık ve kapalı yüzme havuzu olan, şehir merkezinden biraz dışarıda bir siteden ev aldık. Böylece eşim de ben de yaz-kış gönlümüzce spor yapabilecek ayrıca kızımıza da bu alışkanlığı kazandırabilecektik. Hiç bir zaman fitness salonlarını ve mekanik aletlerle spor yapmayı sevmedim. Bu nedenle benim tercihim suya olan aşkım nedeniyle yüzme oldu.

İşe diyet ( o zamanlar bu kelimeyi kullanıyordum) yapmakla başlamak yerine sporla başladım ben. Çünkü kaslarım harekete ihtiyaç duyuyordu.Kiloları taşıyamıyordu. Eski hareketli günlerin alışkanlığından dolayı vücudum bu tepkiyi veriyordu artık. Hemen diyet listelerine sarılmak yerine önce yeni kararları uygulamamı sağlayacak bir düzen oluşturdum kendime. Alışverişimi marketlerin sebze-meyve reyonu yerine pazardan yapmaya başladım, bol su içebileceğim büyük sürahiler aldım, kaloriler, besin değerleri ve daha birçok konuda oldukça uzun araştırmalar yaptım. Hemen hemen her yiyeceğin besin değerini, faydasını, zararını, kalorisini ve bende uyandırdığı tepkileri ezberledim. Yani önce düzen ve beyin olarak hazırlandım. Bu esnada her gün 2 saat yüzüyordum. Kendimi çok enerjik hissetmeye başladım ve "artık yeni beslenme şekline" başlayabilirim dedim. İnternetteki araştırmalarımda Mehtap' a rastladım ve çok ümitlendim. Yazdıkları, tarzı akla, mantığa ve uygulanabilirliğe çok yatkındı.

Mehtap' ın listelerine başlamadan evvel günde 3 lt.su içmeye başladım, pasta,kek,börek,çörek,cips, çekirdek, pilav, makarna ve diğer karbonhidratları ekmek hariç tamamen çıkarttım hayatımdan.Şekeri bıraktım,Tuzu azalttım, ekmek çeşidimi değiştirdim. Beslenme saatlerimi düzenledim. Önce düzenli olarak günde 3 ana öğün yemek yemeye alıştırdım metabolizmamı. Sadece bu değişikliklerle hemencecik 2 kg. verdim. Bu beni çok mutlu etti.Bu cesaretle listelere başladım. İlk başlarda harfiyen uyduysam da daha sonra sevgili Mehtap' a da danışarak ufak değişiklikler eklentiler yaptım. Örneğin canım ara öğünlerde keçi boynuzu yemek istiyordu ve kalorisini hesaplayıp Mehtap' ın ara öğünlerde verdiklerine eşit kaloride yedim. Psikolojimi asla bozmadım, asla umutsuzluğa kapılmadım. Ama hep programlı yaşadım. Güzel ruhlu Sevgili Mehtap' ın beslenme sistemi sayesinde bedenimdeki değişiklikleri keşfederek neyi neden yaptığımızı anlayarak bilinçle verdim kilolarımı. Bu programı uygularken edindiğim deneyim ve püf noktalarını da bir araya topladım sizlere yardımcı olabileceğini umarak.


  1. Kilolarımı kısa sürede vermeyi hiç hedeflemedim. Her ay için en fazla 2 kg. hedefledim. Çünkü hızlı verilen kilonun geri dönüşünün daha acımasız olduğunu deneyerek öğrenmiştim.

  2. Kimseye diyette olduğumu söylemedim.

  3. Kar,kış,yağmur,çamur,sıcak,yorgunluk demeden her gün en az 1,5-2 saat yüksek tempolu yüzdüm/yüzüyorum.

  4. Sabahları erken kalkıp akşamları erken yatmanın metabolizmayı nasıl hızlandırdığını görünce çok şaşırdım. Sabahları en geç saat 08:00 de kalkıp akşamları en geç 23:30 da yattım. Hedefim 12 den önce uykuya dalarak toplam 8 saatlik uykuydu. Bu sayede 2 yıldır çektiğim uykusuzlukta sona erdi.

  5. Yaptığım kaçamaklar için asla kendimi suçlamadım. Çünkü robot değil insan olduğumu ve bunun normal olduğunu söyledim kendime. Ama asla kaçamaktan kastım fast food, çikolata, çerez, cips v.s olmadı. Kaçamaklarım meyve, 1 bardak süt, keçiboynuzu yada 1 dilim ekmek üzerine koyduğum minicik bir peynir yada evde yapılmış yağsız bir kekten yarım dilim oldu.

  6. Asla ve asla! Diyet ürünler, light ürünler (özellikle bunların bisküvilerinden) kullanmadım. Çünkü bu tip ürünlerdeki şekeri azaltmak için yerine kullanılan fruktoz,sakkaroz ve aspartam cinsi kimyasal maddeler kanser yapıyor, üstelik şeker ihtiyacını daha da arttırıyorlar. Faydasından çok zararı var yani. Ara öğünlerde bu tip ürünler yerine kuru meyve, taze meyve çeşitlerini, yoğurdu, cevizi ve evde yaptığım yağsız kekimi tercih ettim hep.


  7. Aldığım kalorileri yararlı kaloriler ve zararlı kaloriler olarak ayırdığımda zararlı yiyeceklerden daha kolay uzak kaldım. Örneğin o günkü kaçamağım meyve ile yapılıyorsa hiç dert etmedim. Çünkü yararlı bir kaloriydi. Ama 1-2 dilim pizza yada 1 hamburgerin yararlı hiç bir yanı olmadığı için bu tip yiyeceklere zararlı kalori olarak baktım. İşin özü her zaman sağlıklı ve doğal yiyecekler tüketmekti. Çünkü insana esas kilo aldıran günlük almanız gereken kalori miktarını ara sıra aşmanız değil bunu zararlı kalorilerle yapmanız.

  8. Sadece zeytinyağı kullandım, Arada ayçiçek yağı ve fındık yağı kullandım çeşitlilik adına.Şu anda keşfettiğim yeni pişirme teknikleri sayesinde tencere yemeklerine toplam 3 kişi için 2 yemek, kaşığı zeytinyağı koyuyorum.Canım patates ve sebze kızartması genelde çekmez ama eğer istersem bunları fırında yapıyorum ve daha lezzetli oluyor.

  9. Günde 2-3 lt.düzenli su tükettiğimde kendimi daha arınmış, yenilenmiş, hafiflemiş hissettim. Üstelik bu miktara günde 2 şişe maden suyunu da ekledim.
    Bir yere giderken mutlaka ara öğünümü yanımda götürdüm. Dışarıda yemek zorunda kaldığımda ızgara yağsız et/tavuk +salata veya sebze yemeği+çorba şeklinde tercihler yaptım.


  10. Canım hiç tatlı çekmedi mi? Evet çekti. Ama her zaman kuru meyve yada muzu tercih ettim. Canım bunları yemek istemediği günler için 1 büyük porsiyonu 200 kalori civarı olan damla sakızlı muhallebimden ara öğünde yedim. Dediğim gibi kaçamak yapacaksam da her zaman daha sağlıklı olanı tercih ettim.

  11. Ambalajlı ürünlerden uzak durdum. Herşeyin kalorisini, etiketini ve içeriğini okudum. İçinde katkı maddesi, koruyucu, fruktoz, soya lesitini, aspartam , özellikle mısır şurubu(glikoz) olan hiçbir ürünü tüketmiyorum. Hazır şnitzel tarzı paneli ürünleri, işlemden geçmiş döner, et tarzı paketli ürünleri satın almıyorum.
  12. Hiç bir şekilde asitli içecek içmiyorum. Onun yerine evde taze sıkılmış meyve suyu, bitki ve meyve çaylarını tercih ediyorum.

  13. Mümkün olduğu kadar stressiz yaşamaya ve az TV izlemeye çalışıyorum. Tv karşısında vakit geçirmek yerine gezmeyi, arkadaşlarımla buluşmayı, kitap okumayı, kızımla oynamayı, spor yapmayı, eşimle vakit geçirmeyi tercih ediyorum.

  14. Vaktimin olmayacağı günler için pazardan dönüşte tüm salata malzemelerini yıkayıp, doğrayıp, kurutucuda kurutup hava geçirmez kaplara koyuyorum. Mor lahanayı ise ince ince kıyıp yıkayıp kuruttuktan sonra hava geçirmez kabın içine koyup üzerine yarım şişe sirke ekleyip kapağını kapıyorum.Ara sıra karıştırıyorum.Böylelikle tuzla ovma derdi kalmadan yumuşak kırmızı lahanalarımı elde ediyorum :) SOnra yemek vakti sadece kaplardan istediğim salata malzemelerimi alıp birleştirmek kalıyor geriye.

  15. Ben tüm bunları yeni bir yaşam şekli olarak algıladım ve öyle uyarladım hayatıma. Bu düzenin sağlığım üzerindeki olumlu etkileri muhteşem oldu. Bu sistem sadece kilo vermek için değil ömür boyu sağlıklı ve bilinçli yaşamak için uygulanmalı. İşin güzel yanı bu beslenme tarzı sayesinde 1 ay hiç spor yapamadığım dönemde dahi kilo vermeye devam etmiş olmamdı.Normalde yoğun spor yapanlar ara verdiğinde kilo alırlar. Ama bu beslenme düzeninde "sporu bıraktım eyvah kilo alacağım! " diye bir derdiniz yok. Çünkü herşey vücudunuz için olması gerektiği gibi.

  16. Kilo verdikçe bollaşan kıyafetlerimi hemen elden çıkarıp yenilerini aldım. Bu sayede motivasyonum çok fazla arttı ve bana kararlılık kazandırdı.
  17. Bu kiloları verirken damak zevkime uymadıkları için light süt, light peynir ve light yoğurtve light ürünleri kullanmadım.

  18. Kilo veremediğim yada yavaşladığım haftalarda kafama pek takmadım. Çünkü metabolizmamın dinlenmek ve yeni kiloya alışmak için zamana ihtiyacı olduğunu fark ettim ve gereken bu süreyi stressiz tamamladım. Neticede herşey beyinde bitiyor.Kilo vermeyi çok stres yaptığınızda vücut "bu iş beni strese sokuyor, kilo vermek beni zorluyor" diye düşünüp kendisi için zararlı olmaya başlayan bu eylemi otomatikman durduruyor. Bu nedenle kendime hep " ben sağlıklı besleniyorum, hastalıklardan uzak yaşıyorum, kaliteli bir yaşam sürüyorum o nedenle düzgün besleniyorum" mesajını gönderiyorum sürekli. "Sağlıklı Yaşam" düşüncesi kilo verme düşüncesinden daha olumlu etki yapıyor bende.

  19. Ne olursa olsun karbonhidratları hep öğlen tükettim.Akşam 1 dilim 30 kalorilik siyah tahıl ekmeği dışında karbonhidrat almadım.

  20. Evime bir dijital mutfak tartısı aldım. Her şeyin gramajını ve yaklaşık kalorisini öğrendim. Artık tartmadan da hangi yiyecek kaç gram ve kalori biliyorum.Ve günlük kalori aşımına bu şekilde engel oluyorum.

    Gelelim sonuçlara;

Boy : 157 cm
1 Eylül 2010 başlangıç : 75 kg.
1 Ocak 2011 son tartı : 64 kg.


Sonuç; 4 ayda toplam 11 kg.

İlginç olan bu 4 ayda 42-44 bedenden 38 bedene düşmüş olmak. Aslında şu anda insanlar 50-55 kg.olduğumu düşünüyorlar çünkü bu beslenme sistemi düzenli sporla birleştiğinde bu etkiyi yaratıyor. 48-50 kiloyken 36 beden giydiğimi düşünürsek 64 kilodayken 38 bedende olmak çok ilginç. 2-3 aydır görüşmediğim arkadaşlarım görünce şok oluyorlar. Çok güzelleşmişsin, incecik olmuşsun deyip nasıl başardığımı soruyorlar. Bunları duyunca çok mutlu oluyorum.

Gelelim son duruma;

Ocak itibariyle metabolizmam durdu ve yeni kilosuna alışmaya çalışıyor. Bu nedenle gereken süreyi metabolizmaya tanımak ve onu şaşırtmak adına Ocak ve Şubat ayı boyunca herhangi bir listeye uymadan beslenme düzeninin ana hatlarına bağlı kalarak her çeşit sağlıklı yemekten azar azar yiyeceğim. 1 Mart itibari ile listelere en baştan başlayıp kalan son 9 kiloyu 15 Haziran' a kadar vermeyi planlıyorum. Bu arada 1 Ocak itibariyle yemeklerimi normal yemek tabağında değil küçük tatlı tabaklarında yemeye başladım. Bu sayede son 10 günde hiç bir çaba göstermeden 1 kg.verdim. Şu anda bakliyat,karbonhidrat, sebze, et grubu,süt grubu, tahıl grubu ve meyve grubundan tüm besinleri tüketiyorum. Eskiden beri pilav sevmem zaten ama makarnayı kepekli makarna olarak haftada sadece 1 gün yanında buharda haşlanmış brokoli ve yoğurt ile birlikte öğlen yiyorum. Bu tip karbonhidratların sadece öğlen alınmasının daha doğru olduğunu sevgili Mehtap hep söylüyor zaten.


Son olarak bu hikayenin asıl kahramanı Sevgili Mehtap' a birkaç şey söylemek istiyorum.

Herkes kilo vermenin zor olduğunu ima ederken(diyetisyenler ve bazı doktorlardan bahsediyorum), kararlılığımız olduğu sürece bunun hiç de zor olmadığını söyleyerek, sürekli motivasyon sağlayarak, pozitif düşünmemize destek olarak muhteşem bir YAŞAM KOÇLUĞU yaptın aslında.

Aç kalmadan da zayıflanabileceğini, kaçamak yaptığımızda nasıl telafi edeceğimizi, sağlıklı yaşamın altın kurallarını öğrettin bizlere.

Hayatım Mehtap' tan önce ve sonra olarak 2 ye ayrıldı. Senin gibi bir insanı tanımış olmak evrenin bana sunduğu bir şans. Bloguna ve sana rastlamayabilirdim çünkü. Hayatımda olduğun için, bunca işinin arasında desteğini esirgemediğin için, en önemlisi "FARKINDALIK VE FARKLILIK" yarattığın için binlerce kez teşekkürler.Yaşamın güzellikleri hep seninle olsun...


13 Ocak 2011'Roma

P.S: Blogumu ele geciren Marslilara soyleyin lutfen, yan tarafta "bakmadan gecmediklerim" grubunu iade etsinler, onlar benim sevdigim bloglar ve yanda dursunlar istiyorum, bir de bu "say say" da durup dururken yaptiklari degisikligi hic begenmedim, soyleyin kendilerine baska eglence bulsunlar. Man in black IV icin Marsli ariyorlarmis mesela onun secmelerine katilabilirler...

35 yorum:

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Hande,
Tebrikler! :))
Çok güzel bir iş başarmışsınız. Öncelikle kendiniz için çok önemli bu yaptığınız.
Şimdi de Mehtap'a inanalar için çok önemli.
Sevgiler.
:)

Öge dedi ki...

Sevgili Hande Hn;

Öncelikle sizi tebrik etmek istiyorum, sadece kilo vermek değil ki bu, bana kalırsa kendinizi yeniden yaratıp kendinize hediye etmişsiniz...
Kendinizle gurur duymalısınız bence..

Ayrıca kendi adıma teşekkür etmek de istiyorum, içten bir şekilde bizlerle öykünüzü paylaştığınız için...

Umarım ben de birkaç ay sonra başarı öykümü sizler gibi burada paylaşabilirim, aslında umarım demem yanlış oldu,yapacağımı biliyorum...Çiğdem Hn.dan öğrendiğim şekilde olumlu cümleler kuruyorum artık :)

Herkese selam ve sevgilerimle..
Öge

Adsız dedi ki...

Başarı öykünüze bayıldım.Ben yağsız yaptığınız kekin tarifini rica edebilirmiyim.
şeker miktarını özellikle merak ediyorum.Teşekkürler...

Esma dedi ki...

Hande arkadaşımı tebrik ediyorum bu kararlılıkta, başarılarının devamını diliyorum.
Bu arada 2010 da başıma gelen en güzel şey;geleceğe her anlamda sağlıklı bir bakış kazandıran mevsimlerden roma ve Mehtap'la tanışmam oldu.
Kendisine teşekkürler ediyorum...
Esma

Tijen dedi ki...

Hande'ciğim,
Hikayeni burada okumak, mutluluğuna, başarına şait olmak ne güzel! Darısı kalan kiloların başına ama onları da başarıyla vereceğine hiç şüphem yok. Senin fındık kurdu ne kadar da büyümüş!

komsuanne dedi ki...

Sevgili mehtap hanım
bende size teşekkürlerini tamda benim hissettiğim ve düşündüğüm gibi anlatıp yazan Hande hanıma şahsınızda teşekkür ediyorum.sizin motivasyonunuz,bilgilendirmeniz,farkındalığımızı uyandırmanız sayesinde sağlıklı beslenmeyi (yavaşta olsa kendi adıma)kilo vermeyi başarabildiğimiz için size emeklerinize binlerce teşekkürler ediyorum iyiki varsınız .sizi çok seviyorum ,Allah sizi başımızdan eksik etmesin.
Komşuanne.

GZNTPSEDA dedi ki...

Hande hanım,

Hayatınızda açtığınız bu güzel sayfanın hiç kapanmaması ve devamının gelmesi dileğiyle tebrikler.

Sevgiler,
Seda

drazra dedi ki...

tebrikler darısı başımıza... ben de haftaya tartılacağım ama tartılmasam mı diye düşünüyorum, kilo vermiş olmak istiyorum... ilk başlangıçta 19.günde tartıldınız değil mi arkadaşlar?

Brajeshwari dedi ki...

Hande
harika bir yazı olmuş bu..
Çok güzelsin ayrıca:)
kutlarim.

Adsız dedi ki...

Merhaba Mehtap Hanım,
Ben haftada 3 gün spor yapıyorum. Spor hocam bize, enerjimiz azalmadan, çabuk yorulmadan spor yapabilmemiz için spora gelmeden 1-2 saat önce karbonhidrat almamızı(örneğin 1 tabak yağsız makarna), kaslarımızı koruyabilmek için de spor çıkışı protein almamızı(150 gr. tavuk veya 3 yumurta akından omlet gibi) öğütlüyor. Karbonhidrat almadan spora gittiğimde ne kadar çabuk yorulduğumu, protein almazsam da kaslarımın azalacağını bildiğim için(yanlış anlaşılmasın kesinlikle kaslı değilim) bu öğütlere uyuyorum. Çalıştığım için spora akşam iş çıkışı gidiyorum. Tabii ki bu beslenme şekli sizin önerilerinizle hiç uyuşmuyor. Bu konunun spor yapan pekçok kişi için genel bir problem olduğu düşüncesi ile spor akşamları bu şekilde beslenilmesi konusundaki görüşünüzü öğrenmek istiyorum. Çok teşekkürler.
Ebru

Adsız dedi ki...

Handen'in basari oykusu yaptigi tatlilarin lezzetiyle geldi karsimiza.Cok buyuk bir keyifle okudum.Burdan O'nun bloguna gectim.Once hayattan neler istedigini belirlemis sonra pesine dusmus,belliki ugrasmis,cok yorulmus ama basarmis.Ne kadar kararli oldunugunu gormek bile insani etkilemeye yetiyor.Bu oykunun beni en cok etkileyen bolumu ise bu basarinin yemek uzerine kurulu bir isin basindaki bir iskadinina ait olmasi.Bir kez daha anladim ki disiplin olmadan basari olmuyor.
Tebrikler Hande

Nilgun

Selhan dedi ki...

Sevgili Hande,

Tebrikler! Geriye kalan kilolarinizi da en kisa zamanda verirsiniz umarim!

Arkadaslar bu ise Hande gibi bakin! Isin sirri hocamizin, Mehtap'in da hep dedigi gibi yasam tarzimizi degistirmekte gizli!

Sevgiyle,
Selhan

bilgece dedi ki...

Merhaba Hande ve değerli Mehtap
Başarı öykünüzü bir solukta gıptayla okudum. İnanın çokk mutlu oldum. Farkında olmak budur işte dedim.Kendi adıma sağlık problemlerim girince ben en başa döndüm.Bana güç verdiniz.
Teşekkürler. Sağlıkla kalın.

yaseminç dedi ki...

Tebrik ederim çok hoş olmuşsunuz. Mehtap Hanım yeni yılın ilk öyküsünü ben gönderecektim Hande Hanım benden hızlı davrandı hikayemi ve resimlerimi buraya mı göndereceğim bu sabah itibariyle 71.8 kiloyum size ne kadar teşekkür etsem azdır sayenizde yaklaşık olarak 30 kilo verdim çok mutluyum.

A-H dedi ki...

Tam da Mehtap hanimin blogunu yeni kesfetmisken ve vermek istedigim birkac kilo fazlami vermeden once eski yazilara dalmayi planlarken, cok iyi oldu bu mektup :)
Hande senide candan tebrik ediyorum, goruluyor ki azmin elinden birsey kurtulmuyor, ben bile gaza geldim resmen yazdiklarini okuyunca :)

Maviye Yolculuk dedi ki...

İçten dilekleri ve sözleri için tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Başarı kararlılık, devamlılık ve inanç sayesinde geliyor. Dayanın başaracaksınız diyorum :)Mehtap' ın dediği gibi.Hepinize sevgiler...

Ebruli dedi ki...

Tebrikler...

Darısı bizlere olsun. Çok güzel anlatmışsınız. Teşekkürler...

Bonjorno dedi ki...

Sevgili Hande;
Öykünüzü keyifle okudum.Aslında yaptığınızın diyet ve spordan çok yeni bir yaşam modeli uygulamak olduğunu çok güzel anlatmışsınız.Hepimiz hayata daha pozitif bakarak bu süreci keyifli hale getirebiliriz.Mehtap hanım yazılarıyla hepimize yaşam koçluğu yapmakta zaten.
Sizi kutluyorum.Ayrıca öykünüzü bizlerle paylaştığınız için de teşekkür ediyorum.
Ben de yoluma kararlılıkla devam etmekteyim.Kendimle barışık ve daha huzurluyum.Bu arada bendeki değişimi gören eşim de programa başladı.Artık beraber yola devam ediyoruz.Sevgiyle kalın...
Aylin

Delfina ; dedi ki...

sevgili hande yazini bir solukta okudum,azmin ve kararlılığın için kutlarım seni. Mehtap'in yardımları ile hepimiz başaracağız. diyet ürünü kullanmadım demişsin ya, yağsız yoğurt veya bisküvi alırken light olmayan ürün aklıma gelmiyor , normal yağlı süt/yoğurt mu tükettin? Bir de pazar dönüşü salata malzemelerini koyduğun kap mi yoksa buzdolabı poseti mi. Bu şahane fikirler için çok tsk. Sevgiler

Maviye Yolculuk dedi ki...

Delfina; bildiğimiz normal yağlı süt ve peynir,yoğurt kullandım.Salata malzemelerimi de yıkayıp kurutucuda kuruttuktan sonra hava geçirmeyen yada kapağı sıkı kapanabilen kaplara koydum.Ayrıca light ürünlerin içine kalori düşürmek için daha zararlı maddeler konuyor.Evde kolaycacık yapılan kek ve kurabiyeler daha sağlıklı :) Sevgiler

oyuncu dedi ki...

Sevgili Hande,

Başarı hikayeniz,nasıl yeni bir sağlıklı yaşam şekli edindiğinizi çok güzel anlatıyor bize.
Tebrik ediyorum.Sevgiler...

Delfina ; dedi ki...

Hande tekrar tşkler bilgilendirme için...

Sevgiler,

JİVAGO dedi ki...

Hande'yi tebrik ederim.

Blogunuz aşırı yavaş çalışıyor sevgli
Mehtap ?!

Ailece iyi bir hafta dilerim.
Sevgilerimle..

Terazi dedi ki...

Bence "Pastacı Olma Hayali"ni gerçekleştirmiş olman (aldığın eğitim, stajın ve sonunda kendi işini kurmuş olman) karşılığında ödediğin bedele fazlasıyla değer...

Her şey sebep ve sonuç ile var ve sen "sağlık" konusunda tüm yaşadığın olumsuzluklardan, kendine yeni ve güzel bir yol çizerek çıkmışsın.

Bu sebeple, yürekten tebrik ediyorum Hande. Paylaştığın püf noktaları için de teşekkürler ve kalan yolculuğunda başarılar...

Adsız dedi ki...

Bu insanlar ''ben artık sık sık her an hamur işi yemiyorum ''deyince neden anlamıyorlar evet arkadaşımız diyette diyorlar sonrada çok ısrar ediyorlar,bende diyet değil sağlıklı besleniyorum diyorum.Yoruyorlar insanı uuuff

pillibebek dedi ki...

Merhaba blogunuzu uzun zamandır okuyorum sonunda karar verdim ve yarın diyete başlıyorum.110 kilolara kadar çıktım yarın sabah tartılacağım 1 yıl süre verdim kendime bir yılın sonunda sizden aldıklarımla mutlu olduğum kiloya inmek istiyorum.30 yaşında 1,68 boyundayım.
Blogum http://proje-365.blogspot.com/

DR.NİRVANA dedi ki...

Blogunuzda kısa bir gezinti yaptım ama bu size hayran olmama yetti bile...Öncelikle Hande hanımı bu azmi ve zaferi için kutlarım...Size gelince Mehtap Hanım Hocam mı desem bilemiyorum harikasınız...içtenliğiniz sıcaklıgınız yazzılarınıza yansımıs...sizi buldugumada ayrıca cok sevindim..Sevgiyle kalın...

DR.NİRVANA dedi ki...

Ayrıca size Roma hakkında birkac soru sormak istiyorum...Bu sene içinde Romada nikah yapmayı planlıyoruz ama açıkçası hiçbişey bilmiyoruz..Oradaki büyükelçiligi defalarca aradım bilgi alamadım...Bana bu konuda yardımcı olursanız cok sevinirim hocam...tesekkürler...

Esma dedi ki...

Mehtap hanım yine öğle sebze akşam sebze olan ilk günlerdeki listede devam ediyor muyuz?.... Çok rahat ve hafif hissettiğim güzel bir hafta oldu.... Sonraki listeye mi geçeceğiz ne yapacağız,ben bekliyorum sizi...
Teşekkürler..
Sevgiler..
Esma

Zuhal dedi ki...

Merhaba,

Ben halen 8 kasımdaki 1. listeyi uyguluyorum.Devam etmelimiyim yoksa ikinci listeyemi devam edeyim bilemedim. Yardımcı olursanız sevinirim.

Zuhal

Adsız dedi ki...

5. hafta içindeyim ve 4.5 kilo vererek 71 'den 66.5 kiloya düşmüş durumadayım.
Bir beden küçüldüm. Daha önceki kilo verişlerimden farklı olarak başkalarınca farkedilir derecede erime var:) Dah aönceleri d ebu kadar kilo vermiştim ama incelme daha farklıydı.
Mehtap Hanım, programın bir yerinde(16 gün uygulanan kısımda) "bu diyet alt tarafı daha toplu olanlar için idealdir" yazmıştınız. Bizzat faydasını gördüm. Güle güle yağlar diyorum.
Ayrıca hiçbir zayıflamam girişiminde bu kadar güçlü motivasyonum olmamıştı.Size ne kadar teşekkür etsem azdır.

Adsız dedi ki...

Hande Hanım,
Azminiz ve başarılarınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Hikayenizden müthiş etkilendim.Yazdığınız notlar bizlere de yol gösterici nitelikte.Çok teşekkür ederim.
Sizi ve güzel kızınızı öpüyorum.
Sevgilerimle,
Şehri Abay(İzmir)

şule dedi ki...

kesinlikle tebrik ediyorum. Umarım bende bir gün böyle bir başarı hikayesi yazabilirim.

Sıdıka Kocaman dedi ki...

Öncelikle tebrik ediyorum.Ne mutlu size.Ben de bundan dört yıl önce düzenli diyet ve spor yaparak dört ayda onüç kilo verdim.Daha sonra üç kilo verdim.Bu kilomu korudum.Fakat beş ay önce annemi beklemediğimiz bir anda kaybettik.O üzüntü ve psikolojiyle neredeyse sekiz kilo aldım.Sürekli yeme ve uyuma modundayım.Bu kilolardardan kurtulmak istiyorum.Psikoloğa git diyorlar ama nedense kendim bu durumu yenmek istiyorum.Bakalım zaman neler gösterecek....

iyiolanherşey * dilek dedi ki...

Tebrik ederim Hande hanım. kızınız ve siz çok şirin görünüyorsunuz.
hikayeniz bana da ışık olur umarın.
bende de Mehtap hanımın yardımını almak istiyorum.