Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

22 Şubat 2010 Pazartesi

OZLEM'IN OYKUSU...

Ozlem'le hic karsilasmadim... Ama taniyormusum kadar yakin hissettigim bir insan... Ozellikle, babam icin ameliyat tarihine birden bire karar verildiginde, elim ayagim birbirine dolanmisken, bana onca uzaktan yardimci olmaya calismasi, "bak istersen oglunu da getir bize birak, gozumuz gibi bakariz ona" demesi ile kalbimi sonsuza kadar acmis bir insan...

Akilli, cok duyarli, Turkceyi cok iyi kullanan bir genc kadin...

Sessiz sedasiz zayifladi... 18 kilo dile kolay...Ustelik kitaplara gececek kadar saglikli bir bicimde... Haftada yaklasik 1 kilo vererek zayifladi... Oykusunun yalinligina bakin...

Artik sorun kendinize, siz neden yapamiyasiniz?

Yaparim diye cevap verin...

Baska uygun zamani, pazartesini, sinav sonrasini, tatil oncesini, sevgilinin biraktigi acinin gecmesini, ekonomik krizin yatismasini filan beklemeyin...

Vaktiniz yok...

Bugun, hemen, simdi baslayin...

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Hayatımın hiçbir döneminde incecik bir hatun olmadım. Aynı şekilde çok fazla kilolu olduğum bir zaman dilimi de hatırlamıyorum. Ne çok kilolu ne de çok zayıftım; boyuna göre kilosu uygun, hatları düzgün biriydim. Yani anlayacağınız her şey yaklaşık olarak 2 sene içersinde oluverdi ve ben bir anda aynanın karşısında bu acı gerçeği kabul edip kendime dair son hükmümü verdim.

Sürekli hareket halinde olduğum bir işten masabaşına geçmem, sigarayı bırakmam, işyerinde yemesini seven arkadaşlarla yapılan kekli börekli çay-kahve saatlerine bir de akşamları evde geçirdiğim acur cuburlu aile saadetleri eklenince olağan rakamlarda seyreden kilomun tavan yapması elbetteki kaçınılmaz oldu. Tüm bunlara rağmen bendeki umursamaz tavırlar, sağdan soldan gelen “kendine biraz dikkat et” önerilerine kulak asmamalar ve kendimi iyice salmış hallerim bir süre daha devam etti ve böylece bu dönem hayatımın 33 yıllık fotoğraf albümüne “en kilolu dönemim” alt başlığıyla eklenmiş oldu.

Neyseki bu gafletten uyanmam uzun sürmedi. Azaltmak, yavaş yavaş bırakmak gibi bir davranış şeklini kendisiyle pek bağdaştıramayan biri olarak aynı sigarayı bırakışım gibi bir anda bu aşırı derecede ve daha da önemlisi sağlıksız bir şekilde beslenme durumuna da son noktayı koydum. Tabiki bunu kendi kendime yapmadım ki zaten beceremezdim de. Ben de hemen bir bilene danıştım ve bir süredir takipte olduğum sevgili Mehtap’ın sağlıklı beslenmeye ve bunun devamında kilo vermeye yönelik açmış olduğu sınıfa 1 ay kadar gecikmeli de olsa kaydımı yaptırdım.

Başlarda elbette çok da kolay olmadı. Özellikle gözünün önünde yiyilip içilirken, sana “ucundan azıcık al yahu birşey olmaz” denilirken, senin dışında herkes yeme-içme konusunda normal hayatına devam ederken sana sunulanlara hayır demek, elindekilerle yetinmesini bilmek, belirli saatlere, öğünlere, miktarlara dikkat etmek elbette kolay değildi. Zorlandığım anlar, şeytana uymama ramak kaldığı zamanlar oldu elbette, olmadı değil. Ama gerçekten istediğim zaman tüm zorlukların üstesinden gelebileceğimi biliyordum ki bunu sigarayı bırakarak zaten kendime kanıtlamıştım da. Öncelik her zaman için bendim, benim ne istediğimdi. Ve ben artık sağlıklı beslenmek ve bununla birlikte de fazla kilolarımdan kurtulmak istiyordum. Ötesi yoktu.

Herşey böyle başladı işte. Mayıs 2009 da dahil olduğum sınıfımla birlikte uyguladığım program sayesinde 5 ayda yaklaşık 18 kg verdim, yazın bikini giydim, 29 beden kota girebildim, uzun hırkalardan kurtulup dar ve kısa bluzlar edindim. Di-li geçmiş zaman kullanmama bakıp da yanılmayın sakın geçip bitmiş değil çünkü hala da öyle.

Önce işyerimin taşınması, sonra evi taşımam, bir takım özel nedenler vs nedeniyle her ne kadar kasım ayından beri tartılmasam ve eskisi gibi düzenli olarak programı izlemiyor olsam da artık neyi ne kadar ve ne zaman yiyebileceğim konusunda bilgi sahibiyim ve kendi dengemi tutturmuş durumdayım. O nedenle hiç zorluk çekmiyorum ve kendi düzenime göre sağlıklı ve dikkatli bir biçimde, arada sırada ufak tefek kaçamaklar da yaparak beslenmeme devam ediyorum. Nasıl mı bu kadar eminim; çünkü hala eski kıyafetlerimi giyemediğim için gardrobumda değişiklikler yapıyorum. Yani sadece kilo vermeye değil yeni kıyafetler için cebimden para vermeye de devam ediyorum J) Genel olarak şu andaki kilom çevrem tarafından yeterli görülse de ben birkaç kilo daha vermenin peşindeyim aslında. Sonrasındaysa elbetteki amacım ideal kilomda kalabilmek.

Teşekkürler Mehtap. İsteyerek ve inanarak adım attığım bu yolda destek olduğun ve bir bilen olarak yol gösterdiğin için çok teşekkürler.
.
.
23 subat 2010'Roma

17 yorum:

bahar gelsin dedi ki...

merhaba dr hanım
size york testini sormak istiyorum bu test sahih mi doğru sonuçları ve zayıflamaya katkısı oluyor mu çok pahalı bir test ama faydalıysa bu bedeli karşılamaya çalışacağım cevaplarsanız sevinirim

Ferat dedi ki...

Tebrikler Ozlem,

Burada basari hikayelerini okudukca insan daha cok mutlu oluyor. Mehtap'in sayesinde bir aile olduk ve hep beraber zayifladik ve zayiflamaya devam ediyoruz. Iyiki varsin Mehtap.
Darisi diger arkadaslarin basina.

Ferat

Zamandan Sızan...KIYMET dedi ki...

Hergeçen gün bir başarı öyküsü bizi bizden geçiriyor.. Heycanlanıyor aynı ortak hareketin sessiz bireyleri olarak çoğalıyoruz..Bu yaşanan öykülerin bir başka kahramanı olarak diğer okuyucularının ve takibcilerinin huzurunda da bir kere daha teşekkür etmek istedim sevgili Mehtap..

Brajeshwari dedi ki...

Ben bu hikayeye şahitim..İki aylık bir süre içinde Özlem'in azmini ve kaybettiği kiloları gördüm...

Özlem ödülünü aldı bence...Ama bu anlamda, kilo verdirdiğin ve inanç yüklediğin insanlar yüzünden, Mehtap'cım çok sevaba girdin bence... Keyfini sürmeni dilerim..

Filiz dedi ki...

biz şanslı bir sınıfız,başarılı bir sınıfız ama o öğretmenimiz var ya onun gözü hep üstümüzde.biliyorum o bu şekilde davranmasa biz biraz zor böyle güzel bir sınıf olurduk;nasıl tatlı tatlı, ufak ufak öğütler veriyor, tüm zorluklarına rağmen bizi terk etmiyor.bize söz verdi o söz kendisine de verilmiş bir söz.başarı öykülerimizin sonu gelemeyecek çünkü biz sınıfımızın görünen ve şanslı öğrencileriyiz.birde bize katılanlar var mehtap tamam diyene kadar bitmeyecek bu öyküler. her biri birbirinden etkileyici,güven dolu,güzel öyküler...arkadaşlar şimdiden planlasak ve 1 yıl sonra bir buluşma ayarlasak sınıf başkanımız siz ne dersiniz, arkadaşlar.:)
mehtap sana fotograf nasıl yollanıyor. bu soruyu ferata (ferhat yazacaktım az kalsın,düzeltme alışkanlığı işte:))sorabilirim.ferat bana yardımcı olabilirsen sevinirim.sevgiler..

beenmaya dedi ki...

Brajeshwari bizzat şahitimdir gerçekten de :)))

teşekkürler arkadaşlar. birbirimizi görmesek, tanımasak da aynı amaçla biraraya gelip fakında bile olmadan birbirimize sözlerimizle destek olduğumuz için...

teşekkürler kendim. azmim ve inancım için...

ve teşekkürler Sevgili Mehtap güzel sözlerin, yardımın, desteğin, her şey için...

p.s: yürek yüreğeyiz ya bir gün yüz yüze de gelebilmek dileğiyle...

nillo dedi ki...

sevgili mehtap hanım..1 bucuk yıldır takip ediyorum sızı..1 yıl once de "iştahımı engelleyemiyorum"dıye yazı yazmıştım size..aradan yaklaşık 1 yılk geçti..eşim felç(sol hemıplejı)geçirdi..1 senedir evdeyız..eşim sağlığına kavustukca ben aşırı kılo aldım..105 lerdeyım..inanamıyorum ama iştahımı asla geriletemiyorum..psikolojık olarak uzuntulerımı boyle mı yemeye -yenmeye calısıyorum bılmem..ne yapsam da iştahımı engelleyemıyorum..diyetısyene de gıttım fakat programıma uyamadım..çok ama çok uzgunum..delice yıyorum ve asla kendıı kontrol edemıyorum..ne olur bana yardım elı uzatın,size yuk olmazsam..sevgiler..
nillo

gamze ilerchi dedi ki...

Sevgili Özlem'i can-ı gönülden tebrik ediyorum.Mehtapcığım bizlere verdiğin destekden dolayı cennetlik olduğunu düşünüyorum.En kısa zamanda benim öykümün de yayınlanması dileği ve azmiyle...

kiralık tekne dedi ki...

Sevgili dostlar biz işimiz gereği yıllardır dünya denizlerini karış karış gezdik, dünyada vatanımızdan daha iyibir ülke olmadığına emin olun, şimdiyse turizimci olarak güney sahillerimizde denizde "Kiralık tekne" hrf "http://akasiayachting.com" ""ile tatil yapnak isteyen haftalık tatil proğramlarını ayarlıyoruz hayal edemeyecekleri kadar güzel bir rüya satıyoruz. trizimci olmamızın bize getirdiği sorumluluklardan biri olan olmassa olmazı dünya ülkelerini gezmek daha yeni şeyler görmek hani ata sözümüz vardırya cok gezenmi bilir çok okuyanmı gezip gördüğümüz için gördüklerimizi rahatlıkla sizlerle yazarak paylaşabiliyorum,haksızlık yapmayalım güzel olan ülkelerde var tabiyiki sadece görseliği olan yerler yeterli olmuyor güvenirliliği ola yerler çok daha önemlidir, mesela türkiye sahillerinde rahatlıkla istediğin denize girebiliyorsun denizden gelebilecek her hangi bir tehlike yok oysa dünya ülkelerinde denize girmeye korkuyoruz en azından ayağımıza bir şey giyerek denize eh girebiliyoruz bazı sahillerde kum içinde olan ufacık zehirli yaratıkların üstüne görmeden bastığınızda ayağınızı sokabilir ve bu ölüme kadar gidebilir inanın biz denizci olarak herkeze tafsiye anlamında söylüyoruz dünyada güvenilir tek sahil türk ve yünan suları var, tarihi güzellikleriyle bunu süsleyen tek memleket bizimdir emin olun önce kendi vatanımızı karış karış gezerek sonra merak ettiğiniz ulkeleri gezin kıyaslamayı siz yapın. yorum yazan ve okuyuculara saygılarımı sunarak iyi tatiller dilerim

Filiz dedi ki...

merhaba bende kendi öykümü yazdım size naıl gönderebilirim. benim adresim filizhamzaoglu@gmail.com. sevgiler

Selhan dedi ki...

Tebrikler Ozlem... Iste bizim sinif... Iste hocamiz...

Sevgiyle,
Selhan

Terazi dedi ki...

Ben de tebrik ederim Özlem. Kararlı olmanın öneminin kalın kalın çizildiği, çok güzel mesajları olan hikâyeni paylaştığın için de teşekkürler...

Ben sigarayı bırakırken hiç zorlanmadım. Daha doğrusu sigara beni bıraktı! O dönemde ailede "sigara yüzünden" ölümler oldu ve sanırım beynime farkında olmadığım bir mesaj verdim "çocuklarım var, ben ne yapıyorum?" dediğimi hatırlıyorum sadece ama başka bir şey dedim mi bilmiyorum...

Asla kısıtlamadan bitti benim alışkanlığım. Paket taşımaya devam ettim, hatta zorladım kendimi "sigarasız kahve içilir mi?", "rakı-balık onsuz olur mu?" diye, ama zaman içinde farkettim ki canım hiç içmek istemiyor artık, hatta içenlere kızıyorum "bizi zehirliyorlar" diye(!) ve haftalar sonra çantamdan da hayatımdan da çıkarttım. Arada bir kalbimi yokluyorum, ama hayır, istemiyor.

Kendime hayret ediyorum, "n'oldu bana?" diye... Çünkü ne olduğunu bulursam, "o beynime gönderdiğim sihirli mesajı" hatırlarsam, aynı şeyi şu yeme bozukluğum için de uygulayacağım :)

Çünkü "her şey beyinde biter", değil mi?

Sevgilerimle

Filiz dedi ki...

Merhaba, ben Filiz.
Bu güzel sınıfın şanslı öğrencilerindenim. 8 ayda 16 kg vermeyi başardım. 72 kg idim, şimdi 56 kg. dayım. 3 aydır (9 ayım kalmış)kilomu koruyorum.
Ergenlikten itibaren klasik yurdum kadını formunda olan ve kendimi şişman hissetmem için çevremden sıkı destek alan bir kadın olarak yaşıyordum. Sigara içerdim. Fakat sonra sigaradan rahatsız olup bırakır oldum, daha sonra rahat rahat sigarayı bırakabildiğimi farkettim. Çünkü 6 ay sonra herhangi bir nedenle tekrar başlıyordum. Bu arada 21 yaşında dünya tatlısı yakışıklı bir oğul annesiyim J ve 5 yıldır yalnız yaşıyordum. 5 yılı boşa harcamadım,kendimi tanımak için yardım aldım ve çok verimli bir süreç yaşadım. Ne istediğini ,niçin istediğini bilen; hayır demeyi öğrenmiş,kendisiyle barışık bir yaşam sürüyorum artık.Kolay olmadı ama ilk kez kendim için birşeyler yapmayı öğrendim. Bu arada kronik bir hastalığım olduğu gerçeğiyle karşılaştım.Haşimato, depresyonun ne ve nasıl olduğunu biliyordum ama daha da beter bir durumdaydım. İlk kez bir hastalığım olduğuna hekim arkadaşımla birlikte çok sevindik. Halimize şaşırıp çok gülmüştük sonra. Düzenli ilaç kullanmam gerekiyordu,rutin kontrollerimi yaptırmam ve sanki vucudumdan salınıyor gibi hep aynı saatte ilaç almaktan başka yapabileceğim hiçbirşey yoktu.4 ay sonra inanılmaz bir tatlı yeme isteği başladı. Bu zaman zaman olurdu fakat yedikçe daha fazla yiyor ve daha çok acıkıyor, üstelik kilo alıyordum. Tekrar testler yapıldı ve insülin direncim olduğu saptandı. Bu sefer sevinemedim. Ama daha önemli bir şey öğrendim, eğer doğru beslenmeyi öğrenir ve düzenli egzersiz yaparsam bu hastalıktan kurtulabilirdim. İlaç başlandı ve kilo vermen gerekli denildi. Diyet, egzersiz yazılıp bir diyetisyene yönlendirildim. Verilen klasik listelerdi. Bu işin mantığı beni rahatsız etti. Ben işin mantığını kavrarsam ve doğruluğuna inanırsam sorun yaşamam, mutlaka çözerim, hallederim, yarım bırakmam. Zorlanıyordum , yaklaşımın basitliği ve sıradanlığıda beni rahatsız etmişti ‘al listeyi eline -uygula’. Bu iş o kadar kolay olsa kimsenin kilo verme sorununun olmaması gerekirdi diye de düşünüyorum.
2009 yılının nisan ayındaydık.Yine, çok sevgili hekim arkadaşım; ‘bilirsin beni, farklı siteleri takip ediyorum , bir site var 4 ihtisaslı bir hekim ve hemde bayan, ben çok severek takip ediyorum, sende baksana, sevebilirsin’ dedi. ‘Bu aralar sanırım bir diyet programına başlayacaklar daha doğrusu tam diyette denmez sen bir bak sanırım senin için uygun olacaktır adı ‘mevsimlerden roma’’ dedi. Adıyla başladı ilgi çekiciliği, adının tanıtım yazısıyla devam etti ve mehtapla tanıştım. Arkadaşım yanılmamıştı. Akıl, mantık, kararlılık, özgüven ve yalnız olmadığını bilerek kollektif bir güçün parçası olmak; dünyada bir kişi bile başarmışsa senin başarmaman için bir neden yok diyen bilgi ve yüreğini bizimle paylaşan güzel bir anne, kadın ,hekim,….mehtap. takıldım arkasına .ne dediyse harfiyen yaptım. Doğru beslenmeyi öğrenecek, yemek yeme alışkanlıklarımı değiştirecektim, en çok sevdiğim yemek yapma faaliyetinden tek başına yaşarken vazgeçtiğim günleri geride bırakıp, kendim için yemek yapmaya başladım. Başlangıçta mehtap ne dediyse sadece onu yapıyordum. İşime de geliyordu. Henüz mutfağa tekrar girmeye tam olarak hazır değildim. Deneyimlerini paylaşan bir arkadaşımız verilen listeleri kendisinin nasıl çeşitlendirdiğini paylaştı bizimle. Çok yaratıcı ve güzel tarifleri benim tekrar mutfağımla buluşmama vesile oldu. Bu arada bizden istenenleri düzgün birşekilde yaparsak ayda 4-6 kg vermemizin beklendiğini öğrendik. Ben ayda 2kg verebiliyordum. Haşimato nedeniyle olduğunu düşünüyordum. Mehtapla paylaştığımda haşimatodan değil insülin direnci nedeniyle olduğunu ve beni kutladığını belirtti. Motivasyon üst düzeyde gidiyordu; hergün ilk iş ‘mevsimlerden roma’ olmak, anlamak, uygulamak, tüm kışkırtıcılara karşı kör ve sağır ve de koku alma duyusunu kaybetmiş şekilde davranmayı öğrenmek. Bu durumda mehtap ve tüm sınıf biraradayız, kafamıza ne takılırsa soruyoruz, birbirimizin sorularından öğreniyoruz, yaptığımız

Filiz dedi ki...

herşeyin mutlak bir nedeni olduğuna inanmasak ve mehtap’a güvenmesek birde bu sıkı program ömür boyu sürmeyecek ideal kilolarımıza ulaşıp,1 yıl da korumayı becerirsek ömür boyu rahat edeceğiz, bunları bilmesek ne mümkün bunları yapmak. Bu duygular işin başındayken vazgeçmenize engel olan önemli etkenler. Sonra kimse sizi vazgeçiremiyor, hiç korkmayın yeni başlayacak arkadaşlar, bizler başardık. Bu arada mehtap kendi yaptığı kaçamaklarını da bizimle paylaşmayı ihmal etmeyip (taze cevize olan düşünlüğünü unutmadık),nispet yapıyor tüm sevimliliği ile, ben o yollardan geçip döneli çok oldu sıra sizde deyip bizi daha da coşturuyor. İş yerindeki arkadaşlarım, ailem şaşkın ve özenerek beni takip ettiler, türlü testlere tabi tutuldum vazgeçmedim. Artık bende sağlıklı beslenmeyi öğrenmiş bir birey olarak yaşamımı sürdüreceğimi bilerek devam ediyorum. İlk zor gelen en az 8 bardak su içmek oldu, sonra 5 öğün yemek,birde üşenmiyeceksin hareket edeceksin istersen dans et, sakın mehtap’ a partnerim yok deme al sana rengarenk birbirinden yakışıklı ve de güzel süpürgeler der onları verir eline, bahane yok, hareket var. Mehtapcım artık ben süpürgelerle dans etmeyeceğim(oğlum bana liseli diyor,şımarık velet annesiyle nasıl konuşuyor).
Artık içtiğim suyun kaç bardak olduğunu saymıyorum, yemek yeme düzenim oturdu, ara öğün olmazsa olmazım oldu, haftada iki kez spora gidiyorum,haftasonları fırsat buldukça uzun yürüyüşlere katılıyoruz.bahar geldi biraz er kenmiş gibi görünsede bizim hep ‘mevsimlerden roma’. 24 -02-2010

selinka dedi ki...

mrb sevgili mehtap ve arkadaşlar.okudukca istiyoruz ama kısmet bizimde belki hikayemiz olur darısı bizim başımıza dua etmekten başka elimizden gelen yok sevgiyle cok mutlu kalın

Şehnaz dedi ki...

Günaydın Mehtap Hanım,

Öncelikle Özlem arkadaşımızı canı gönülden kutluyorum. Yazdığı öyküyle bize bir kez daha sayenizde neleri başardığımızı gösterdi.

Gelelim bana 01.02.2010 68 kiloya kadar çıktığımı fark edip tekrar 1. haftadan başladım ve şu an 65 kiloyun. Yine söylüyorum hedef 58. Nur başarı öyküsünü yazdı size gönderecekti bende hafta sonu göndereceğim.

Emekleriniz ve paylaşımlarınız için tekrar teşekkürler.

Şehnaz

JİVAGO dedi ki...

Selam Meltem hanım,

Benim kilo sorunum yok.
1.77 boya 75 kiloyum.
Ancak çok sigara içiyorum..bırakmayı çok denedim,olmadı.Benim gidişim olursa bu yüzden olacak:((

İyi günler..Sevgilerimle,