Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

23 Kasım 2010 Salı

DÖNÜŞÜM MUHTEŞEM OLACAK...


Esas Kiz bir yorum yollamis bugun... Sizinle ozel olarak paylasmak istiyorum... Hala "yapamam" diyenler icin ozellikle...

25'inde yeni ve biraz daha zorlu bir etaba gececegiz... Tartilmak yok, unutmayin soz verdiniz... Sadece 25'i sabahi burada olun yeter...

Sevgilerimle

-------------------------------------------------------------------------------------

Sevgili Donusum Kervani Yolculari,

Donusum kelimesi degisim kelimesinden daha gucluymus diye okudum. Degisim yasanan degisikligin kalitesi hakkinda bir yorum yapmazken, donusum kelimesi yasanan degisimin her zaman daha iyiye dogru oldugunu ifade edermis. Her ne kadar bu kervandaki herkes vucudunu, hayatini, psikolojisini ve sagligini degistirmek icin yola cikmis olsa da, amacimiz donusmek demek ki.

Kervana katilanlarin yorumlarini, umutlarini, bazilarinin bayram tatilindeki iradelerini, bazilarinin suclu suclu itiraf ettikleri kacamaklarini gulumseyerek okuyorum. Hepinizin yolculugunu tum sevgimle kutsuyorum.

Ben hayatimin buyuk bir kismini olumcul obez kategorisinde gecirdim. Saglik bir yana (Mehtap kusuruma bakmasin) sisman bir kadin olmanin tum acilarini ve zorluklarini yasadim. Hayatimi degistirmeye karar verdigim sabah tarti 120 kiloyu gosteriyordu. Tartilardan kactigim sure boyunca o kilonun uzerine cikmis olmam da olasi.

Bu sabah 75 kiloydum. (Aslinda bayramdan once 74’u gordum ama bayram tatili boyunca biraz kendimi odullendirince 75’e ciktim. Mea Culpa!) Bu kervanin daha yeni farkina vardigim icin ben 22 Nisan 2010 sabahindan bu yana kendi basima yolculuk ediyorum. Bunca yoldan sonra bile hala vermem gereken kilo miktari kervandaki kimi yolculardan daha fazla. Biliyorum, Mea Culpa.

Tek kisilik kervanimda colleri asarken bir takim bilgiler edindim. Nasreddin Hoca’nin guzel fikrasinda aradigi attan dusmus biri olarak su dusuncemi paylasmama izin verin: Vermeniz gereken kilo sayisi yemege merakli esiniz, yemekleri lezzetli anneniz, buyume cagindaki cocuklariniz, hareketsiz hayatiniz veya yakin zamanda yaptiginiz dogumla aciklanabilecek miktarin cok uzerindeyse kilo probleminizin altinda yatan fiziksel ve psikolojik nedenler olabilir.

Fiziksel nedenler tip doktorlarinin uzmanlik alanina giriyor. (Ben onlarin da altinda psikolojik nedenlerin olabilecegine inaniyorum, o ayri.) Psikolojik nedenlerin psikolog/psikiyatr/terapistler tarafindan ele alinmasi eminim en idealidir. Eger profesyonel yardim almaya imkaniniz, zamaniniz veya isteginiz yoksa o zaman kendinize yardimci olmakta kullanabileceginiz farkli yontemler var. Bu yontemler kolay ve bedava. Tek kosul size iyi gelecegine inanmaniz.

Ben bogazimi tutmanin ve duzenli egzersiz yapmanin yaninda bu yontemlerden de yararlandigim zaman tum isi irademe birakmisim gibi hissetmiyorum. Boylece gecmiste gosterdigi zayiflik yuzunden irademe yonelik guvensizligim rejimimi tehdit etmiyor. “Iradem her zaman guclu olamayabilir ama ben onu zaten destekliyorum” diye dusunuyorum.

Hic olmazsa olumlamalari hayatinizin bir parcasi haline getirmeye calisin. Daha once bu terimi duymadiysaniz internet uzerinden “olumlama,” “onaylama” veya Ingilizce biliyorsaniz “affirmations” olarak arama yapabilirsiniz.

Ornegin ben birden fazla kaynakta onlenemeyen istahin temelinde korku, korunma ihtiyaci duyma ve duygularini yargilamanin yattigini okudum. Kendime baktigimda bunun gercekten dogru oldugunu farkettim. Belki siz de boyle kesiflerde bulunursunuz. Olumlamalar bu zararli dongunun kirilmasina yardimci olabiliyor.

Zaman içinde diger yolculardan talep gelirse, Mehtap’in da onayiyla uyguladigim yontemlerden bazilarini herkesle paylasmaktan mutluluk duyarim.

Uzun lafin kisasi diyecegim ama pek kisa olmadi. Kervanda 45 kilo vermeye calisan birileri var mi bilmiyorum. Belki daha fazla kilo vermek isteyen, ama henuz yola cikacak gucu kendinde bulamayan birileri vardir. Rejim yapanlara, bu kervana katilanlara, sadece 5 kilo vermeye calisanlara dusman gibi bakan birileri olabilir. Onlari cok iyi anliyorum.

Kervandaki herkese ama ozellikle kervana katilabilecegini dusunmeyen herkese sesleniyorum. Ben yaptiysam siz haydi haydi yaparsiniz. Kalan kilolarimi verebilmek icin ben de sizden ilham ve destek aliyorum.

Sevgiler.

23 Kasim 2010'Roma

17 yorum:

Adsız dedi ki...

mehtap merhaba 25 i sabahı burada olacağım emeğin desteğin birikimlerini karşılıksız bizlere sunduğun için binlerce teşekkürler
NİLGÜN

Esma Kütükcü dedi ki...

Çok sevgili güzel İNSAN Mehtap Hnm,
25 i sabahı değil her an burada olmak istiyorum.
Harcadığın tüm emeklerin için sonsuz teşekkürler sana:-).
Söz verdim bekleyeceğim.
Esma

HGA... dedi ki...

mektup muhteşem:)

25 sabahı burada olacağım...
sevgiler.
HGA...

Betul-Tx dedi ki...

Ben de burdayim, gecen persembe tezimi sundum ve Doktorami aldim, stresli ve yogun 2 hafta gecirdim, evde cok yemek yapamadim, dinc kalmak icin ictigim kahvelere moral olsun diye kek yada cikolata desteklerim oldu ama cok sinirli...
kendime verdigim puanlarla, hevesle, istekle bende buradaym:) Hadi bakalim
devam o zaman;)

oyuncu dedi ki...

Sevgili Mehtap

Gerçekten müthiş bir dönüşüm öyküsü bu.Başaranı tebrik ediyorum,darısı başımıza.

Perşembe sabahı tabiki burada olacağız ama o sabah tartılmayacak mıydık?

Selamlar
nc

Adsız dedi ki...

merhabalar,
esas kızı çok tebrik etmek istiyorum.
inşallah çıktığı bu yolculuğu çok güzel bir şekilde tamamlar.
Fatma M.

MÜNSTER dedi ki...

Ben de basindan beri sessiz takipcinizim Mehtap hanim... Kahvaltilar tamam (tam bize verdiginiz liste gibi, aralar ve öglen de tamam... Ama bayramda bir-iki aksam belki biraz kacamak yaptim... (birazcik ayva tatlisi, 2 kasik pilav gibi), yürüyüs te yapiyorum ve hala tartilmadim ama hic kilo vermedim gibi geliyor.... Sanirim vücudum, ömründe ilk kez karsilastigi bu yeni duruma karsi direniyor... Ama yilmadim, her an sizden yeni bir sey var mi diye bilgisayarimi kontrol ediyorum. Simdi, yarin ve 25`inde ben hep buradayim ve devam diyorum... Sevgi ve saygilarimla, iyi ki varsiniz...

Adsız dedi ki...

Sevgili Mehtap Hanım,
ben yazıkki kervanı kaçırdım ama bloğunuz kaldıkça sağdaki linklerden herzaman kendi başına yola çıkmak mümkün bunu çok iyi biliyorum. Sevgili "Esas kız" ı tebrik ediyor ve başarısına saygı duyuyorum. Hele bu umut verici başarıyı okurlarla paylaşması gerçekten güzel. Elbette blog sahibi olarak siz izin verirseniz bizler O'nun destek yöntemlerini dinlemeyi isteriz. Her ikinize de teşekkürler.
Romaaşığı

Adsız dedi ki...

LÜTFEN BUNU YAYINLAMAYIN-
Sevgili Mehtap hanım, bloğa parazit bir link yapışmış sanırım. Sayfanızda herhangi bir yere, yorumlara vs. tıklanıldığında facebook İslam is beatiful pencereciği açılıyor.Sanırım sizin isteğiniz dışında olmuş bu.
( Öteki okurları bilmiyorum ama açıkçası beni rahatsız ediyor. Buna başka bir blogda daha rastladım. Din simsarları bu yorumumdan hoşlanmazlar diye yorumumu yayınlamayın dedim, belki benden önce size bunu bildiren başkaları da olmuştur zaten.) Çözümü ne olur bilmiyorum ama bilgisayardan ve internetten iyi anlayan biri halledebilir sanırım.
Sevgiler, saygılar

ozz dedi ki...

nerdeyse gomuluyordum yine ayni bataga.. baslanip sonlandirilamayan kararlar, bozuldugu icin duyulan sucluluk, suclandikca gomulunen batak.... son anda kafami o mutsuzluk cukurundan kaldirip, "hayir hicbir sey icin gec degil, sadece iste ve kararli ol" dedim. Bunu cok sik soyluyorum bu aralar ne yazik ki. Yazilanlara, basarilara giptayla bakiyorum simdilik. kervana yetisebilmeyi cok istiyorum. Ama sanirim Esas Kiz'in altini cizdigi psikolojik gucsuzlugum bu yolculukta cok fazla celme takiyo. Bu nedenle ben Esas Kız'in goruslerinden, deneyimlerinden faydalanmayi cok isterim. biliyorum ki basarmak kendi elimizde ama en azindan irade-iradesizlik, sucluluk duygusu-ceza dongusunun onune gecebilmeyi basarmis birinin tecrubeleri yol gosterici olur diye dusunuyorum.


herkese sevgiler

ozz.

zayıflayacagım dedi ki...

bu hikaye karşısında insanın nutku tutuluyor ve gipta+kıskançlık karışımı bir duygu ile kendinle hesaplaşmaya giriyor insan..neden ben de yapamayayım? hepimizin kendimizle çeliştiği bu 'kilolar' psikolojik, dolduramadığımız bir boşluk oluyor..Sevgili Mehtap, eminim bu seferki sınıftan daha fazla mezun vereceğiz ve hep beraber keplerimizi havaya fırlatacağız..yapacağız..senin dediğin gibi 'dünyada bir kişi bile yapabiliyorsa sen de yaparsın'

sevgiler
y.ö.k.

çiçekkız dedi ki...

Ben hep buradayım...

Adsız dedi ki...

ben zaten hergün karşınızdayım:))) ama 25 indede ölmessem burdayım...
müge:))

nesrin dedi ki...

Sevgili Mehtap, 47 yaşındayım 2002 yılında diyetisyen kontrolünde 37 kilo vermiş ve yakın zamana kadar da bunu korumuş biriyim, ancak bu yıl içinde yaklaşık 10-12 kg. geri aldım bunun bilincindeyim hiç giyemediğim kıyafetleri giymek... paran olmasına rağmen istediğini alamamanın ne olduğunu biliyorum. Yine başladım ve aldığım kiloları geri vermek istiyorum başaracağımı biliyorum bunu sizinle paylaşmak istedim...yazdıklarınıza ve desteklerinize sonsuz teşekkürler... umarım herkes başarır sevgilerimle

Esas Kız dedi ki...

Asagidaki cevabı yanlislikla kendi donusum hikayeme degil de, Funda'nin basari oykusune yollamisim. Biliyorum hakkimda pek guven teskil etmiyor, değil mi ? ;-))

Benim hikayemi okuyup bilgi edinmek isteyenlere cevap vermek amaciyla bir defa daha gonderiyorum. Tekrar okuyanlar kusura bakmasinlar lutfen.

Birkac okuyucu benim yasadiklarimdan faydalanmak istediklerini belirtmisler. En ufak bir yardimim bile olursa, tek bir kisinin cabasina destegim olursa cok mutlu olurum.

Bu sabah Mutluluk Projesi adli bir gruba mektup yazmistim. Simdilik o mektuptan bir bolum alintilayayim ve herkesin sorularini cevaplamaya hazir oldugumu soyleyeyim:

Ben 22 Nisan 2010 sabahi bir film seyrettim ve hayatimi degistirmeye karar verdim. Zorlu ve yorucu bir yolculuk oldu. Hala devam ediyor. Bilge dostlarim bana hic bitmeyecegini soyluyorlar. Icimden onlara kiziyorum.

Posta kutumda biriken grup mesajlarini bu sabah toplu halde okudum. Grup uyelerinin bir kisminin mutluluga giden treninin "Zayıflama" istasyonuna mutlaka ugradigini farkettim. Geride biraktigim 7 ay boyunca benim trenim sanki sadece bu istasyonda durdu. Cunku ben hayatimi degistirmeye vucudumdan basladim. Vucut agirligimin tam yarisini bana ait olmamasi gerektigi icin evrene geri vermeye karar verdim. 120 kilodan basladim. Benim olmayan 60 kilonun Bu sabah itibariyle 47 kilosu gitmisti. Geriye 13 kilo kaldi. Inanin kolay olmadi. Ama imkansiz zannederdim, degilmis.

Zayiflamak için sadece bogazimi tutmak, sadece egzersiz yapmak yetmeyecekti. Ben yola ciktigimda aklimi da degistirme karari verdim. Ve hayatimda hic gormedigim insanlar bana yardim etti. Olumlama yapmayi ogrendim. Ho'oponopono ve ZPoint ile bilincaltimi isgal eden olumsuzluklari temizlemeye calistim. Gecmis yasamlarimdan tasidigim ama bu yasamima uygun olmayan ozelliklerimi farkettim. Tanrilar Okulu'na yazildim. PIN Kodumu, Hayatimin Amaci'ni inceledim. Hatta Melek Kartlari'na akil danismaya bile alistim. Anlayacaginiz dere tepe dumduz gittim. Kimi sabahlar daglari asmisim gibi geliyor. Kimi sabah arpa boyu kadar yol gidememisim diye kendime kiziyorum.

Merak edenleriniz olursa tüm yasadiklarimi durust bir sekilde kendirenginibil.blogspot.com'da paylasmaya calisiyorum. Bloga bakmak istemezseniz iste benim kisa listem:

* Yolculuk hep ileriye dogru olmak zorunda degil. Cogu zaman basladiginiz istasyondan daha geriye donup artik unuttugunuz bazi istasyonlara yeniden ugramaniz, eksik kalmis isleri tamamlamaniz gerekiyor. Trenin camindan bakip da aniden geriye gitmekte oldugunuzu farkederseniz panik yapmayin. Acil fren koluna asilmayin.

* Mutluluk istasyonuna bir defa vardiginizda hep orada kalmaniz cok zor, hatta imkansiz. Hayat devam ediyor. Yolun devaminda baska Mutluluk istasyonlari da olacaktir diye umuyorum.

* Hatalar yaptik, yapmaya devam edecegiz.

* Evren bizim mutlu olmamizi istiyor.

* Bilmedigimiz cok sey var.

* Yolda karsimiza umulmadik rehberler (Evet,Mehtap onlardan biri), beklenmedik sokak lambalari, inanmasi guc isaretler cikiyor. Her gün cikiyor. Zamanla onlari once gormeyi, sonra farketmeyi, sonra anlamayi, en sonunda izlemeyi ogreniyoruz. Ve inanin bana hayat boyle daha kolay hale geliyor.

* Her seyi bilmek zorunda degiliz.

* Bildiklerimizi zaman zaman unutmaya hakkimiz var.

* Bile bile yanlis yapmaya hakkimiz var.

* Kendimizi affetmeye hakkimiz var.

* Rejimi arada bir bozmaya hakkimiz var. (Mehtap, sen bu maddeyi okuma, olur mu?)

Sevgiyle kalin,

seval çevik dedi ki...

Sevgili esas kiz
seninleayni kaderi paylasiyorum
ama basladigin yerdeyim.
Yazdiklarinla nasil motive oldugumu anlatamam lutfen benimle deneyimlerini paylasirmisin
mail adresim svldnz@gmail.com
cok tesekkurler , sevgiler..

seval çevik dedi ki...

Mehtap hanim yarin sizin diyetinize basliyorum.Boyle anlamli bir sosyal bir projeye imza atmanizdan dolayi sizi tebrik ederim.
Yarin dememin sebebi Amerika yasamam ve sizlerde 8 saat geride olmam.
bloktaki diger arkdaslar benden 8 saat once zayiflayacaklar :)
Okadar motive oldumki anlatamam
umarim basari hikayelerinde bende yeralirim .
sizin blogunuzubana israrla tavsiye eden canim kardesim tubaya cok tesekkurler..