Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

6 Eylül 2009 Pazar

ROMA; BENIM ICIN, BANA GORE, BANA KADAR..

Evimizin yakinindaki bir otelin havuzundayiz Federico ile birlikte.. Hava sicak, nemli, bulutlu ara sira, bazen azicik ruzgar, birkac damla yagmur hatta.. Ama biz ikimiz kararimizi aksamdan vermisiz havuza gelecegimize dair, hava ikimizin de umurunda degil..
.
Sabahin bir kismini babanneye mayo arayarak geciriyoruz.. Daha biz Turkiye’ye gelmeden once kisliklari cikartan magazalardaki satis elemanlari, bu acikli cabamiza gulumseyerek bakiyor ve artik indirimin indiriminin indirimi olan yerlerdeki sepetleri isaret ediyorlar.. Federico, 76 yasindaki babannesine Turkiye’deki ikoncanlara bile fazla gelecek yaldizli, zincirli, halkali bir mayo bulup cikartiyor sepetin birinden.. Babanne, sanki uzerine cullanip zorla o mayoyu giydirecekmisiz ve onun Sinyoraligina halel gelecekmiscesine kaciyor magazadan..

Guluyoruz..

Kararlar veriliyor.. Babanne mayosunu unuttugu icin cezali, onun icin eve donecek, yemek yapacak ve sonra kiliseye gidecek, anne ve Federico ise havuza.. Babanin nerde oldugunu sorusturmuyoruz..

Fistik camlarinin arasina saklanmis bu havuzu cok seviyoruz biz.. Sadece havuzu degil, bu otelin restoranina da cok ozel bir sempatimiz var.. Bizim evimizde hergune kullandigimiz tabaklarin aynisini kullandiklari icin, evimizde yemek yiyormusuz gibi oluyor.. “Sebze tulunde kalkan baligi” gibi fiyakali isimler yazan menuleriyle dalga gecip, “yani kabak ve havuc rendesinin adi niye sebze tulu oluyormus?” desem de lezzetini inkar edemiyorum ve yillardir hep ayni seyi yemekten de bikmiyorum..

Federico hemen suya atliyor, ben de sezlonguma uzaniyorum.. Cantamda herbiri ayri mevsimlerde terkedilmis iki kitap ve hafta icinde sabah kahvemi ictigim bardan alinmis, bir tomar gazete var.. Bu gazeteler metrolarin giris cikislarinda, barlarda dagitiliyor ve benim gibi haberlere kuskunler ya da gazeteye verecek parasi olmayanlar bile birseylerden neredeyse zorla haberdar ediliyor..
Bakalim diyorum bizim koyde neler oluyormus?

1 fincan kahvenin fiyati 10 sent armis.. Eger Campo dei Fiori’de icersek 1,60 euro, kenar semtlerde ise 0,70 odeyecekmisiz.. Oderiz.. Campo dei Fiori’de icilen mis kokulu bir espresso insanin omrunu uzatir.. Sellulit filan da yapmaz.. 40 yil hatiri var midir? derseniz, ben onu bilmem, ama insanlarin kendi sevgilerine ihanetlerinin bir an bile surmedigi bir dunyada hangi hatirdan bahsedilebilirse artik, o kadar vardir herhalde...

Avrupa toplulugu, bizim bildigimiz ampulleri artik uretmeme karari almis. Stoklar tuketildikten sonra artik mecburen halojen veya fleurosan lamba kullanacakmisiz.. Cunku Edison’un ampulleri, hem pahali uretiliyor hem de dogayi kirletiyormus.. Avrupa Toplulugu ulkeleri boylelikle 1 yilda 46 milyar euro kar edeceklermis...

Universitelerin cogu sinavla ogrenci almaya basladiklari icin istedikleri fakulteye canlarinin istedigi gibi kayit yaptiramiyan gencler, ozellikle tip okumak icin baska ulkelere gidiyorlarmis..


Firsat ve egitim esitligine aykiri bulunan sinav sistemi yuzunden protestolar baslamis.. Sinav sorularinin calinip dagitildigi ile ilgili cok da dedi kodu varmis..


İlk ogretim okullarinin yemekhanelerinin ucte biri normlara uygunluk gostermiyormus...
Ekim ayinda gelmesi beklenen A gribi icin 48 milyon doz asi hazirmis.. Once saglik personeli asilanacakmis...
.
Bizim koyde hicbirsey olmuyormus ben haberlere darildigimdan beri diyorum gozlerimi kapatip.. Nedense kacirdiklarimi hic merak etmiyorum ve haberlerden habersiz bir insan olarak yasamaya devam etmeye karar veriyorum..


.
Herne oluyorsa bizim koyde, yine de cok guzel..
.
Buyulu..
.
Buyuleyici..
.
Seviyorsaniz romatik, ayrililik yasiyorsaniz onarabilen,
.
Yalnizim diyenlere umut veren,
.
Arkadas olacak kadar kalabalik,
.
Bas dinlenecek kadar sakin istediginizde..



Roma tam benim istedigim sehir..

Benim icin, bana gore, bana kadar..

Sevdiklerimin cogu bir bilet parasi kadar uzaklarda..

O kadarcik olsun ulasilacak mesafe..
Nedir ki?.......
.
.
7 Eylul 2009’Roma

16 yorum:

serrose dedi ki...

Yillarca Italya diye sayiklayip durdum :( SImdi aksi yonde cok uzagindayim.Birgun lere kaldi hayalim.Ama gelecegim olmeden once birgun mutlaka!
HAni sen anlattin ya oyle guzel kelimelerle :(daha onceye almak geldi hayalimi

Şehnaz dedi ki...

Günaydın Mehtap Hanım,

Bu mesajı 04.09.2009 Cuma günü yazmıştım sanırım bir sorun oldu ve size iletilemedi....

Öncelikle hoş geldiniz ve geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Siz yokken buraları çok sessizdi ama yeniden şenlenmiş.

Yazılarınızı ne kadar özlediğimi okurken bir kez daha anladım. Siz yokken neler yaptığıma gelince malum İzmir’in sıcakları yürüyüşler biraz askıya alındı yeme düzeninde Ramazan’a girene kadar bir değişiklik yoktu ama bu aralar biraz sapmalar oluyor. Merak etmeyin bayram tatilinden sonra toparlayacağım. Ben kendi başarımdan çok kardeşim Nur’un başarısına seviniyorum. Az kaldığını biliyorum size öykümü yazarken kırmızı renk kullanacağımı söylemiştim ama bunun için biraz daha bekleyip Nur ile birlikte abla kardeş yazarız öykümüzü :) 38 bol gelecek demiştik yaaaa bana şimdilik 40 bol geliyor 38 sıkıyor . Son durumum aşağıdaki gibidir bilgilerinize arz olurun : )

Yaş :33
Başlangıç Tarihi : 29.04.2009 / Çarşamba
Boy : 1.65
Başlangıç Kilo : 79.8
Şimdiki Kilo :65 – 66
Hedef Kilo : 60 ( Hatta 58 )

Bilmenizi istediğim bir şey daha var. Kuaförümüz Sara Ablamız da sizin anlattıklarınız bizim motivasyonumuzla ve kendi iradesiyle 9 kilo verdi Metobolizmayı hızlandıran diyeti o da bizde dört gözle bekliyor biz 3 kişi ne derseniz harfiyen yerine getiriyoruz.
İzmir'den kucak dolusu sevgi ve teşekkürlerimizle....

Şehnaz

Efsun dedi ki...

sabah sabah isyerimde espressomu icerken yine büyük bir zevkle okudum sizin köyde neler olup bittigini:) uzun zamandir simdi yazmaya firsat bulabildim oysaki bogazda benime yerimede bi cay ic diyecektim... birde diyetine baslayabilmeyi cok isterdim, neyse kismet degilmis... sevgiler

e. t. dedi ki...

huzurun ekranın karşısındanda hissedilmesi ne güzel :)

nalan dedi ki...

yaşanan şehirde mutlu olmak ne güzel. çok dinlendirici bir tatilden sonra o keşmekeş bile güzel görünebilir mi insanın gözüne :)

Adsız dedi ki...

Sevgili Mehtap( müsade ederseniz, size böyle seslenmek geliyor içimden)
Ne güzel bir hafta sonu oğluşunla beraber, güzel ortamlar bir o kadar da mutlu. Allah ayırmasın, sevdiklerinden, sevdiğin ellerden seni.
Gerçekten dediğin gibi değilmi, mesafeler bir bilet parası, bizde bir söz vardır(ata sözümü bilemiyorum) şöyle söylenir 'kapı arkası gurbet' diye, gerçek değilmi. Şimdi hepimiz kendi ülkemizde bile gurbetteyiz. Önemli olan bulunduğun yerde huzuru ve mutluluğu yakalayabilmek. Bunu da başarmışsın. Darısı başıma diyeyim.
Nice güzel yarınlara, sevdiklerinle beraber.
Gülsüm

Belgin dedi ki...

O kadar güzel anlatiyorsun ki, kendimi Roma´da sandim bir an:)) Ama bir gün mutlaka gelicem bu güzel sehire:))

Sevgilerimle

Filiz dedi ki...

merhaba,size göre romayı bende sevdim.sanırım yaşadığımız şehirleri ve yerleri sevmenin bir yolunu ve nedenlerini yaratma şansımız herzaman var.yeniden bunun farkına varmak ,bugün benim için iyi oldu.şehir değiştirmek istiyorum fakat şartlarım uygun değil.aynı şehirde ama sevecek şeyler bularak yaşamaya devam (şimdilik).
ben 45 yaşında 1.62cm boybaşlangıç kilom 71 şu anda 62 kg.insulin direnci ve haşimato nedeniyle doktor kontrolündeyim.21 hafta oldu başlayalı.düzenli egzersiz yapmıyorum.58-60kg hedefim.
10 günlük tatil sonrası 0.5 kg alarak dönmüştüm onun dışında genel olarak dikkatli davranıyorum .günde mutlaka 2 lt su içiyorum.
sizin katkılarınız unutulacak gibi değil,sevgiler...

zeya dedi ki...

benim kahve için tercihim eğer uzun oturulcaksa cafe del pace dir. Ama Campo dei fiori 'de bir kafe de olabilir :):)

Canım roma çekti :)

Adsız dedi ki...

Sevgili Mehtap,
Önceki postta bana ait mesajın için çok çok teşekkür ederim.İnşallah ameliyata gerek kalmaz.Şimdi çok çok dikkatliyim.
Çok ağır şeyleri kaldırarak belimi zorladığım için, bir dönem yataktan kalkamadım,uzun süre ağrı çektim. Öksürmek bile çok acı verdi, oturduğum yerden kalkamadım, yatakta dönemedim. Doktor, ben otururken sırtımı eliyle muayene etti, canım fazladan acımadı. Ama yüzü koyun yatamadım. O nedenle doktor belfıtığı başlangıcı dedi. İğne yaptı, ilaçlar verdi.
Bir süredir çok iyiyim. Biraz fazla yürüyünce belimin sol tarafı ağrımaya başlıyor.
Verdiğim kiloların bir kısmını aldığım için gerçekten üzgünüm.Çok göbeğim var. Aslında hastalık kilo almaya neden olmamalıydı, biliyorum.
Şu anda
yaş:44
boy: 165
kilo:73

Bu kadar keyifli bir Roma yazısının yorumuna bu mesajı bırakmak istemezdim.

İlgin için çok çok teşekkür ederim.

Sevgiler

Emel

Adsız dedi ki...

hayattan keyif alan, hayata keyif katan yazılarına da ayrıca bayılıyorum, yaşam enerjisi katıyor bana, hele yanında bir fincan kahve ile okumak müthişş...
sevgilerimle..
sinem

Adsız dedi ki...

cok sanslisiniz gercekten. bir cok yonden. guzel bir oglunuz esiniz aileniz isiniz oldugu icin. iyi bir insan oldugumuz icin. guzel oldugunuz icin.romada oldugunuz icin.(romayida gormus biri olarak bikac gun de olsa)size cok imreniyorum. sevgiler.
Gul.

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Serrose, Italya gordugum ulkeler icinde en guzellerinden biri ama en guzel ulke aslinda en guzel yasadiginiz yer..

Sevgili Sehnaz, sonuclar cok guzel.. Kutlarim, kirmizili beyazli, sarili renkli oykunuzu bekliyorum..

Sevgili Efsun,
hicbirsey icin gec kalmis degilsiniz..

Sevgili e.T, tesekkur ederim..

sevgili Nalan, Ben de serrose'ye onu soyluyordum.. Benim Konya'nin bir kasabasinda mecburi hizmetle baslayan uzun bir meslek oykum var.. Orada da mutluydum.. Burada da bazen mutsuzum.. Hayat bu degil mi?

Sevgili Gulsum, iyi dileklere tesekkurler...Elbetteki darisi basiniza..

Sevgili Belgin,
biz burdayiz, bekleriz..

sevgili Filiz, 9 kilo ustelik insulin direncine ragmen.. kutlarim.. harikasiniz.. Siz istemeye devam edin.. Sehirler de degisir, hayatin sinirlari da birgun..

Sevgili Zeya, "gonul sohbet ister, kahve bahane.."

Sevgili Emel, bizler robot degiliz.. cansiz vitrin mankenleri de.. Onun icin, verirsiniz, birazcik alirsiniz ama sonra yine duzene girersiniz.. merak etmeyin..

Sevgili Sinem,
bugun dusunuyordum.. Kahve kokusu ile hatirlanmak cok muthis birsey..

Sevgili Adsiz, Hayattaki tek sansim anne olabilmektir.. Onun disindaki hersey hikaye.. Beni guzel bulmaniza cok sevindim.. yine de imrenmeyin kimseye.. kimbilir sizin hayatinizda da benim ic cekecegim neler vardir..Ozdemir Asaf'in o guzel siirini bilirsiniz.. "kime sorsan, evinde bir oda eksik" der..oyledir..

duygu dedi ki...

sevgili mehtap,
iyiki varsın...
iyiki yazıyorsun...
iyiki yazdıklarını şifrelemeyip, paylaşıyorsun...
iyiki...
iyiki...
iyiki...
yaşıyorsun...
kocaman ve yürekten sevgilerimle...

Kek ve Kahve dedi ki...

harika bir yazı daha.
bu sayfanın yazısını okumak için ne mi yaparım ben, çay demleniyorsa demlenmesini ve bardağıma dolamsını beklerim, kahve yapmışsam yanındaki çikolatayı ağzıma atana ve ilk yudumumu alana kadar ertelerim de sonra başlarım okumaya. keyifle, yavaş yavaş, tadını çıkararak. tıpkı sevdiğim bir kitabı, dergiyi okurken yaptığım gibi... bir nevi hayat ritüellerimden birine dönüşmüş mevsimlerden roma, bir yazımda da değindiğim gibi.

bence çok mutlu ve şanslı olmalı bu blogun yazarı, kendi için, kendine göre ve kendi kadar olan sevdiği bir şehirde yaşadığı için.

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Sevgili Duygu, ne kadar guzel seyler yazmissiniz bana.. Siz de iyi ki varsiniz.. Ben de size kucak dolusu sevgiler.. Kollarinizin arasinda tuttugunuz minik melege de..

Sevgili kek ve kahve,
herkesinki gibi yasamim.. herkes kadar mutlu, herkes kadar mutsuz oldugum anlarim var benim de.. konya'nin kucucuk bir kasabasinda yasarken de, orayi benim sehrim, bana kadar, bana ait goruyordum.. Bahcede otururdum aksam ustleri.. Kimse gecmezdi sokaklardan.. Ustunde oturdugum bir hamam sandalyesiydi.. mutluydum kendime gore.. beni anladiginizi biliyorum..