Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

13 Şubat 2009 Cuma

VARSA CESARETIM...

Yani Mehtap, bebeklik fotografini koysaydin bari bloguna diyor mektubunda arkadasim.. Guleryuzlu, keyifli, bizi, gecmisimizi “Ti”ye alan upuzun bir mektup yazmis.. Kendinden, Londra’daki hayatindan, cocuklarindan, Steward’dan bahsediyor.. Ozlemisim arkadasimi.. Birbirimize kirildigimiz anlar da olmustur ama hic “secmeden sacmamisizdir” sozcukleri.. Hic kirildigimiz icin kirmaya calismamisizdir birbirimizi.. Cesaretin varsa dun cektirdigin bir fotograf koy bloguna diyor, “smile” larla susledigi mektupta..

Blogumdaki fotograflarin en eskisi 2004 yilindan kalma Ispanyol fotografi.. Diger ikisi 2008 yilindan.. Dun cekilmis bir fotografim yok.. En yenisi yaklasik 20 gun once, cok yogun, cok yorgun bir gunun ardindan eve donup, komsumuzun yegenini ortaokul odevi icin beni beklerken buldugumda cekilen bir fotograf.. “Calisan bir annenin biyografisi” odevine konu mankeni oluyorum.. Ben aslinda, “anne de olan bir calisan kadinim” ama aradaki farki bana bile anlatmak zor.. Luca, heyecanla sorular soruyor gundelik hayatima dair, sonra da fotograflar cekiyor bir gazeteci edasiyla.... Ben de, bu birdenbire geliveren sohretin keyfini cikariyorum.. Iste bu, en son halim.. Ve varsa diyordun ya.. Var.. Iste cesaretim…

Funda, korkularimla ilgili bir mim yolluyor uzun zaman once.. Bu konuyu en iyi cheetos bilir.. Soru bile nefesimi kesiyor, susuyorum.. Duymamis gibi yapiyorum.. Ama kendimi borclu hissediyorum Funda’ya.. Bugun arabada dusunuyorum.. Ben en cok “korkmaktan” korkuyorum Funda’cigim..

Berrin’in mimi var bir de.. Kitaplarla ilgili.. En yakinimdaki kitap, Hamdi Koc’un Melekler Erkek Olur kitabi.. 161. sayfanin 5. cumlesi ..”yagmur magmur yagar bakarsin. Etrafta park yeri yoktu..Aziz bey tekrar ogle trafigine karisip edebiyat fakultesine dogru uzaklasti..

Bugun Ferulago “I love your Blog” odulunde blogumu “siir gibi yazdigim” icin odullendirmis.. Tesekkur ederim.. Oyle oldugumu dusunen tek bir kisinin varligi bile beni mutlu eder.. Ben blogumun sol yanindakileri gercekten sevdigim icin ordalar.. Onun icin hepsi icin ne dusundugumu yazacagim..


I LOVE YOUR BLOG..

Aydan Atlayan Kedi, konu cesitliligi, orijinalligi, vuruculugu, sayfa duzeni

Babis’e yemekler, hic siradan olmayan bir babanin kiziyla olan yasam oykusunu kimseyi cok fazla yanlarina yaklastirmadan anlatmasi, gulumsetmesi, kendiyle dalga gecmeyi bilmesi, ve sikayet eder gibi gorunse de yemek yapmayi ve ikram etmeyi sevmesi.

Bir Dilim Sohbet, kitap dostu, deniz asigi, dusunce suzgecinden ince ince elenerek yazilmis yazilari

Bir Dut Masali, insanlara duydugu inanilmaz sevgi, bloguna verdigi emek, onu okuyanlara sevgi dolu yaklasimi, becerikliligi, misafir agirlama konusundaki ozeni (bayram yazima yazdigi yorumun sicakligi hala kalbimde)

Bulut-Ilahi Tatlar, nitelikli, kaliteli durusu, ozeni, kendine ait turkcesi, yasama cesurca, istiyorsa eger bas asagi bakabilmesi, tarifleri, fotograflari, kendisi

Cafe Fernando, ozeni, olaganustu fotograflari, arastirmaciligi, detaylara verdigi onem, kendisini okuyanlara gosterdigi saygi dolu yaklasimi, sayfa duzeni

Cheetos (ben gorundugumden..), blogundan yayilan olumlulugu, sevecenligi, yazilarin icinden gulumsemesi, sicakligi, kafaniza kafaniza vurmadan hatirlattiklari

Demli Hayat, cok keyifle okudugum oykuleri, blogculara verdigi teknik destek, olumlu uyumlu, pozitif yaklasimi, alcakgonullugu

Fikir atolyesi, ozgunlugu, tartisilamiyanlari konusma cesareti, duzeyli ama yapay olmayan cesur durusu

Sarhos Balik vet Topal Marti samimiyeti, coskusu, gidip gidip gidemeyisi, sevgi dolulugu, cocuk egitimine olan yaklasimi, ictenligi..

Hayattan ve Masallardan Biraz, cesitliligi, siirleri, hem kendini hem icinde yasadigi toplumu ince ince gozlemlemesi, kendi cizdikleri, renkli kisiligi, ogrencilere yakin bir ogreten olabilmesi

Ince Saz, arastirmaciligi, yazilariyla hepimize verdigi cesaret, derinligi, ruh zenginligi, hassasiyeti

Kirmizi Gunluk, kelimelerle oynamaktaki ustaligi, kullandigi dilin vuruculugu, kendi duygularini alip tam bizim kalbimizin icine koymaktaki ustaligi

Meripoint, anneligi, ironisi, yaraticiligi, gorselligi, keyifle okunurlugu, hep guncel olmasi

Urfa Mutfagi, yemeklere ve bu yemeklerin kaynagi olan kulture gosterdigi emek, bu kulture olan bagliligini anlatma ve aktarma bicimi, muzigi, yore dili, yasam tarzi ve istah acan tarifleri ile bir kenti blogunda yasatabilmesi

Yansima ve yanilsama, yaramaz, keyifli, akilli, gulumseten-gulduren yazilari, yaraticiligi ve butun bunlarin arasindan cikan gercekciligi,

Zamandan Sizan, olculu, uyumlu, keyifli, bilincli, tarz sahibi yazilari, ozellikle kadinlari uyaran bir onceki yazisindaki toplumsal duyarlilik ornegi..

olduklari icin tarafimdan seviliyorlar.. Hepsine sayfamda olduklari icin tesekkur ediyorum.. devam ettirmek isterlerse zincir onlarda (kurallar sevgili Ferulago’nun sayfasinda..)

13 Subat 2009' Roma

P.S: Linklerin hepsi yan tarafta..

26 yorum:

ferulago dedi ki...

Böyle düşünen tek kişi olmadığıma eminim :) Ödülü kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim ayrıca.

birdutmasali dedi ki...

mehtapcığım gönülden kutluyorum..
her sözün, her konun, ruhumun çiçek bahçelerinde geziniyor ..
seni yeşerirken,çiçeklenirken görmek ne büyük bir keyif bilemezsin..
TEŞEKKÜR EDERİM.

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

kelimelerini özenle seçerek hazırlanan bir blogun takip listesinde olmak ve hoş sözler işitmek..zerafetinden ve özeninden dolayı samimiyetle çokca teşekkür ediyorum..
yaşamız bir yüzün var..doğru bakan..çok da güzelsin Roma'nın kadını..

Kara Kalem dedi ki...

Sayfanız çok güzel. Tebrik ederim. Siyah beyaz fotoğraflarla roma, o hadi sabah oldu uyan miskin adam diyen müzik parçasının insanı ritmik halde yataktan kaldıran tınıları, anlatımlardaki kalite ve akıcı kaleminiz, bence herşey mükemmel kurgulanmış bir sayfayla tanıştırıyor beni.

Yarın 14 şubat. Eminim Roma da aşk başkadır. Mutlu bir Sevgililer günü geçirmeni diliyorum.

Saygılarımla

Ahmet

beenmaya dedi ki...

hepsi bir aradalı bir yazı olmuş bu; mimli, hediyeli, teşekkürlü, ama hepsinden önemlisi yazarı gibi sıcacık ve sevgi dolu...okuyanın yani benim aklında ve yüreğinde çoktan bir yer edindin...

çok ama çok teşekkürler güzel sözlerin için...bu sayfada yer almaktan ziyade eğer aklında ve yüreğinde bir parça yer edinebildiyse kelimelerim ne mutlu bana...

kocaman sevgi ve selamlar...

funda dedi ki...

ne kadar güzel insanın bloglar sayesinde yeni karakterler tanıması bunların sıcacık arkadaşlıklara dönüşmesi kendi adıma böyle düşünüyorum sence de öyle gibi :)
bu arada çok zarif bir hanımefendi gördüm karşımda yorgunluğu fotoğrafa yansımamış :)

beenmaya dedi ki...

bu arada şair mimi konusundaki isteğiniz dikkate alındı ve başka bir konuda mimlendiniz :)))

sevgiler efenim...

http://beenmaya.blogspot.com/2009/02/kucuk-arimaya.html

Delfina ; dedi ki...

Sevgili Mehtap,

Reminde yorgun değil de, mücadele dolu bir çalışan anne görüyorum.Huzur da aynı anda görülüyor...Korkmaktan korkmak! Hepimiz öyleyiz,bu cümlenle daha iyi anladım kendi korkularımı...

Sevgiler Mehtapcım...

korhan dedi ki...

Federico'nun annesi ve Tip doktoru.
5 yildir budizm (Soka Gakkai) felsefesi ogreniyor [biraz uzun sürmüş :)]
demek ki var olanın
görünenden ibaret olmadığını düşünüyor
yani gayba inanıyor.
bu da yüzüne yansımış.
yani güzel,
yani bakımlı.
o'na verilen,
hayatı boyunca ruhunu barındırıp
gezdirecek olan bedenine
gerektiği gibi bakmış,
4 ihtisasla Allah'ın ilminden büyük bir pay kapmış
mütevazi bir bilim adamı,
şefkati bir anne,
dikkatli bir blog yazarı.

güzel bir resim.

Demli Hayat dedi ki...

Yine güzel bir yazı...
Ben zaten yazılarınız çok cesur buluyordum.
Arkadaşınız da bence bu özelliğinizi kesinlikle biliyordu ve sizin nasıl davranacağınızı da....
Blog arkaşlarınızı çok güzel tanımlamışsınız. Onurlandırdınız bizi. Çok teşekkürler....

Brajeshwari dedi ki...

Mehtapcım, cesaret başka birşey sanırım. Cesaret sende var. Gözlerindeki netlikten belli o, her ne kadar yorgunum desende..

Güzel yorumun için teşekkür ediyorum.Senin gözünden böylesine onanmak mutlu etti beni.. Keyiflendim.Yaramaz olduğumu keşfetmene de ayrıca sevindim. :)

Sende çok güzelsin.Hep güzel..
öpüyorum.

Mehtap P.G dedi ki...

Sevgili ferulago, burada oldugun icin ben tesekkur ederim..

Sevgili NuNu, sen de oylesin.. gulumsemeni gordukce, gulumsemek geliyor insanin icinden..

sevgili Kiymet, soyledigim herseyi inanarak soyledim.. tesekkurler "guzel" yazdigin icin..

sevgili kara kalem, hosgeldiniz.. ben de sizin bugunku yazinizi okudum.. cok keyifli bir yazi.. haklisin bazi sehirlere "ask" daha cok yakisiyor..

sevgili beenmaya, bugunku cocukluk anilarinla, ve surekli izledigim yazilarinla elbetteki once aklimda ve yuregimde bir yerin var.. yoksa blogun kiyisi nedir ki?

sevgili Funda, ingilizler you make my day derler.. kimse kimseye, ne kadar solgunsun, ne kadar yorgun gozukuyorsun deyip, gunun keyfini kacirmaz.. onun icin tesekkur ederim.. Sen de benim aksamimi aydinlattin..

Sevgili delfina, seni surekli okuyorum.. bence sen cok cesur bir yureksin.. hem de nasil..

sevgili Korhan, ben bu yorumu kucucuk bir kagida yazip cuzdanima koyacagim.. kendimi cok da iyi hissetmedigim anlarda, uc kez ustuste okuyacagim..

Sevgili Demli Hayat, ben okudugum oykulerde Nazli Eray okurken duydugum keyfi duyuyorum.. bazen daha da cogunu..sadece gercekten dusunduklerimi soyledim.. hatta biraz az bile soyledim..

Kara Kalem dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
funda dedi ki...

Tam karşımda durmuş, konuşuyormuşuz gibi.. öyle sıcak geldi ki bana bu resim...
Aynı yazıların gibi, onlar da sanki sadece benimle konuşuyorlar :) bencil düşünceye fena kaptırdım ben kendimi :))

Nilambara dedi ki...

Sevgili Mehtap'cığım, sen bu yaşanmışlıkların tüm derinliğini taşıyan anlamlı ve güzel yüzünle cesaret etmeyeceksin de kim edecek :))

"I love your blog too", seçerek saçmaların (çok hoş bir tanım bu), zerafetin, samimiyetin, tevazun, hayata güzel dokunuşların, hayatın güzelliklerini sunuşun ve hepsinden önemlisi "Mevsimlerden Mehtap" olan sen için, I love your blog.
ve ayrıca seneme sürpriz bir başlangıç yaptırdığı için de :))

güzel düşüncelerin için ve sürprizdeki güzel dileklerin için de çok TEŞEKKÜRLER... :)

ve tabii Berrin'e de çok teşekkürler, seni yaşamlarımıza kazandırdığı için :))

Böcek dedi ki...

saç renginize bayıldım desem:))

Cheetos dedi ki...

Mehtapcım, yazdıklarını okuyunca ilk aklıma gelen bizler için yazdıklarının tümünün aslında sende olduğuydu..

Minik yüreğine sığdırdığın kocaman duygular için, ama ille de "kafaniza kafaniza vurmadan hatirlattiklari" lafın için sağol; zafer kazanmış komutan gibi hissettim valla :)))
sevgimle kucakladım..

zero dedi ki...

Seni okuduğum ilk günden beri kapı komşun olmayı istiyorum, biliyorsun değil mi sevgili Mehtap? O yorulup ama yine de çalışman gerektiğini bildiğin yağmurlu gecelerde sıcak salebim ve elimde kitaplarımla kapını tıklatmak ve yorgunluğuna ufacık bir keyif katmak istiyorum. Ve tabi böylece kendimi de mutlu etmek. şimdilik sadece blog komşusuyuz, ama ben hayatın getirdiği süprizlere hep inanmışımdır:)

korhan dedi ki...

bak bunu cüzdanına koy,
eee?
kriz anında çıkar üç kere oku geçer :)

hani beni doktor yerine koymuştun ya
bunu da recede yerine koydun.
alemsin,
teşekkür ediyorum iltifatına :)

Mehtap P.G dedi ki...

Sevgili Brajeshwari, cok akilli butun cocuklar kadar yaramazsin.. Iste o akil, senin guzel yureginle birlesip, cok guzel seyler cikartiyor ortaya..

Funda'cigim, kimbilir ya Sinan'in ya da Michelangelo'nun golgesinde bir yerlerde yuzyuze oturp konusuruz birgun..

Sevgili Nilambara, gercekten dusunmedigim hicbirseyi yazmadim.. Bu arada dogum gunun tekrar kutlu olsun..

Sevgili Bocek, aksamin bir dar vakti iki cocugun cektigi bir fotograf.. Saclarim bu persembeden beri bambaska renkteler..

sevgili Cheetos, sana soyleyecek daha cok seyim var ama gorustugumuz gune sakliyorum.. Cunku once sarilip tesekkur edecegim sana, sonra gozlerinin icine bakarak konusacagim.. Iyi ki varsin..

Sevgili Zero, ben de cok isterdim senin gibi bir komsum olmasini.. Hai demistik ya, deniz kenarinda otursak, cay olsa, simit olsa, herkes kendi kitabini okusa, arada basimizi kaldirip iki cift laf etsek.. kimbilir.. hayattir bu..

Sevgili Korhan, evet cok hostu seni doktor sanmam.. Ama olsun, belki de lokman hekimsindir kimbilir.. saka yapmiyorum.. Yazdiklarini print ettim, cuzdanima koydum.. bugun oylesine "sifa niyetine" okudum..
Sen de cok alemsin bu arada..

berrin açılmış dedi ki...

yazdıkların bazı bazı şiir gibi geliyor bana
fotoğrafı beğendim:)

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

Blog güzel, anlatım güzel..ve dostluklarınızda güzel burda gördüğüm kadarıyla.

Mehtap P.G dedi ki...

Berrin'cigim, tesekkur ederim.. siir gibi olmayi cok sevdim..

sevgili Ufuk Cizgisi, hos geldiniz ve tesekkur ederim..

Efsun dedi ki...

Yine cok hos bir yazi olmus:) sizi cok begenerek okudugum icin benden de bir "I Love Your Blog" ödülü aldiniz! Bu arada somonda harika görünüyor:) Sevgiler

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Çok teşekkür ederim layık gördüğünüz ve güzel sözlerinizle andığınız için.Mutlu oldum :) Sevgilerimle...

Biraz dedi ki...

Simdi mesajinizi aldim ve hakkimdaki notunuzu da blogunuzda okudum. Cok incesiniz. Dusundukleriniz icin cok tesekkur ederim. Cok sevindim inanin.
Sevgi ve selamlarimla