Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

1 Mart 2009 Pazar

GAZETELERI BEN GETIRIRIM..

Dun nobetciydim.. Oldukca zor, nereye kosacagimi sasirdigim, artik son saatlere dogru, "karar verme" kapasitemi koruyor olmak icin dua ettigim bir nobet oldu.. Bolum baskanim, bana armagan ettigi bir kitabin icine P. Coelho’nun su cumlesini yazmisti.. “Dogru karar verebilmenin tek yolu, hangi kararin yanlis oldugunu bilmektir”..

Eve dondugumde, saatlerin yuku vardi omuzlarimda.. Yemek yemek icin cok gec, kahvalti etmek icinse cok erkendi.. Sizin icin pazar sabahina yetistirmek uzere kahvalti programini yazmak istiyordum.. Enerjim yetmedi..

Artik biraz daha somut konusmanin zamani geldi saniyorum. Siz bu arada, neymis bu Akdeniz-Italyan diyeti diye Google’da arama yaptiniz, bir cok siteye girip diyet ornekleri, oneriler, karsit ya da yandas gorusler okudunuz ve iyi kotu bir fikir edindiniz saniyorum.. Umarim en azindan bir hafta sureyle , bir gunde ne yiyip ictiginizi yazma firsati bulmus, ve en az yediginiz bir gunde bile, ne cok “kacamak” yaptiginizi fark etmissinizdir.

Simdi artik diyetin adinin ne oldugunu birakalim ve kahvalti aliskanliklarimizi gozden gecirelim birlikte..

En saglikli kahvalti, icinde karbonhidrat, protein ve vitamin bulunduran ve “degisen” kahvaltidir.

Siz Turk usulu, ekmek, peynir ve zeytinin temel oldugu cayli bir kahvalti mi yapiyorsunuz, Italia-Fransa gibi ulkelerin, kahve-cappuccino- krouassane kahvaltisi kolayiniza mi gidiyor yoksa Amerikalilar gibi, 1 haftalik kaloriyi bir gunde, hepsini de tek ogunde yemeyi mi tercih ediyorsunuz?

Benim onerecegim kahvaltida “YASAK” besin yok.. “OCULER” de “MELEKLER” de yok.. Hersey var.. Herseyden var.. Farkli siralarda, farkli gunlerde, farkli miktarlarda var.. Yani isin sirri dengede… Cunku her besinin, ama her besinin kendine gore bir onemi ve degeri var.. Cocuk beslenmesi tamamen ayri bir konudur ama siz kendinizde degistireceginiz beslenme aliskanligi ile, cocuklariniza da iyi ornek olabilirsiniz..

Ekmek turk kahvaltisinin temel ogesi olarak elbetteki var. Pazar gunleri haric, ortalama 1 dilim ekmek yiyeceksiniz ama hergun degisik bir ekmek yemek akillica bir secimdir.

Kepek ya da cavdar ekmeginin kalorisi beyaz ekmekten farkli degildir ama glisemik indexleri dusuktur yani daha yavas emilirler, daha yavas insulin salgilatirlar, daha gec acikirsiniz.. Daha lifli olduklari icin de barsaklariniz icin de daha yararlidirlar.. Ama demistik ya, hersey serbest diye.. Siz alabileceginiz, bulabildiginiz her cesit ekmegi alin, dilimleyin ve dondurun.. Sabah yiyeceginiz ekmegi dilimlenmis olarak, bir gece onceden cikartirsiniz, hem ekmek bayatlamasi denen bir “ziyan” ortadan kalkar, hem hergun degisik ekmek yersiniz, hem de isteseniz de fazlasini yememis olursunuz ki, goz ardi edilmemesi gereken bir stratejidir..

Peynir kucuk bir dilim (otellerdeki peynirleri ne kadar ince keserler hatirlayin), hatta iki cesit peynir (iki kucuk yarim dilim diyelim) olabildigince yagsiz cesitlere agirlik vererek, 5-6 zeytin (bir gun kirma, bir gun cizme, bir gun salamura siyah neyse buldugunuz), mevsiminde domates, salatalik, biber, mevsimi degilse roka, maydanoz ile yiyin..

Bu sizin “temel” kahvaltiniz olsun.. Ben recel-bal-tereyagi istiyorum diyorsaniz, haftada iki gun 1 tatli kasigi tereyagi yiyebilirsiniz.. 1 tatli kasigi bal veya istediginiz bir recel veya marmelat ta yersiniz.. Pazar gunu hakkiniz daha cok olacak ve Pazar kahvaltisini ayrica konusacagiz..

Ekmek ve peyniri sabit tutarak, ozellikle kis gunlerinde, ekmeginizin yarisini bir tatli kasigi tahin ve pekmezle bitirebilirsiniz..

Yine haftada iki gun, ekmek ve peynir temel olarak kalmak uzere, rafadan, kayisi ve kati yumurta yiyebilirsiniz.. Ben yagda yumurtayi cok onermem.. Bu hakkinizi, evde hakikaten hicbir yemek olmadigi, yaratma kapasitenizin sifira vurdugu gunlerde bile, 1 yemek kasigi z.yagi ile pisirilmis menemen olarak kullanin.. Maydanozu, rokayi, mevsiminde yenecek domates ve biberi unutmayin hic bir zaman..

Bazi sabahlar, sutlu kahve ile 1 dilim kek yiyebilirsiniz.. Kalan keki sarin ve isyerine arkadaslariniza goturun ya da dilimleyip dondurun.. Tek porsiyonlar halinde cikartin.. Dondurdugunuz besinler tatlarindan ve besin degerlerinden hicbirsey kaybetmezler. Ben herzaman ustlerine minicik bir tarih koyarim….

Bazi sabahlar yarim bardak sut ile 4 kasik musli yiyebilirsiniz.. Icine istediginiz degisik renkli meyvelerden koyabilirsiniz..

Hazirlayacak vaktiniz varsa, bir yumurta, bir dilim peynir, bir dilim ekmek olcusune bagli kalarak firinda yumurtali ekmek ya da omlet hazirlayabilirsiniz..

Bir kase yogurt, bir dilim ekmek, bir meyve yiyebilirsiniz..

Corba icmek istermisiniz soguk sabahlarda..? Mis gibi kucuk bir kase tarhana corbasi, icine bir tatli kasigi kadar rendelenmis beyaz peynir, yarim dilim ekmek..?

Mis gibi mercimek corbasi? (lutfen ustune yag yakmayin simdilik olmaz mi? )

Arada sirada (ama hakikaten arada sirada) citir citir sokak simidini susamlarini tek tek parmaginizla toplayarak, hic utanmadan yaptiginizdan, yaninda duble (lutfen sekersiz) cay, yaninda biraz peynir istermisiniz? Cok mayali yiyecekleri 10 gunde birle sinirlayin.. Yani ise giderken ya da gazete almaya ciktiginizda, mis gibi kokar acmalar, pogacalar, simitler.. Haklisiniz ama dayanin.. Evde yaptiginiz pogacadan 1 tane yiyin bazen ama iki tane degil.. Birgun oncesi ve sonrasi ne yediginiz ve ne yiyeceginizi hic unutmayin.. Cunku aliskanliklarin degismesi 3 ayi alir, korumak ise 1 seneyi bulur..


Kararli olun bu konuda.. Bana ve kendinize guvenin.. Anlamadiklarinizi sorun, hic cekinmeyin..

Meyve suyu aliskanligini sevmem ben.. Faydali posayi birakir, sekerli vitaminli su icersiniz.. Cok isterseniz yapin bazen.. Pazar kahvaltilarina renk verir cunku.. Acik cay icin, az yagli sut icin..

Hergun degistirin kahvaltinizi.. Disarida olsaniz bile, masaya konan herseyi mutlaka yemeniz gerekmiyor unutmayin.. Bilincli olun, kararli olun.. Inanin kendinize..
Cok degil, cok cesitli yiyin.. Gunun en degerli ogunudur kahvalti unutmayin..

*
Siz kahvaltiyi hazirlayin, gazeteleri ben getiririm..


*

1 Mart 2009'Roma

16 yorum:

yass dedi ki...

ben hamur ısıne dayanamıyorum.. hadı tatlıyı meyve yıyerek cozumleyelım ama hamur ısı nasıl olacak?
bır de ben konudan farklı olarak gun kurusu ıle ılgılı soracaktım. hanı su kaysının organıgı, guneste kurutulmusu.. gunde kac tane yıyebılırız en fazla?

Mehtap P.G dedi ki...

Sevgili Yass, hamur isinden kastiniz nedir..? ekmek te bir hamurdur sonucta, eiste de.. Ama borekse kast edilen, icindeki yagi, yumurtayi, sutu, peyniri de hesaba katmak gerekir.
Kuru kayisi faydalidir. Ara ogun olarak iki kuru kayisi, iki ceviz yiyebilirsiniz ornegim.. Ama toplam, gunluk ne yediginiz, nasil pisirdiginiz asil onemli olan..

suspect dedi ki...

sevdim ben bu çeşitliliği :)

birdutmasali dedi ki...

:)
AKILLI KAHVALTIMIZI HAZIRLADIM :)
GAZETELERDE BENDEN :)
ve hatta,
ADRİANO CELENTANO da davetli masamıza...
Papatyalar da tam ortasında.
hadi mehtap bekletme :)

Mehtap P.G dedi ki...

Sevgili Suspect, evet hersey serbest ama hepsi hergun yenmeyecek.. Yani 3 gun ekmek peynirli kahvalti, sonra belki sutlu kahve ve kek, tekrar ekmek peynir, pazar kahvaltisi, gelen hafta icinde bir gun simit, sonra yine ekmek peynirli kahvalti. Yani bazi besinleri daha nadir, daha az yiyecegiz. Kendimize soz gecirecegiz..

sevgili NuNu, aslinda tam bugunlerde Istanbul'da olmam gerekiyordu.. oyle seyler oldu ki, neyseki gitmemisim dedim sonunda.. Her iste bir hayir var.. Sen benim gozlerimi yasartmistin bayram yazima yazdigin yorumda.. Oyle kocaman bir yuregin var ki, biliyorum acarsin kapilarini da, sofralarini da.. gazeteleri de sen dusunursun, eminim.. Sen ne hos bir insansin biliyorsun degil mi?

"PRETTYCOOL" dedi ki...

ekmek dilimletip dolaba koyma fikri süper,bir yazıda ne kadar çok şey öğrendiğimi tahmin edemzsiniz,emeğiniz ve paylaşımınız için çok teşekkür ederim,artyık ben de takipçinizim!!
sevgiler.

Belgin dedi ki...

Sevgili Mehtap verdigin bilgiler icin cok tesekkürler. Ben en cok degisikliligini ve yasaksiz olusunu sevdim. Yasak olan seyleri insanin daha cok cani cekiyor.

Devamini sabirsizlikla bekliyorum.

Sevgiler

Mehtap P.G dedi ki...

Sevgili Prettycool, tesekkurler.. umarim yasantinizia uyarlayacak bilgileri secip cikartirsiniz bu diziden..

sevgili belgin, aslinda burada onemli olan kisinin kendini kontrol etmesi.. Yani herseyi yiyebilirim ama bilincli yemegi tercih ediyorum diyebilmesi.. Ben hem kendimde hem de hastalarimda surekli deniyorum.. Yasagi kimse sevmiyor ve ya hep ya hic adi verilen tehlikeli bir mekanizmayi baslatiyor..

funda dedi ki...

aslında sen zayıflatmayı teklif etmiyosun sadece, size yeni bir hayatın kapılarını açıyorum diyosun bence.. ben bu mesajı çoktan aldım ya, çok seviniyorum buna.. hafif, dengeli ve güzel bir hayat bu .. iyi ki varsın sen..

Ebru dedi ki...

Herşey için çok çok teşekkürler. Bu tür bilgilerin ticari kaynak olarak kullanıldığı şu günlerde, bu tür kombinasyonları karşılıksız sunmanız insanlık adına hala bir ümit olduğunu hatırlatıyor insana... Ne mutlu bizlere sizin gib birini farkettiğimiz ve farkettirildiğimiz (by Tijen İnaltong) için...Sağlıkla kalın

P.S. Fonda çalan Adriano Celentano'nun hangi CD si? :)

denizero dedi ki...

__kış sabahlarında çorba ne güzel gider ya hakkaten :)...iştah açıcı bir yazı olmuş__

beenmaya dedi ki...

haftasonları dışında kahvaltı yapamayan ve biraz da yapmayan biri olarak günün en önmeli öğününe nasıl uyacağımı inna bilmiyorum. ki eğer buna uyabilirsem zatem eminim ki diğerleri de gelecektir...

Mehtap P.G dedi ki...

Sevgili Funda, sadece 4-5 kilo fazlasi olanlar icin bir sure daha drastik dietler de uygulanabilir. Doktor onerisi ile tabii. Ama onemli olan, hepimiz icin ve her yasta, saglikli beslenme aliskanligi kazanmaktir.. ben senin cok akilli bir insan oldugunu bu kadar uzaktan anliyorum.. Ama asil anladigim "emotional quality" denen (EQ) degerinin yuksekligi..

sevgili Ebru, cok tesekkur ederim.. Bu sozler cok cesaret verici.. Ingilizlerin dedigi gibi, gunumu aydinlatiyor.. Beni bir doktor olarak en cok uzen sey, en yakinlarim da dahil olmak uzere, bu konuda yasanan bilgi kirliligi.. Babam, her konustugumuzda televizyonda duyduklarini bana anlatiyor.. yogurdun, sutun zararli oldugunu soyluyorlar.. Yumurta yiyin, sonra yemeyin diyorlar.. herkesin kafasi cok karisik.. Ben bildiklerimi aktarmaya calisiyorum bu alcakgonullu blog araciligi ile.. mutlaka karsit gorusluler de vardir..
Celentano'nun hangi CD'si oldugunu bilmiyorum.. Ogrenirsem size yazarim.. sarkinin sozleri de olaganustu.. Belki bir gun ceviririm sizin icin..

Sevgili denizero, corba Turk mutfaginin en guzel ozelliklerinden biri.. Her ogun icin saglikli.. ben yazin icinde taze borulceyle yapilmis tarhana corbasina bayilirim.. Bir de kemikli et ve fasulye ile pisirilen erzincan tarhanasina.. ne biri var simdi evimde, ne de oburu.. :-((

Sevgili beenmaya, ben de senin gibi yillarca kahvalti edemeden yasadim.. zaten canim da istemiyordu.. Ama inat edip alistirdim kendimi.. Bir tost yapmak 5 dakika alir.. hatta geceden tost makinesinin icine bile konup birakilabilir.. ya da bir dilim ekmek, biraz peynir, salatalik zor mu hazirlamak..?

Meyve ve yogurt?
Misir gevregi ve sut?
Turkiye'de adim basi kahvalti yapilacak yer var.. yarim saatcik erken kalksan, hatta gazeteni orada ilk acsan mesela..
ne bileyim, vapura biniyorsan ekmeginin 1/5'ini martilara atsan, yedigini bile anlamazsin..
olmaz mi?

MİNİK KARTAL dedi ki...

Bu blogu bugun farketmis olmama gercekten cok sevindim gune umutla baslamami sagladi:)(sardunyaya tesekkurler:)
10 yil boyunca 53-54 kg iken 2001de evlendikten sonra 4 ay icinde 11 kg aldim 54'ten 65 kgya ciktigimi 4 ay sonunda ilk kez tartiya ciktigimda yasadigim soku bir ben bilirim:)kilo aldigimi biliyordum ama 4-5 kg falandir saniyordum sonrasinda 2 yil boyunca 1kg bile ne verdim ne de aldim 65 kg ile hamile kaldim 2004te 80kg ile dogum yaptim...ve sadece 1 kez oglum 2 yasindayken 65kgye dusebildim ve su an 76kiloyum:(((bu kiloya nasil ciktigimi ben anlayamiyorum:(((herkes kadar yedigimi saniyorum ama hareketsizlik sanirim en buyuk dusmanim:( evisi ve oglumun pesinde kosturmanin disinda bir hareketim yok maalesef
sabah 7.00-aksam 18.30 isyerimdeyim masabasinda oturuyorum:(kosu bandim var ama evde isimin bittigi saat 22.30 ve tukenmis halde hissediyorum kendimi...
yemeklerden uzak kalabiliyorum ama tatlilar pesimi birakmiyor:(
var mi benim icin umut?
sevgilerimle,
Sibel

serrose dedi ki...

Merhaba gene ben

Japonya`da yasiyorum.calismadigim icin bu ara surekli evdeyim.Ve abur cubur +hareketsizlik nedeni ile kilo alip duruyorum.Yazilarinizi en bastan okuyup notlar almaya calisiyorum.
Ama bircok sorum var

Mesela ben burada cesit cesit ekmek bulamiyorum .kepekli +cavdar vs hic gormedim
ekmek degistirmek zor benim icin yani

maydanoz dereotu roka da yok malesef.

Ne yapsam bilemedim ki

Adsız dedi ki...

Merhaba Mehtap Hanım,

Sizi birkaç ay önce keşfettim ve büyük bir ilgiyle okuyorum. Aslında mail yazmak isterdim ama adresinizi göremedim. Yemek yemediği ve çok zayıf olduğu için eleştirilen, hatta anne ve babası da eleştiren bir çocukken nasıl oldu da obez bir yetişkine dönüştüm hala aklım almıyor. 28 yaşındayım, boyum 163 cm. Lise 3. sınıfta OSS stresiyle 60 kg civarında gezinirken çok mutsuzdum sonra üniversitenin ilk yıllarında 53-55 kg ya kadar indim. 20 yaşında antidepresanla tanıştım ve her kullanıp bırakmam kilolar yüklenmeme maloldu. 62, 65, 68... diye gidiyordu. 75 lere kadar çıktım. 25 yaşında evlilik için hazırlanırken tekrar 68, 69 olmayı başardım ancak hala nasıl becerdiğimi anlayamadığım bir şekilde evlendikten sonra 3 ay içinde tam 10 kilo aldım ve kilom 80 e dayandı. Bu kez ilginç olan birşey vardı, normalde kilo vücudumda büyük ölçüde eşit dağılırken ilk kez göbeğimde toplanmaya başladı. Ve 85'i gördüm. Tabi sağlığımda bozuldu, şeker-insülin dengem altüst oldu, çok sık hastalanır oldum, hareket etmekte zorlanan birine dönüştüm. Yasaklara karşı olan isyankar ruhum bir türlü diyetlere teslim olamıyor ve gün geçtikçe büyüyorum. Tam 1 yıl önce ilk kez bu konuyla ilgili dr.a gittim ve kendime şaşarak 82,5 kg ile başlayıp 2,5 ayda 76 ya kadar inmeyi başardım. Ama sonra bütün o uzaklaştığım sevdiğim yiyecekleri özlemeye başladım ve kontrolü tekrar kaybettim. Verdiğim o kiloları fazlasıyla geri aldım birkaç ay içinde. Buna rağmen bir kez daha 2 ay önce yine bir dr. yardımıyla yeniden başladım, 85,5 kg olarak, ama bu kez zayıflama ilacı desteğiyle. Ancak 2 hafta sonra vücudum ilaçları kaldıramadı ve hastalandım. İyileşmem 2 hafta sürdü (Bu arada ilaca yasak geldi). Ben kontrole gitmeyi bıraktım ve birkez daha kilo verme konusunda başarısız oldum. Şimdi kara kara düşünüyorum. Şeker hastası olmak üzereyim, görüntüden ziyade sağlığımın bozulması beni çok endişelendiriyor. Ama diyet yapamıyorum, birşeylerin yasaklanması beni daha çok acıkmaya ve yemeye yöneltiyor. Sizin eski yazılarınızı okurken bir kez daha umutlandım ve hikayemi paylaşmak istedim. Programınızı denemek istiyorum.

Sevgiler

10/02/2010 S.C.