Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

16 Mart 2009 Pazartesi

BELKI DE BILIYORUM....


Bazi gunler, basladiklari gibi devam etmiyorlar.. Bugune kadar yasamla ilgili duydugum her cumleyi tekrarliyorum icimden, yetmiyor..

Bilgisayarimi duvara dogru donduruyorum.. Evin oglu, babasiyla birlikte, artik koskocaman olup saksisina sigmayan misira, yeni bir yuva almaya gidiyorlar.. Uzulme diyorlar bana, kapidan cikarken, uzuluyorum..

Evin faresi Pippo, sabah keyfi yapiyor, ustunu talaslarla orttugu yuvasinda.. Ben icimden, yasamla ilgili duydugum butun cumleleri tekrarliyorum, yetmiyor..

Siyah beyaz fotograflara bakiyorum.. Cocukluguma..

Yesil mercimek yemegi pisiriyorum..

Bir tip dergisi icin, karacigerlerinin buyuk bir kismi alinmis hastalarda, trombosit sayisinin ameliyat sonrasi gidisi nasil etkiledigine dair bir makaleyi ceviriyorum..

Midyeli spagettinin tarifini yaziyorum.. Diyet yazilarimi bitiriyorum.. Besinlerdeki renklerin ne anlama geldiklerini anlatan bir yazi bile yaziyorum.. Kagitlarin arasindan “mutfaktaki yakisiklinin” notlari cikiyor.. Gulumsuyorum..

Camasirlari asiyorum.. Ortaliga sactigim, kitaplari, notlari, kan hastaliklari ile ilgili herseyi gozumun onunden kaldiriyorum..

Haftalik programimi yapiyorum.. Italyanca yazdigim listemdeki maddelerin % 70’i “B” harfi ile basliyor..

B” harfini turkce dusunuyorum.. Baslangic mi? Bitis mi? Bitislerdeki, mutlak bir yeni Baslangic mi? Bahar mi? Bilmek mi? Bilinmezlik mi? Ben mi? Biz mi? Bosluk mu? B ir an mi? Butun bir omur mu? Beklemek mi? Bakmak mi? Baris mi? Bagislamak mi? Baht mi? Batmak mi ? Bolmek mi? Birlestirmek mi? Bilmiyorum..

Ya da Biliyorum.. Soylemiyorum..

Gunu, yuzum duvara donuk geciriyorum..


16 Mart 2009'Roma




13 yorum:

birdutmasali dedi ki...

Bazen her şey amacını yitirmiş bir manasızlıkta oluyor,
bazen tüm renkler yok olup sadece siyah-griler kalıyor,
bazen bildiğimiz tüm ezberler bozulup, yerine yenileri yazılıyo,
sebep- neden ilişkisi bazen hep yanyana geziyo,
oluyoo işte
bazen oluyoo...

duvardan dön emi o güzel yüzünü,
görmek isteyenler var bak burada :)

funda dedi ki...

Ben Bunu Biliyorum Belkide Bezmişlik ?
Bendede Bazen Başgösterir, Bundandır Bildiğim :)

Delfina ; dedi ki...

B ile ilgili bu kadar kelimeyi nasıl yazdın bir çırpıda,bence onların arasında boğulmuşsun.Fazla üzülecek birşey yok bence ama tabii durumu sen daha iyi bilirsin..Yani ben de bilmek isterdim kendimdeki bilinmeyeni demek istedim Mehtapcım....

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ben böyle günlerin arındığımız günler olduğunu düşünürüm. B boşluk bence. O boşluk sayesinde yeniden içimizi doldurabilmek için böyle zamanlara ihtiyacımız varmış gibi gelir bana. "O halde bu hüzün neden?" denebilir. Çünkü her boşluk hüzünlüdür. Ve içimizden kopup giden yerinde boşluklar bırakır ve biz böyle zamanlarda o boşlukları hissetmemek için hüzün yerleştiririz yerlerine. Ama sonra hüzünler uçar ve hayat yeniden dolar içimize:) Bir nevi ruha bahar gelmesi gibi.

zero dedi ki...

"Mesnevi'yi şerhedenlerin çoğu bu ölümsüz eserin 'b' harfiyle başladığına dikkat çeker. İlk cümlesi "Bişrev"dir. Yani "Dinle"!" diyor Elif Şafak son romanı "Aşk"ın başlarında bir sayfada. Şimdi senin "b" ile başlayan kelimelerini okuyunca, daha çok yeni okuduğum bu kitabın konusuna gitti aklım. Büyük bir değişimden, büyük bir aşkla geçiyordu romanın kahramanları. Mesnevi, sufizm.. bu konulara ne kadar ilgin var bilemiyorum ama satırlarını okuyunca Aşk'ı şiddetle okuman gerektiğini düşündüm sevgili Mehtap:)

Kara Kalem dedi ki...

Bu gibi durumlarda hep önceliklerimi düşünüyorum. Sonra birden her zaman önceliklerim olduğunu hatırlıyorum. Peki önceliklerimin olmasaydı dahamı az karamsar olurdum veya olması beni dahamı az karamsarlıktan kurtarırdı acaba.

Mehtap sen benden daha iyi bilirsin yaşam bir dokuma tezgahındaki atılan ilmiklere benziyor. Bazen renkler birbiri içine karışıp ahenk falan altüst oluyor. Ben bu anlarda bir kaç küçük mutlu an dolaştırırım zihnimin koridorlarında. Sonra basitçe nefes aldığımı fark ederim. ilk önce önceliklerim gözümün önüne gelip saçma tüm bunlar derim. Sonra o anla ilgili bir kaç kelime düşün ve hemen unut diye kendime telkinde bulunurum. İnan bana bunu başarırım. Duygusallığın çift kişiliğe bölünmesi gibi sağlam bir duruş bu. Sana ait olan sendeki asla bitmez ama emin ol susturabilirsin. Güçlü ol arkadaşım. Bıraktığın yoruma dön ve cevabımı oku tekrar gülümsemeni istiyorum.

İyi geceler.

İnci Yemek dedi ki...

merhabalar şöyle dolaşıyordum sizi gördüm.Bende birşeyler söylemek isterim ,sizi daha da diplere çekmem umarım.
kendini yorgun hissetsen bile,
Başarı senden kaçsa bile,
bir hata sana zarar verse bile,
hatta ihanet sana acı verse bile,
bir hayal yok olsa bile,
Gözyaşları gözlerini yaksa bile,
kimse gayretini fark etmese bile,
Nankörlük ödülün olsa bile,
Anlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile,
ve hatta herşey,
hiçbirşey olsa bile,
Vazgeçme.....
Yeniden Başla...
Sevgilerimle...

Hasan C dedi ki...

Bazen bilmemek, bilememk en büyük erdem oluverir. Bazen rüzgarın önünde savrulan yaprak yaşamın gri tonlarını rengarenk yapıverir...
Bazen...

Mehtap P.G dedi ki...

Biliyor musun Sevgili NuNu, siyah degil aslinda olum.. Hayatta olacagindan kesin emin oldugumuz tek sey.. ama zor oluyor bazen kabullenmek, beklensede..

Funda'cigim, Konya'da bir gorev sirasinda karsilastigim bir meslektasim bana "Sizde mucahit ruhu var" demisti.. Bezginlik, ya da bikkinlik cok zor ugrar yanima benim..

Sevgili Delfina, oyle bir listeydi ki yapilacaklar listesi, gercekten neredeyse tamami B harfi ile basliyordu.. Bir isaret mi acaba diye dusundum.. aslinda Turkce disinda dusunseydim, belki aklima Brus Willis'le karsilasmak gelebilirdi.. :-))

Sevgili Kedi, Bosluk konusunda haklisin.. bir temizligin arkasindan kaliyor icimizde bir sure.. sonra yeniden doluyoruz galiba..

Sevgili Zero, hic kaybetmiyorum seninle komsu olma umudunu.. "Bisrev" benim bugunlerde kendi kendime cok soyledigim bir sey. (ben dinle diyorum tabii)..dinle diyorum kendi kendime.. Sorma, yorma, arama.. dinle.. Bu kitabi mutlaka okumak isterim.. ama ne yazik ki, turkiye'ye gelisimi beklemek zorunda..

sevgili Kara Kalem, oncelikler var benimde hayatimda ve iyi ki de varlar.. yasamin icindeki durusu saglamlastiriyorlar, ayakta tutuyorlar.. Yorumun cevabina dondum ve gulumsedim.. tesekur ederim..

sevgili Inci Yemek, daha iyi gunlerde, yeniden beklerim.. yorumunuz siir gibi olmus.. cok hos..

sevgili Hasan C, bence de bazen bilmemek bir erdem olabilir..bu arada boncuk'la, Zoe ile, annesiyle, komsunun Misir'i ile, garip'le tanistim bugun.. Memnun oldum..

Cheetos dedi ki...

gönlümden Balon geçti,rengarenk, cıvıl cıvıl, neşe dolu, umut dolu..

aslında bir de Ben var, Benden içeri..

sevgimle kucakladım Mehtapcım..:)

Brajeshwari dedi ki...

Bazen yazılarımızda kendimize dair çok derin bir şey saklı durur oracıkta.. Onu bir tek biz anlarız. Baş harfi her ne olursa olsun, yazmak isteriz, açık açık yazamasakta rahatlarız kırıntıları saçarak..O yüzden sadece okuduğumu, sözcüklerinin içindeki aynalarda kendimden birşey bulmak -yada salt sözcüklere bakarak birşey söylemek yerine sadece saygı gösteriyorum..

Brajeshwari dedi ki...

Bazen yazılarımızda kendimize dair çok derin bir şey saklı durur oracıkta.. Onu bir tek biz anlarız. Baş harfi her ne olursa olsun, yazmak isteriz, açık açık yazamasakta rahatlarız kırıntıları saçarak..O yüzden sadece okuduğumu, sözcüklerinin içindeki aynalarda kendimden birşey bulmak -yada salt sözcüklere bakarak birşey söylemek yerine sadece saygı gösteriyorum..

Mehtap P.G dedi ki...

sevgili Cheetos, balon hic aklima gelmeyen sozcukler arasindaydi.. Ben de simdi gokyuzunde rengarenk balonlar dusunuyorum..

sevgili Brajeshwari, haklisin.. Iste orada duruyor diyorum apacik.. Gorunmuyor yine de..