Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

3 Ağustos 2010 Salı

SADAKAT...

Ben sadik bir insanim... Isime, sevdigime, esime-dostuma, arkadaslarima, calistigim yerlere hep sadik kaldim... Buna ayakkabi tamircisi, artik sehrin obur yakasinda kalan terzi, fiyatlari herkesinkini asan mandra, araba tamircisi, seyahat acentasi da dahil... Kuaforumu biraz aldatmis olabilirim ama kahkullerimi kendim keserek, kendimle aldattigim icin o kadar da “ihanet” sayilmayabilir...

Sadakati bir durum degil, bir secim olarak gordugum icin oyleyim...

Biraz fazla yol giderim, biraz fazla oderim, biraz naz cekerim, kirginliklarimi kendim tamir ederim ve sadik kalirim...
Yillardir, yer hizmetlerini bir kenara birakirsak, hep ayni hava yoluyla seyahatlere gitmis, ucakla ilgili hicbir nedenden oturu uzulmemis, nezaketlerine, kucucuk ayrintilarda gizlediklere inceliklere hep mutlulukla bakmis ve bunu her yerde soylemisimdir...
Annem 1 ay onceden basliyor... Bizim buradaki hava alani aciliyor, ama her ucak gelmiyormus, sen iste “ucmanin kolay yolu” olandan al biletleri diye... Ben biletleri coktan almis, seyahatle ilgili ufak tefek program yapmis, biletleri geri veremem artik diye anneme direnmeye calisirken, Antonio “ben Federico ile onden gidecegim” diye ani bir plan degisikligi yapiyor, bizim seyahat alt ust oluyor, annenin soyledigi hava yoluna dogru ciddi bir “U” donusu yapiliyor, biletlerin Federico ve benim icin olanlari sirketin kendi web sayfasindan, digeri “sen bana karisma” denilerek Italya burosunun internet sitesinden aliniyor, Federico babayla gidip anneyle donecegi icin, dogdugundan beri kendine ait bir pasaportu oldugu icin ama yine de cocuk oldugu icin kimin refakatinde oldugu soylenerek kayit edilmeye calisiliyor...


Burada ozel bir parentez aciyorum... (Bizim evin terazisi cok tembih etti; 1-Insanlari uzme 2-fit erkeklerden cok soz etme 3-sikayet eden yazilar yazma 4-Olumsuz cumleler kullanma)

Onun icin cok kisaca anlatacagim... Hatta anlatmiyacagim...

Her gorusmede “size hitap edebilmem icin, isminizi alabilirmiyim efendim” sorusuna cevap verilen 5-6 30’ar dakikalik telefon gorusmesi yaptigimizi, Antonio bu aksam annemlerle, havaalanindan alinmis guzelim Abruzzo sarabini yudumlarken, ben Roma’dan kimbilir nerede kaybedilmis valizlerin pesine dusumusken, konustugum Istanbul genel merkezinin bana “listemizde bu isimde bir yolcunun bizimle seyahat ettigi gozukmuyor efendim” dedigini, iki gun onceden haber verilmis 20 dakikalik rotar haberi ile hava alanina gittigimizde, boardlarda bu ucaga ait hicbir iz olmadigini, bu sirkete ait hicbir gorevliye ulasilmadigini, benim Istanbulu’u arayip, bana hitap edebilmeleri icin ismimi verdikten sonra, “bu konuda hicbir bilgiye ulasamiyorum” diyen gorevliye, hakikaten sesimi yukselttigimi, bunu soylemek icin mi beni telefonda tutuyorsunuz dedigimi, bu firmanin cok iddiali reklamlarda kuyruklara takilmadan tam zamaninda ucun dedikten sonra, bir gece once 2 saat, birgun sonra 1,5 saat rotar yaptigini, bu arada Leonardo da Vinci havaalaninda herhangi bir ucus bilgisine rastlanmadigini, ic hatlar ucagina verilecek sekilde valizleri aldiklarini soyleyen gorevlilerin, elektronik biletten ucus numarasini bile bulmaktan aciz olduklarini filan soyleyip sizi bunaltacak degilim...


Kiminle konussam, “oluyor boyle seyler” dediler bu aksam...



Biz susmaya devam ettikce olur tabii...”Ucmanin kolay yolu” derken, kolay bir seyahat yapilacagini sanirsiniz, onlar kendileriyle ilgili reklamlarda nasil uctuklarini soyluyorlardir oysa...


Ben iyi oldugunu dusundugum hersey icin usenmeden “geri bildirim” veren bir insanim... Onun icin sikayet etmeyi de kendime hak goruyorum... Onemli olan iddiali baslangiclar yapmak degil, onemli olan dogru ayakla baslamak, iyi organize olabilmek, ezberletilmis cumlelerle sizinle konusan degil, cozum bulabilen, cevap verebilen bir sistem yaratmak bence...

Yoksa anlattiklariniz avci hikayesine doner, biz de “sen de iyi uctun haa” deriz sonunda... Bu arada size hitap edebilmem icin bana isminizi vermenize gerek yok, yuruyemeden ucan kac at var ki bu dunyada?

Herneyse, Federico ve babasi ulastilar cok sukur bizimkilere... Kizginligim gecti coktan... Valizler bulunursa bulunur, bulunmazsa canlari sag olsun...


Yarin da babanneyi yolcu edecegim...
Ucak kalktiktan sonra, Fiumicino’daki alisveris merkezine gittik babanneyle birlikte... Once birseyler yiyelim dedik... Havaalaninda Federico’yu neselendirmek icin cektigim fotograflari hatirlatip, “gulumsediginde de pek bir seye benzemiyorsun ama yuzun asikken iyice cirkin oluyorsun ona gore” dedi babanne bana... Bogurtlenli ve yaban mersinli bir dilim pasta yedim, kahve ictim, biraz keyfim yerine geldi...


“Uzulme oluyor boyle seyler” dedi annem telefonda...

Uzulmuyorum dedim... Biliyorum hep oluyor boyle seyler....
P.S: www.sikayetvar.com sitesine bakin bir... Megerse bizimkilerin huyuymus butun bu olup bitenler... Bu isin bir de donusu var, ne diyeyim hakkimizda hayirlisi...

3 Agustos 2010’Roma

11 yorum:

Selhan dedi ki...

Ah ah... Biz de "sadakat"li insanlariz. Bir kere de biz bir hata yapip "aldattik" ve 1 hafta bavulsuz yasamak zorunda kaldik (kayip denen bavullardan birini eve getirip teslim ettiler digerlerini de biz bulduk havaalaninda) Haber verilmeden baglantilarimizin degistirilmesi, yardimci olunmamasi da cabasi. Simdi "sadakat'e devam kararindayiz. Bozulsa bile otekiler berbat oldugu icin daha mutluyuz :D

Seninkilere iyi tatiller, senin de en kisa zamanl da yanlarina sorunsuz gidebilmen dilekleriyle...

Selhan

GZNTPSEDA dedi ki...

Bu durumlar karşısında bende elimden geldiğince mücadele etme çabasındayım. Sonuç alınıyor mu bilemiyorum ama hepimiz tepkimizi versek sesimizi duyurabiliriz değil mi?

Şimdiden hoşgeldiniz diyorum.
Keyifli dinlenmeler,
Sevgiler,
Seda

Zehra Gürgen dedi ki...

Maalesef kötü hizmeti almaktan TR'de buna bir alışmışlık var. Dediğiniz gibi biz ses çıkarmadıkça böyle gidiyor. Hizmetin düzelmesi için sesimizi de çıkarmamız lazım. Ama firmalar en üst düzeyde müşteri hizmetler, hakları,kalite gibi kavramları anlamadıktan, bu değişimi yaşamadıktan sonra verdikleri başarılı !? hizmetlerde sözde kalıyor. İyi tatiller diliyorum, hoş geldiniz :) Bu arada ben 1 yıl sonra diyeti yapacak maneviyata geldim.Üçüncü haftadayım ..

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Sevgili Selhan, aksilikler her yerde her zaman olabilir ama Turkiye'ye o ucakla gitmis birinin valizini kaybedeceksin ve ustune ustluk bizim listemizde oyle bir yolcu gozukmuyor diyeceksin...
Bak sen ! dedim Antonio'ya... Nasil gectin onca polis kontrolunden, nereye saklandin yolculuk boyunca, megerse sen neymissin? :-))

Sevgili Seda, keske gelmis olsam Turkiye'ye... Ama daha cok var benim gelisime... Ben cozumun parcasi olunmadiginda, soruna katkida bulunulduguna inaniyorum ama cogu zaman havanda su dovuluyor..

Sevgili Zehra, guzel habere cok sevindim... Gercekten... Henuz Turkiye'ye gelmeme epeyi bir zaman var, ama gec olsun da guc olmasin diyecegim bu kez...

dobruca dedi ki...

merhabalar mehtap hanım
öncelikle yaşadığınız son aksilikler için geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum umarım birdaha başınıza gelmez ama yazınızı okuyunca bu havayolu çalışanlarının fıkra oluşturucak nitelikteki cevapları çok düşündürücü.
Uzun soluklu seyahatlerimin sonucu okuyamadığım birbirinden güzel yazılarınızda farkettim ki doğum gününüzde temmuz ayında kutlanmış yeni yaşınızda sağlıklı ve her şeyin gönlünüzce olmasını dilerim . Türkiye'ye geldiğiniz zaman gönlünüzce bir tatil geçirirsiniz ve son zamanlarda yaşanan olumsuzlukları güzel bakışınızla olumluya çevirirsiniz . Hoş olumluda bakmışsınız ya boşverin canınız sağ olsun sağlıkla kalın sevgiyle kalın

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

tesekkurler Sevgili Dobruca... Bunlar keyfe keder problemler sonucta... Beni sinirlendiren "tavir" hepsi bu...

Alev dedi ki...

Can Federico
Napıcaz senin bu yakışıklı hallerinle bilmiyorum. Çok havalı görünüyorsun. Seviyorum seni unutma:)
Alev

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

selamlar, geçmiş olsun öncelikle.
benim değil ama benim yeni fotoğraf makinemin başına gelenler aklıma geldi yine.
geçtiğimiz aylarda trden internet üzerinden bir foto makinesi aldık eşimle ( 900 usd kadar fiyatı) sonra usa de yaşayan dayımın adresine gönderdik, zira buraya dagıtım yapmıyordu site. neyse dayım da trye gelemeyeceği için bir arkadası ile göndermek istedi makineyi. kızın bavulları açılıp içindeki tüm elektronikler yürütülmüştü. zira bavulda bizimkinden başka bir dolu da şey varmış. daha elime gelmeden kaybettiğim makineme mi yanayım, dayımı üzdüğüme mi yoksa kızcağızı bu duruma soktuğuma mı bilemedim. bu arada havayolu Lufthansa idi, gerekli şikayetler yapıldı ama aylar oldu ıhhh. ne yazıkk ki...

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Sevgili Alev, senin yakisikli simdi supermarketten alinma bir mayo ve komsunun oglunun t-shirtleri ile geziniyor... Bugun babasi ve anneanne ile alisverise cikacak... Neyseki cocuklarin keyfini yerine gelmesi yetiskinlere gore daha kolay...

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Sevgili Ordan Burdan Hayattan, ne cok yasanan kotu deneyim var bu konuda... Gercekten insanin keyfi kaciyor ama yine de cana gelen mala gelsin deniyor... Yapacak birsey yok zaten...
Bizim kanatli atin hic umurunda degil olup bitenler... Sanki bizim yolcular komsunun ucagiyla ucmuslar gibi...

mine dedi ki...

gerçekten çok tatsız bir durum
insan isyan ediyor sonra siniri geçiyor bir süre kullanmıyor o şirketi falan
umarım en kısa sürede bulursunuz valizleri
herşey keyfinize göre olsun : )