Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

17 Mart 2010 Çarşamba

ADAGIO*...


Onemli bir toplantiya katilacagim... Onemi ben onemsedigim icin, yoksa aslinda konusulacak konulara cok tanidigim ve yeterince hazirim...


Toplanti Roma’nin en eski ve ozel semtlerinden birindeki kucuk bir otelde yapilacak... Guzel ama siradan bir otel... Bu siradanligi yok eden teksey, inanilmaz guzel dosemesiyle kis bahcesi...


Tomar tomar gazeteler dergiler, yumusacik beyaz koltuklar, kenarlarinda deve tuyu rengi battaniyeler...

Insan bilimsel bir toplantiya gidince, kis bahcesinde battaniyelere sarinip gazete okuyamaz ki... Zamaninda Antalya’da “Mehtap, kos hoca seni ariyor” diye yuzme havuzundan cikarilmisligim, saclarimdan sular damlaya damlaya kongre salonuna gitmisligim vardir ama gencligime vermislerdir herhalde diye umuyorum dusununce...


Artik buyudum, uslandim... Oturup konusulanlari dinliyorum guzelce, notlar aliyorum, sorular soruyorum, cevaplar veriyorum filan...

Gunler oncesinden ne giyecegime karar veriyorum... Kolyemi, kemerimi, kupelerimi, coraplarimi filan secip kenara koyuyorum... Sevdigim insanlarla karsilacagim, cok hos, cok guzel gozukeyim istiyorum...


Hic sevmedigim insanlarla da karsilacagim... Onun icin daha da cok hos ve guzel gozukeyim istiyorum...

Ikisi de olmasa, Gulcin’in “insan kendisi icin guzel giyinmeli ve bakimli olmali teorisine” yurekten inandigim icin, cok hos ve guzel gozukeyim istiyorum...
Sabah erkenden kalkiyorum... Federico’nun kahvaltisini hazirliyorum... Karar dun aksamdan verilmis, onu okula ben birakacagim, sonra toplantiya gidecegim...


Kosusturuyorum... Sacim, makyajim, ojelerim, dosyalarim, yeni kullanmaya basladigim parfumum, kiyafetimle ayni renkteki siyah-bej cizgili kalemim filan hersey hazir... “Anne gec kaliyorum” diyor Federico, “ben coktan gec kaldim hayatim” diyorum ona... Asansorde ona sariliyorum, aynada kendimize bakiyoruz... “anne, cok guzel olmussun” diyor, “biliyorum” diye cevap veriyorum, o sirada gozlerim ayaklarima takiliyor...


O da ne...? Aman Tanrim! Cabuk eve donmemiz lazim” diyorum Federico’ya... “Anne, inanmiyorum, olamaazz” diyor...

Cok komigim, siyah ceket etek, siyah bej enine cizgili cool wool suveter, bej rengi ipek gomlek, siyah kristal tasli yuzuk filan hersey tamam da, ayaklarimda leopar desenli puf puf terlikler var...

Bu hafta surekli birseyleri unutuyorum, koltugun uzerinde uyuyup kaliyorum, nobet listesini, hasta randevularini herseyi birbirine karistiriyorum... Ferat’a Fetat yaziyorum, Diana’ya aldigim randevunun gununu karistiriyorum, Federico’nun okuluna gitmem gerektigi aklimdan cikiyor, “aaaa, bana mi soyledin, ne zaman soylemistin” diyorum her habere...

Toplantida bir ara, surekli iiiiiiiiiiii---iii lamaktan soyledigi hicbir seyi dinleyemedigim konusmaciya daha fazla tahammul edemeyip, kis bahcesine kaciyorum... Yumusacik beyaz koltuklara gomulup, bogurtlen cayi icerken dusunuyorum...

Yorgun muyum neyim?

Degilim aslinda... Hayatin ritmi bu sekilde bu son zamanlarda... Yarim kalmis seyleri ayiklamaya, toparlama, cozmeye calisirken zamanim cok kisitlaniyor...
Antonio’yu ariyorum, sabahi anlatiyorum, simdi cay iciyorum diyorum, yagmur yagiyor keske evde kalsaydin diyor...
Antonio ile tanistigimdan beri, ikimizin arasinda bircok sey surekli degisiyor, yenileniyor, farklilasiyor... Degismeyen tek sey 16 yildir, her yagmur yagdiginda Antonio’nun bana “evden cikmasaydin” keske demesi... Beni suda eriyen birseyle eslestiriyor nedense...”Cok yorgunsun” diyor... Degilim aslinda...


Ben sadece biraz yavaslamak istiyorum... Ritmimizi yavaslatmak, balkondaki kaktusun kuruyan yapraklarini, sanki baska yapacak hicbir sey yokmus gibi temizlemek, supermarkette aldigim herseyin etiketini tek tek okumak, yarim kalan kitaplarimi aylardir biraktigim kosede bekleme cezasindan kurtarip, yeniden okumaya baslamak, salondaki divana uzanip, birikmis eski gazeteleri hatmetmek, cekmeceleri-dolaplari duzeltmek, farenin kafesini temizlemek, ona yeni bir cingirakli oyuncak almak icin 4 dukkan dolasmak o arada kendime birsuru gereksiz ivir zivir almak, semsiye almaya cikip, elimde yeni tuzluk biberliklerle donmek, bu kadar sistemli yasamamak istiyorum...

Ritmimizin yavaslamasina ihtiyacim var... Kosusturma duygusunu birakmak, hatta ortadan kaldirmak istiyorum... Hicbirsey yapmamam mumkun degil ama yapmamisim gibi hissedeyim biraz istiyorum...

Onun icin ben biraz gidiyorum... Sadece blogumdan degil, izledigim ve bence artik bitmis olmalari gerekirken projenin bagli oldugu merkezin bir turlu toparlanamamasi yuzunden, sonu gelmeyen ve bu yuzden bana gina gelen TV dizilerine benzeyen iki projeden de ciktim...Provida’nin toplantilarina da gidemiyecegim, uzgunum ama oyle iste... Budist arkadaslarim zaten yuzumu unutmuslardi bu gidisle hatirlamiyacaklar kolay kolay...

Spining’i birakmadim cunku daha dogru durust baslamis bile sayilmam... Haftada 1 kere gidiyorum...


Iste boyle... Buralardayim ama biraz yavaslamis bir ritmde...

Siz ben donene kadar kendinize iyi bakin... Her zaman bana konuk gelebilirsiniz... Belki bazen bir siir birakirsiniz, bir konu, bir fotograf, bir haber kimbilir...


Benim gercekten biraz "adagio" yasamaya ihtiyacim var...



Dondugumde hala buradaysaniz gorusuruz, yok eger degilseniz hersey icin iyi sanslar...




17 Mart 2010'Roma


*bir muzik terimidir. Yavas ritmli anlamina gelir


55 yorum:

Selhan dedi ki...

Adagio
Andante
Andantino

Muzik derslerinden hattirliyorum bu terimleri... Ezberlemisim... Akordiyon calardim bir zamanlar... Simdi sevgili kizima aldigimiz piyano ile ugrasiyorum... Doktorami tamamlamaya calisirken, (ekonomi,insan davranislari uzmanlik alanim), iki kizimla ilgilenmeye calisiyorum. Karakterlerinin sekilleneceggi yillarm 3 ve 6 yaslarindalar. Ayni zamanda sonbaharda baslamak uzere cesitli islere basvuruyorum. Iyi bir evhanimi ve anne ve es olmaya calisiyorum. Cogu zaman basariyorum sanirim... Kizlarim hep canli renklerle guzel, mutlu resimler yapiyorlar... Esim beni ben onu seviyor ve daha da onemlisi sayiyorum. Hasretlik cekip yasiyoruz gurbet ellerde... Aile hasreti... Memlekette birakilan dostlar arkadaslar sohbetlerin hasreti...

Bazi gunler aynen Mehtap senin gibi hissediyorum. Herseyi birakip gitmek sessiz sakin bir yerlerde dinlenmek istiyorum. Iste o zamanlarimda, herseye seyirci oluyorum. Haber okumuyorum, dinlemiyorum. Dusunme gerektirmeyecek filmler seyrediyorum...

Sen cok guzel anlattin hissettiklerini... Ben o kadar anlatamam ama esinlenip denedim...
Sen dondugunde ben de "Fertat"(buyuk kizim babasina oyle diyordu 2 yasinda iken)da burada olacak...Biz seni cok sevdik, hep hayatimizda istiyoruz bundan sonra... Ne kadar sevildigini bil de oyle git istedim...

Sevgiyle kal,

Selhan

oyuncu dedi ki...

GİDİŞİNİZ ADAGIO GELİŞİNİZ ALLEGRO OLSUN LÜTFEN...
Tabi ki hepimizin zaman zaman küçük bir molaya hakkımız var.Hele ki onca işinin yanısıra bizimle de ilgilenmeyi, sırf söz verdi diye ihmal etmeyen sorumluluk sahibi biri olarak,sizin.Bazen hafiflemek iyidir.Ben kendi adıma sizi bekliyor olacağım.Ama burada olduğumuzu unutmadan gidişiniz Adagıo, gelişiniz Allegro olsun lütfen...
nc

sueyda dedi ki...

Selam Mehtap ,
Uzun zamandır uğramadım ama ben de kendi aramı verdim.Planlarımı değiştirdim , işimi bıraktım , 7 aylığına başka bir ülkeye taşındım.
Umarım sen de kendi aranı verip, yeterince dinlenip döndüğünde benim kadar mutlu mesut olursun.
Herşey gönlünce olsun.
Döndüğünde görüşürüz.

selinka dedi ki...

bencede dinlenip hayata yeniden bir cicek gibi tekrar dan dogmalısın sevgili mehtap.sen en güzelini düşünmüsün.yine planlar yok diyorsun ama yine planlamışsın.bırak hayat yaşadıkca nasılsa devam ediyor.aksın gitsin sende dalgalara bırak nereye gidersen.artık inşallah istedigin denizlerde yüzersin sevgiyle cok mutlu kal lütfen..seni cok seviyoruz.....gittigin yerde bunu asla unutma.

GZNTPSEDA dedi ki...

Hayatın akışı içinde hangimiz bazen mola vermek istemiyoruz ki. Dilerim ritmin biraz yavaşlar ve kendini tazeleyebilirsin. Burada olmama şansımız yok -en azından benim- , alışkanık mı bağımlılık mı desem bilmiyorum ama hep takipte olacağım.

Şimdilik hoşçakal, sevgiyle kal.
Seda

Zamandan Sızan...KIYMET dedi ki...

Mehtap, içim şöyle diyor sen beni hep davet etsende Roma'ya içim tam tersini söylüyor bana şu ara..
Haydi atla bir uçağa sessizce Ankara'ya in alayım seni atayım arabaya sen yorgunluktan uyu arabada, ben seni 5 saat sonra Akdenizin bir sahil kasabasında uyandırayım..İster Kaş gidelim ister Kemere yada canımız nerde durmak isterse kurallara göre yaşamayacağız ya hani aylaklık yapalım :)Akdenizin sularına bırakalım bedenlerimizi sonra güneşine teslim edelim iki gün için bile yapalım sonra ben seni bırakırım yine kendinlede kalırsın hem yalnız hissedersin kendini hem kalabalık yaparım böyle biriyim ben..Sonra sessizce bırakırım seni ve dönüp sana el salladığımda rüya olmadığını anlamak için şarkı dinlerim yol boyu...
Hayal olmaktan çıkar Mehtap bekliyorum..

kara kitap dedi ki...

iyi dinlenmeler.hepimiz yavaşlamaya ihtiyacı var.

Adsız dedi ki...

Merhaba Mehtap Hanım,
insanın kendisi, kendi mutluluğu, huzuru herşeyden daha önemli diye düşünüyorum. bu verdiğiniz arada oğlunuza, eşinize ve kendinize daha çok vakit ayırıp bu huzuru yakalayacağınıza inanıyorum. hem çalışıp hem de evime yetişmeye çalıştığım dönemlerde çocuğuma yeterli vakit ayıramamamın verdiği vicdan azabı çok kötüydü.
siz bize çok emek verdiniz, çok vakit ayırdınız. şimdi bu zamanı kendinize ayıracaksınız. biz bize öğrettiklerinizle yolumuza devam edeceğiz. döndüğünüzde de burada olacağız inşallah. herşey gönlünüzce olsun...
Fatma M.

Adsız dedi ki...

seni özleyeceğiz ..

Miskokulu Lezzetler -Mine- dedi ki...

Ben gidiyorum sözü bana daha önce çok sevdiğim bir insanın sözünü hatırlattı ve gözlerim doldu. Bu gitmeler iyimi gelecek sizce içinizdekileri dökemedikçe giderken içinizde birikenleride bırakamadıkça onlarda beraber gidilecekse.... Işıl ışıl baharı yaşayan İzmirden sevgiler.

Delfina ; dedi ki...

adagio'n bol olsun,huzur dolsun tatilini mehtapcım...biz burdayız,yeni gelenlere yoldaşlık ederiz için rahat olsun.

federico ve sana sıkı sıkı sarılıyorum...

fatmakökdilgökçe dedi ki...

merhabalar,,,,,
siz de dönünceye kadar kendinize iyi bakın sevgili MEHTAP....
herşey için,paylaşımlarınız için teşekürler bir kez daha...
SEVGİLER....

nesrin dedi ki...

Sevgili Mehtap hanım,yazılarınızın sessiz takipçisiyim.Yaklaşık 1 yıldır hergün girip yazılarınızı kontrol ediyorum.Acaba yeni bir yazı var mı diye.Bana yaşama enerjisi veriyorsunuz.Güneş gibi.Hava ve ruh halim nasıl olursa olsun sizi okumak bana mutluluk ve pozitif enerji verdi.Gidişinize üzüldüm.Ama bende doktorum ve sizi çok iyi anlıyorum.Arada mola almak lazım.Yoksa tükeniyor insan.Umarım tekrar ışınlarınızı bize gönderirisiniz.Ruhumuzu ısıtmamız için.Sevgilerle

Terazi dedi ki...

Yazdıklarını okurken bir baktım Sezen'in şarkısını mırıldanıyorum.

Benim de deli gibi gidesim olan bir zaman dilimiydi... Yağmurlu bir günde, Sahil Yolu'nda, Ferhat Göçer'in sesinden avaz avaz bu şarkıyı dinleyerek, en sağ şeritten defalarca gidip geldiğim gün hissettiklerimi duyumsadım yazında...

Ben de burada olacağım döndüğün gün... Ne zaman olursa...

* * *

Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam

O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

Bir şiirden bir sözden
Bir melodiden bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor

Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

* * *

JİVAGO dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
funda dedi ki...

özlerim ama beklerim

Adsız dedi ki...

seni özleyecegiz demisler... özledim bile..

Güngör Ekinci dedi ki...

Seni seviyoruz.
Güzel bir tatil geçir.
Kendini çok özletmeden dönmüş olman dileği ile sevgiler...

Filiz dedi ki...

ne zaman istersen o zaman döneceksin, birde bakmışsın herkesler burada....

Kadriye dedi ki...

ah üzüldüm, sessiz bir takipcindim...ama beslenme programini izliyorum ve uygulamaya calisiyorum....seni cok iyi anliyorum...bende yogun tempomdan kurtulup söyle en azindan üc ay deniz kenarinda bir all inclusive tatil köyüne yerlesmek isterdim...istirahat etmis, canlanmis, yenilenmis bekliyoruz seni

Ebru dedi ki...

SEVGİLİ MEHTAP,
BEKLİYOR OLACAĞIM...

Ebru(anc.)

gamze ilerchi dedi ki...

ben bekleyenlerden ve hep bu arada sana bırakılan yorumları okuyanlardan olacağım.sanki sen varmışçasına bu sayfanın yaşadığına ve yaşatıldığna tanıklık edip katkıda bulunacağım.bugüne kadar bize yaşattıkların için minnettarım.senin anlatıların hayatta mihenk taşım olacak sevgili doktorcuğum.

Adsız dedi ki...

sevgili mehtap,
seni ozleyecegiz ama aldigin kararin sanada cok iyi gelecegini hissettim. ve seninle ve tum okuyucularinla paylasmak istiyorum bir hitit duasini. sevgiyle git, sevgiyle akl, sevgiyle don... harika :)

HiTiT DUASI

"Tanrım,
Beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir...
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele...
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver.
Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği,
belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol...
Anlık güzellikleri yaşayabilme sanatını öğret;
Bir çiceğe bakmak için yavaşlamayı,
güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı,
güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,
balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi ögret...
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini,
yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler oldugunu bileyim...
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi
büyümesine bağlıdır...
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı
değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha
sağlıklı olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi...
Tanrım,
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,
Değiştiremeyeceğim şeyleri Kabul etmek için SABIR,
İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve HİKMET,
Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver..."

HiTiTLERiN M.Ö.2000 YILINDAKİ DUVAR YAZISINDAN

Adsız dedi ki...

ama ben sizi özlüyorum:((

Terazi dedi ki...

Sevgili Mehtap,

Dün sayfana geldim. Döndüm, dolaştım. Eski(meyen) yazılarından okudum tekrar tekrar... Birkaç satır yazayım dedim, vazgeçtim.

Şimdi yine buradayım.

Bizim tempolar son sürat devam! Yaşıyoruz; "durdurun dünyayı inecek var" tadında yaşamak, ne kadar yaşamaksa...

"adsız" okurunun paylaştığı duayı; şu aralar etrafımda çokça bulunan, "nasıl bir hız bu, yetişemiyoruz! istemiyoruz böyle hızlı yaşamayı, ıskaladığımız şeyler öyle çok ki..." diye sızlanan, mutsuz ama ellerinden de pek bir şey gelmediği için devam eden -ben de dâhil- tüm sevdiklerimle paylaşacağım.

***

Yazılarını, hele de "önce sağlık" başlığına yazdıklarını, senden öğrenmeyi özledim ben de...

Ama olsun... Zamanı belli olmasa da, bir gün döneceğini bildiğin birini beklemek, "içinde umut olduğu için" güzel.

Sevgilerimle...

EBRULİ dedi ki...

Giriş beni çarptı ilk olarak.."önemi ben önemsediğim için.."Anlam yükleyen bilzriz di mi her şeye.Sonra anlamsızlaştıklarında,karşımızdakine kızıyoruz.Oysa bizim için değeri kalmıyor artık..Bu kadar basit.Ama pratikte zor.Sevgiler.

JİVAGO dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

merhabalar Mehtap hanım.geçen sene başlattığınız dengeli beslenme yolcuğunu 1 senedir takip eden sessiz izleyicilerinizdenim.tartıda 66 kg yu görünce ben de denemeye karar verdim ve 3 haftayı tamamladım.(bu arada boyum 1,63.)bu süre içerisinde söylediklerinizi eksiksiz uyguladım ve hiç tartılmadım.ilk 2 hafta kıyafetlerimde ve aynada hiç bir farklılık görmedim.çevremden de duymadım.ama ne olduysa 3.haftada oldu.inanamadım.pantolonlarım bollaşmaya başladı ve göbeğim küçüldü.hatta 2 yıldır giyemedğim 1-2 pantolona biraz sıksa da girebildim.pazar günü yani dün tartıldığımda 60,5 kg yu görmek muhteşemdi.normalde 3 haftada 3 kg beklentim varken 5,5 kg olması beni şaşırttı.üstelik hiç hareket,egzersiz,yürüyüş v.s.yapmadan.sadece yiyerek ve aç kalmadan.şu an 4.haftama başladım.motivasyonum artmış bir şekilde devam ediyorum.hedefim 5-6 kg daha vermek.eminim bu da 3 haftada olduğu gibi kolayca verilecek.size çok teşekkür ediyorum..sevgiler,NURAY

kütahya dedi ki...

Umarım dilediğiniz gibi günler geçiriyorsunuzdur.Her gün mutlaka uğruyorum.Dört gözle gelişinizi bekliyoruz.Bugün sadece merhaba demek istedim.sevgiyle kalın.

gamze ilerchi dedi ki...

güzel doktorum,merhaba demekiçin uğradım...hem sana hem gönlü ve aklı sende kalan tüm dostlarına...sevgiyle öpüyorum canım benim..

sabun tozu dedi ki...

mehtap

özledik gerçekten seni .. açık zihninle hep aydınlattın kimi zaman süprizler yaptın kimi zaman sevindirdin kimi zaman düşündürdün ..hayatımın içinde mutlaka okunmalı mutlaka internetten dahi olsa görüşülmeli denebilecek bir yere sahipsin. sen dinleniyosun bir ara verdin bende eski yazılarını okumaya karar verdim ne kadar hoş şeyler yazmışsın bu arada kiloda veriyorum ..gerçekten seni tanıdığıma çok seviniyorum .
rahatlayıp dinlenip huzur dolup tekrar güzel güzel yazılar yazman dileğiyle .iyi bak kendine .

Adsız dedi ki...

iyi akşamlar, sitenizi ve yayınladığınız yazıları ilgiyle takib ediyorum. bu dönem de diyet kayıtları açacakmısınız. sevgilerle...
Esra,

bengü dedi ki...

sevgili mehtap biz seni çok özledik....

Adsız dedi ki...

sevgili mehtap seni çok özledik. nayloş

birdutmasali dedi ki...

birazda ben gideceğim...
dönüş bileti olurmu bilmeden.....

ayşegül dedi ki...

off yaaa one way ticket mı gıttın
guzel mehtap ablacık...

dusundun mu..eledın mı yaramazları,
kotu dostları dusundun mu??????

bek-lı-yo-ruz :DDD

sevgılerrr

pc. once dengelı olmalı bı ınsan dı mı?

Ferat dedi ki...

Merhaba Mehtap

Umarim buraya verdigin ara ise yaramis ve dinlenerek istedigin seylerle ugrasmaya vaktin olmustur. Bize kazandirdiklarin icin sana cok cok tesekkurler. Senin bize kaybettirdigin tek sey fazla kilolarimiz oldu. Yapilan yorumlardan cok ozlendigini anlamissindir. Selami Sahin'in cok sevdigim bir sarkisindan esinlenerek sana bir siir yazdim/uydurudum. Selami Sahin'in ozledim sarkisi arka fon'da olmak uzere yayinlarsin :) Sevgiyle kal.



Sen gittin ya Mevsimlerden Roma’nın anlamı kalmadı
Sen gittin ya Internet’in önemi kalmadi
Sen gittin ya senden sonra mutlu kalan olmadı
Senle geçen blog vaktinin kiymetini bilmedik

Özledik cümlelerindeki inceliği özledik
Özledik sımsıcak önerilerini özledik
Özledik sohbetini o aklını özledik
Gelmedin gözbebeğimiz can yoldaşımız gelmedin

Sen gittin ya aklımızdaki sorular bir an bile dinmedi
Sen gittin ya klayvemizden mevsimlerdenroma bir an bile düşmedi
Sen gittin ya o gün bu gün inan içimizdeki sevgi bir an bile dinmedi
Senle geçen blog vaktinin değerini bilmedik


Özledik cümlelerindeki inceliği özledik
Özledik sımsıcak önerilerini özledik
Özledik sohbetini o aklını özledik
Gelmedin gözbebeğimiz can yoldaşımız gelmedin

Terazi dedi ki...

valla ferat bravo :)))

çok güldüm.. hem güldüm, hem içim tuhaf oldu.. hele şu cümlen:

"Senle geçen blog vaktinin değerini bilmedik"

bayıldım.. katılmamak mümkün mü?

***

mehtap; yeni yazı yazma ama şu "özledik" diyenlere bir ses ver.. "iyiyim, her şey süper gidiyor, merak etmeyin..." de, yine git..

olmaz mı?

Selhan dedi ki...

Sevgili arkadaslar,

Hepiniz gibi bende Mehtap'i cok ozledim... Ama... Ama Mehtap gideli daha 3 hafta oldu... Cok daha uzun geliyor degil mi? Evet, bence de oyle... Sevgili Doktor'umuz yazdigimiz yorumlari onaylamakla bence iyi oldugunu belirtiyor :D Sabredelim... Az kaldi, geri sayiyoruz!

Her gecen gun artan enerjisi ve ozlemiyle geri dondugunde nasil olacagini dusunup 4 gozle ve sabirla beklemeye devam....

Sevgi dolu gunler diliyorum...

Selhan

bengü dedi ki...

ferhat aslında hepimizin duygularına tercüman olup söze aktardı bayıldım.eline yüreğine sağlık...

Adsız dedi ki...

Umarım gerçekten kendine vakit ayırabiliyorsundur. Herkes gibi ben de özledim.

Sevgiler

Emel

Adsız dedi ki...

selam ,bu blogu 2 gün oldu bulali,geckaldigim icin cok üzgünüm kendi adima,gercekten yazinizdaki güven ve samimiyet cok icten,bunun icin sizi kutluyorum,( bu konuyla alkasiz belki ama,umarim okursunuz ,diyet listeniz 6 haftalikmi yoksa 6.haftadan sonra tekrar 1 haftadaki listeyemi dönünülür,?)bu önemli kayitlar kapali ,kendimi sanssiz hissetmekle birlikte kilo konusunda basariya ulasan arkadaslarin yazilarini okudukca banada bir güven geldi) diyet yapan arkaslarda cevaplara sevinirim,,...AYSEGÜL

Kral Çıplak dedi ki...

Sevgili Mehtap Hanim,
Diyeti biraktigim zamanlarda, sitenize ugramaya yuzum elvermiyor:(Sucluluk duygumu arttiriyorsunuz. Neden boyle oluyor bilmiyorum.
Meger neler kacirmisim, neler...
Hemen kaldigim yerden okumaya devam....

Siz gelinceye kadar, kendime ceki duzen vermem lazim...
Sevgiler

Fevkalade

İlknurca dedi ki...

Merhaba, bu bloga nereden nasıl geldim hatırlamıyorum. Gecenin bir yarısı uykum kaçmıştı, sağlıklı beslenme, diyet, gezi derken kendimi burada buldum.
Tesadüflere inanmam uzun zamandır böyle bilgilere ve buradaki paylaşımlara ihtiyacım olduğunu hissediyor ama ne yapmam gerektiğini bilmiyordum.
Arşiv yazılarınızın neredeyse tamamını okudum diyebilirim, hatta yorumları bile gözden geçirdim. Atladığım birşey olmasın diye.

İçten, sıcak yazılarınızı okudukça sanki sizi hep tanıyormuşum gibi hissettim.
Hayatta bazen böyle molalara ihtiyaç duyuyur insan, herşeyden önce siz iyi olun ki sevdikleriniz de iyi olsun değil mi?
Dilerim gönlünüze göre dinlenir, huzurlu olursunuz.
Dönüşünüzü bekleyenlerdenim.

gamze ilerchi dedi ki...

sevgili doktorcuğum,hem azimle diyetime devam ediyorum,hem el alışkanlığı ve diğer dostları merak ettiğimden siteni ziyaret ediyorum.ferat nasıl da güzel yazmış,yüreğine sağlık.bizi bir arada tuatan yine sevgin.oradan gizli gizli okuyacağına bir yazı attırıver arada e mi?sevgilerile ve tüm dostlara selamlarımla

Adsız dedi ki...

ne bu yaa serbest kürsüye çevirmişsiniz kızcağızın sayfasını.

hiç hazzetmem böyle şeylerden.

aşık ozan şair

JİVAGO dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Hüma dedi ki...

merhaba mehtap hanım. IP adresimden neredeyse hergün sayfanızı ziyaret ettiğimi görüyorsunuzdur. ama sessiz takipçilerinizdenim. bebeğim 7 aylık olunca yavaş yavaş diyetinizi uygulamaya başladım. tavsiyelerinize uyarak toplam 9 kilo verdim. şimdi bebeğim 18 aylık ve ben 1.70 boy, 68 kilo ölçülerindeyim. tıkandım. bütün haftaları tek tek uyguladım. bitti. böyle kendine yapmak da insanı rehavete sürüklüyor. yani eğer dinlendiyseniz dönseniz ne güzel olur. aslında iki önemli projenizden ayrılmanızdan bu aranın iki aydan kısa olamayacağını tahmin ediyorum ama...

Beyhan dedi ki...

Merhaba Mehtap Hn,

siz giderken ben sizi yeni keşfettim. 21 marttı galiba sitenizi bulduğumda. 40 yaşında 1.64 boyunda 66 kiloydum. 1 yaşında bir oğlum var.Doğum kilolarımı verememiştim. Listenizi 15 gündür uyguluyorum. Şimdiden 4 kilo verdim. Üstelik çok da zorlanmadan. Çok teşekkürler. Gerçekten kendimden irademden umudumu kestiğim anda bu çok iyi geldi. Bu sefer beslenme alışkanlıklarımı değişitrrebileceğime umudum çok fazla. Umarım sizin için de herşey iyi gidiyordur ve yorumları okuyorsunuzdur.

Yazılarınızdan şiir sevdiğinizi anladım. Benim şiirle aram pek yoktur. Mühendisliğin yan etkileri :) Sizin için 2 gündür şiir okuyorum. En son biraz hüzünlü olmasına rağmen bunda karar kıldım. Kim korkar hüzünden :)

HER KADIN KENDİ AĞACINI TANIR

Sana geldiğimde
Kanatlarını,
Siyah taşlarla örülmüş
O ıssız şehrin üzerinde açacak,
Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek
Ve acıyla bağıracaktım.

Her kadın kendi ağacını tanır.

Uçtum o gece.
Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim.
Gölge olmayınca ruh yalnızdı. Uludum.


Bejan MATUR



sevgiler
Beyhan

Adsız dedi ki...

mehtap hanım mail adresinizi aradım ama bir türlü bulamadım.. sizinle özelden bağlantıya geçmek istedim.. 29 yaşında ve 110 kiloyum.. yardımlarınıza ihtiyacım var.. bana yazabilirseniz sevinirim..

dobruca dedi ki...

merhabalar mehtap hanım,
sizi öyle özledim ki burada sizi izleyip sesini duyuran pek çokizleyici gibi sesini az duyuran ben sizi çok ama pek çok özledim umarım iyi bir tennefüs yaşarsınız özlemle bekliyorum yazılarınızı sevgi ve sağlıkla kalın

dobruca dedi ki...

merhabalar mehtap hanım,
sizi öyle özledim ki burada sizi izleyip sesini duyuran pek çokizleyici gibi sesini az duyuran ben sizi çok ama pek çok özledim umarım iyi bir tennefüs yaşarsınız özlemle bekliyorum yazılarınızı sevgi ve sağlıkla kalın

İlknurca dedi ki...

Her gün mutlaka uğruyorum, belki bir ihtimal gelmiş bir şeyler yazmışsınızdır diye.
Sonunda dönüş olduğunu bilince beklemek de güzel.

İlknurca dedi ki...

Mehtap Hanım, tamam biraz ara verin ama en azından kısa da olsa bir yazı ekleyin. İyi misiniz, herşey yolunda mı... Siz yine devam edin tatilinize ama merakta bırakmayın.
Sayfanız sizin yazılarınız olmadan çok öksüz...

Ashley dedi ki...

Daha önce bu bloğu nası keşfedememişim ya :S ? Çok güzel anlatmışsınız herşeyi.Çok güzel herşey.
Sevgiyle kalın
Ashley