Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

13 Kasım 2009 Cuma

ZARFIN ICINDEKI ORMAN...

Once Saglik grubunun icinde kendiliginden olusan sinifin baskan yardimcisi Delfina, bana hergun ufak bir mesaj yollayip nasilsin demeye baslamisti... Iyiyim diyordum... Anneler gunu gecmisti, Turkiye'ye gelmeye hazirlaniyordum... Birgun biraz mahcup bir tonla, "sana birsey yollamistik, galiba gelmedi, yoksa bize yazardin diye dusunuyorum" dedi...



Almamistim hicbirsey... sonra ikimiz iki taraftan kosturmaya, benim icinde ne oldugunu bilmedigim bu zarfin akibetini anlamaya calistik. DHL'e telefon telefon ustune derken aksam eve geldigimde bir zarf buldum nihayet...

Hemen actim...

Zarfin icinden bir orman cikti... Hayatimda aldigim en guzel armaganlardan biriydi bana ulasan... Kimsenin adi yoktu... Hepinizdiniz... kim katilmistir, kim katilmamistir bilmiyorum ama "hepinizdiniz"...

Biri Federico ve benim adima, digeri sinifimiz adina Tema Vakfi araciligi ile dikilmis agaclar... icinizde benim gibi mal mulk derdinde olmayanlar varsa, bilinki bir suru dikili agacimiz var artik...

.
.
.


.
.
.
.


.
.
.
.
.
.
.
.

.
.
.
.
Edirne'de ve Sanliurfa'da buyuyorlar bizim icin...

Sonra armaganlarin devami Turkiye'de elime ulasti... Neler yoktu ki paketin icinde... kahveler, lokumlar, akide sekerleri... Ve kadife bir kutunun icinde el emegi, islemeli, cok ama cok narin bir de vazo... Ucakta kucagimda tasidim gelirken Roma'ya...

Tema'nin Erozyonla Mucadele haftasi etkinlikleri bana hatirlatti bunlari...

Ne guzel birsey basardiniz hep birlikte... "Kaybetmek" her zaman olumsuz anlam tasimiyor demek ki... Kilo kaybettik, birlikte bircok dostluk, bir suru agac, paylastigimiz onca seyi kazandik...

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.


Daha da kaybetmeye devam edecegiz zaten... Gevsemeyin, aliskanliklariniza sahip cikin, bir yere kaybolmayin...

Biraktigimiz noktadan baslamak uzere donmemize cok az kaldi...




13 Kasim 2009'Roma

16 yorum:

Ferat dedi ki...

Merhaba Mehtap hanim.
Gercekten bu hediyeler sizin icin az bile. Emegi gecenlerin ellerine ve akillarina saglik.
Size bizim hikayemizin sozunu vermistik ama ben bizim hikayeyi biraz geciktirip sizden ogrendigimiz 12 ana kurali dilimin dondugunce yazmaya baslamistim. Baktim bu bizim hikayemizden daha yararli olacak ozellikle yeni arkadaslara, devam ettim yazmaya. 12 kural cikti ortaya. Bunlara ben Mehtap'in 12 kurali dedim ama siz nasil yayinlamak isterseniz oyle yayinlayin. Hikayemizde gelecek ama once bunu yollamak dah iyi diye dusunduk. Cook tesekkurler tekrardan. 19 yasimdaki ve fit halimdeki kiloma dondum sayenizde. Isin en akil almaz tarafi ise bunu sizin sayenizde cok kolay basarmis olmam. Ne diyecegimi bilmiyorum aslinda. O yuzden tesekkur edip duruyorum herhalde. Iste bence sizin 12 altin kuraliniz..:)

Ferat dedi ki...

Methap’ın 12 Altın Kuralı

1. Öğrendiğimiz diyet değil sağlıklı yaşam için zevkle yeme kültürü
2. Vücudunuzu sevin
• İnsan kendisi ile barışık olmalı ve sevmeli. Vucunuzu sevin derken sadece fazla kilolarınızı sevin demiyoruz tabiki. Vucudunu seven bir insan kanında fazla şeker ve kolesterol istemez. Vucunu seven insan yüksek tansiyonun yavaş yavaş beyninin bir et parçasına dönüşmesini istemez. Vucudunu seven bir insan iki üç merdiven çıktıktan sonra nefes nefese kalmak istemez. Sonuç itibari ile kendimizi ve vucudumuzu seviyorsak eğer ona iyi davranmalı ve ona en iyi formu vermek için emek harcamalıyız. Yanlız, bunu söylerken 90-60-90 ölçülerden yada üçgen vucutlu ve 6 katmanlı karın kaslarından bahsetmiyorum. Burada bahsettiğim sağlıklı bir insan vucudu, tastakır kuru bakır bir manken bozuntusu vücudu değil.
3. Mehtab’ın kitabında suçluluk yok.
• Bazı şeyleri fazla kaçırdığımızda hiçbir zaman suçluluk duymayacağız. Onun yerine fazladan kaçırdıklarımız için bir 10-15 dakika daha spor yapmalı yada bir öğün yeşil çorba yemeliyiz.
4. Ara öğünleri hiçbir zaman kaçırma.
• Ara öğünler bir sonraki öğüne 1 saat kalana kadar yenebilir. Eğer daha az var ise bir sonraki öğün biraz öne çekilmeli ama ara öğün kaçtı diye öc alınmamalı.
5. Geri kalanı sebze ile doldur.
• Yediklerimizden doymadığımız hissi duyuyorsak, yeşil yapraklı ve bol sulu sebzeler ile arayı kapatmalıyız

Ferat dedi ki...

6. Az çeşitten çok yemek yerine çok çeşitten az.
• Bir şeyden çok yemek yerine birkaç şeyden az az yiyerek öğünlerimiz zenginleştirilmeliyiz
7. Tartılmak yok.
• Kesinlikle hergün tartılmamalı, en sık olarak haftada bir olabilir eğer ilk 6 haftayı tamamladıysanız
8. Canınız istiyorsa vücudunuz istiyorsa kaçmak yok.
• Canınızın çektiği bir şeyi besin yapısına baktıktan sonra kesinlikle yemelisiniz. Mesela canınız baklava istedi. Bir kaç hafta bir tepsi baklavayı hayal etmek yerine. Bir ara öğününüzde bir dilim baklavayı yiyerek özleminiz büyümeden dizginleyin. Ama kesinlikle suçluluk duygusu hissetmek yok.
9. Ne kadar emek o kadar zevk ve sağlık
• Öğünlerinizi hazırlarken yada seçerken özen gösterin. Mümkünse önerilen seçenekleri anlayıp kendi seçeneğinizi yaratın. Yediğiniz şeyleri zorunlu olduğunuz için değil istediğiniz için yiyebilmelisiniz. Mesela ben 4 kuru kayısı ve 8 bademden oluşan ara öğünüm ile nutella sürülmüş yarim dilim ekmek (50 calori) ve bir küçük elmadan oluşan ara öğünüme hastayım.
• Yeşil çorbayı damak tadınıza göre değiştirerek hazırlayın. Kurul 8’i hiç unutmayın. Mesela eğer yeşil çorbayı pişirerek yiyorsanız, soğan katmayı deneyin. Hatta çok az salça bile katabilirsiniz. Ayrıca en sevdiğiniz baharatlar ile süsleyin ve onu özenle hazırlanmış güzel bir yemeğe dönüştürün. Özellikle sindirim sisteminden şikayetçi arkadaşlar yeşil çorba konusuna özen gösterip kendirelerini ve sindirim sistemlerini büyük bir dertten kurtarabilirler.
10. Vucudunuzu şaşırtın.
• Yediklerimiz hiç bir zaman iki gün üst üste aynı olmamalı. Vucudunuzu hep şaşırtmaya çalışın. Kolay diye hep aynı ara öğünü uygulamayın mesela.
11. Toplam kalori değil çeşitlerin kalorilerisine dikkat etmeliyiz.
• Yediklerinizin kalori toplamına bakmak yerine kullandığınız malzemelerin teker teker kalori değerlerini düşük tutun. Mesela dilimi 130 kalori bir ekmek yerine, dilimi 45 calori bir ekmek tercih edin. Aynı mantığı diğer yediklerinize de uygulayın. Ayrica sindirimi emek isteyen yiyecekler şeçin, mesela lifli sebzeler, kereviz, marul, yeşil soğan, bol yapraklı sebzeler, vs.
12. Ne zamanbaşınız sıkışsa cevabınız yeşildir.
• Yani baktınız doymadınız bir şey yemek istiyorsunuz, o zaman cevabınız yeşildir. Mesela yeşil yapraklı sebzeler yada bol su içiren sebzeleri götürün, mesela hıyar, kereviz sapı (Amerikan krevizi), yada marul. Burada özellikle dikat etmeniz gereken nokta kökümsü sebzelerden uzak durmak.Mesela patates, havuç, ve turp gibi sebzeleri salata niytetine tüketmemeye çalışın. Yani yediğiniz sebze toprağın altından geliyorsa, sebze olarak değil karbonhidrat olarak tüketilmeli.


Ferat Sahin
Trabzonspor'lu Ferat..:)
Sevgiyle..

Belgin dedi ki...

Günaydin,
ne zaman senin buraya gelsem, ya sevincten ucuyorum, ya da gözlerim doluyor.. Ama ikiside güzel iste, o kadar güzel yaziyorsun ki.. Ellerine, yüregine saglik..

Adsız dedi ki...

Merhaba Mehtap, bu gün sabah hava kapalı olarak güne merhaba dedikten sonra hiç beklemediğim yazınızla günüm yine aydınlandı.
Ne kadar güzel yazmışsın yine. Ne hoş ifade etmişsin 'Sağlık grubu' diye, eline diline sağlık.
Fidanlarla birlikte sevgimizde gitgide büyüyor, hep birlikte.
Sayenizde tanıdığımız kişiler(sanal alemde olsa da, her birinin çok değerli olduğunu biliyorum) ve en önemlisi bizlere öğretmiş olduğunuz sağlıklı yaşamla ilgili bilgilerin yanında,size verilen küçük armağanların sözü bile olmaz.
Hayatta her kaybedilenin sonunda bir kazanım olduğuna inanırım. Kaybedilen olumsuz anlamda bile olsa kazanılan tecrübe vardır.
Mutlu ve sağlıklı günler diliyorum.

Gülsüm

beenmaya dedi ki...

burdayız kaybolmayız bunca paylaşımdan sonra olur mu hiç merakla beklemedeyiz :)))

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

MEHTAPCIĞIM ORMANLARIMIZ BURADA ŞANLIURFA'DA SANA BURAM BURAM OKSİJEN GÖNDERİYORLAR.
SEVGİLER

birdutmasali dedi ki...

hatırlıyorum o günleri diyemeyeceğim..
'' O ' heyecanı kendi adıma hiç unutmadım.
içerde güzel bir orman içinde, kuş seslerinin içinde en yeşiliyle yaşıyor..
adeta federico ile büyüyor....
mutluyum federico bizden nice sonrada, hepsinin kocaaaa çınarlar olduğuna dek,
İNŞALLAH GÖRECEK...
ÖMRÜ ULU ÇINAR OLSUN...
sevgiler.. teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Onca yılın yükünü taşıyan bu toprakların ve bu dünyanın nefes almasına katkımız olması ne güzel bir anıydı benim için...

O anının üstüne satır satır sayfa sayfa anılar eklendi.. Her şey yolunda buralarda ve umarım oralarda da...

Bıraktığım nokta neresiydi hatırlamıyorum çünkü ben hiç bir zaman bırakmadım :) heyecanla bekliyorum...

Hala 57 kg olan Nükhet Z. :)

bengü dedi ki...

buradayız amacına ulaşanların bile artık sizin güzel yazılarınızdan vazgeçmesi mümkün mü?sevgili ferhat ne güzel maddeler haline getirmiş sağlıklı yaşam şeklimizi.sevgili mehtap size bu hediyeler az bile.siz burada olduğunuz müddetçe biz herzaman buradayız.sevgilerimle bengü

Seyyar Dünyam dedi ki...

Merhabalar
Evlendiğimizde arkadaşlarımız düğün hediyesi olarak Tema Vakfı aracılığıyla benim ve eşim adına 14 ağaç dikerek çok mutlu etmişlerdi. Haziran ayında Roma'da iki sene yaşamak üzere oraya geleceğiz. Bu yüzden blogunuz dikkatimi çekti ve yazdıklarınızı severek okudum. Eğer ilginizi çekerse b u da benim blogum seyyardunyam.blogspot.com
Sevgiler

oyuncu dedi ki...

Mehtap hanım,bir yere kaybolmamız mümkün değil,sağlıklı beslenmeyi öğrenirken, bir yandan pek çok boş kalorili yiyeceğe olan bağımlılığımızdan kurtulurken, diğer yandan sizin yol gösterici, pozitif enerjili yazılarınızın bağımlısı haline geldik.

Ferhat'ın çok güzel bir reçete haline getirmiş olduğu sağlıklı beslenme kurallarımız sayesinde gerçekten de hiç zorlanmadan,diyet yapıyoruz diye ne kendimizi ne de çevremizdekileri paralamadan,adeta
kendimize bile diyette olduğumuzu farkettirmeden hafiflemeye devam ediyoruz sizin sayenizde.

Tekrar tekrar teşekkürler...
nc

Adsız dedi ki...

merhaba mehtap hanım, her şey yolunda ve devam ediyorum. güzel gidiyor. haber vereyim istedim. ayrıntılı raporu gelecek pazartesi günü vereceğim. size keyifli, sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum. sevgiler ve selamlar. güneş.

ELIF dedi ki...

merhaba mehtap hanim..
ben 3. haftaya baslamis sizi sonradan kesfetmis bir ogrencinizim :)
ilk iki haftamda kacamak yapmadim diyemem ama bu hafta sizin tavsiyelerinize tam uymayi hedefliyorum.
hala tartilmadim ama gorenler inceldigimi dusunuyorlar..
sizi sorular sorup sıkmayacagim zira eski yazilarinizi buyuk bir titizlikle takip ediyorum..
hala sizin yazilarinizi okuyup yeni bir sinif olusturan ogrencileriniz var unutmayin :)
sevgilerimle..
ELIF

Adsız dedi ki...

selam Mehtap..Serpil ben.:)Seni bir yıl boyunca blogunda izledikten sonra,bugün hoş bir tesadüfle tanıştığımız için çok mutluyum..Yüzümde hala kocaman bir tebessüm var..Tekrar görüşmek üzere,Gül Kal..:)

Terazi dedi ki...

Sevgili Mehtap,

Tüm güzellikleri fazlasıyla hak ediyorsun. Yazıların kuru cümleler değil! Bizlere, hayatlarımıza dokunabiliyor ve inanılmaz bir sinerji oluşturuyor... Bunun için de; ne desek, nasıl ifade etsek minnetimizi bilemiyoruz...

Ferat, "Mehtap'ın 12 Kuralı" için teşekkürler... Ne güzel özetlemişsiniz. Çıktı alınıp, buzdolabına asılacak ve "sağlıklı beslenme kuralları" olarak iyiiice sindirilecek :))