Mutfak penceresinden disariya bakiyoruz... Bak yapraklar dokulmeye basladilar bile diyorum, belki degisik renklerde toplayip bana getirirsin birkac tane... Burnunu cekiyor.. Hava cok sicak.. Cok nemli.. Cok yapis yapis... Ama ruzgar var.. Gunes gokyuzunde ama, gokyuzu grimsi...
Anne bu mevsimin adi ne diyor.. Bu mevsimin adi Roma diyorum..

14 Temmuz 2009 Salı

HÍNCÍ N'OLCAK...?




Evin insaniydi Yeter hanim.. Cocuklugumdan beri anneannemlerin evinde gormeye alistigim, benimsedigim biriydi.. Ben mecburi hizmetten donup, Ankara’da yalniz yasamaya baslayinca, bana haftada bir yardima gelmeye karar vermis, gununu kendi secmis, geldiginde de neyi nasil istiyorsa o sekilde “hizaya sokmustu” Or-An sehrindeki evimi..

Kapidan girer girmez, “bu ne daginiklik” diye soylenmeye baslar, “akilli giye giye, aptal da yuya yuya eskitir urbasini” diye her cikardigimi hemen yikamama laf dokundurur, evi hallac pamugu gibi atar, bir yandan da bu dunyada bir insanin evlenebilecegi sayili hayirsizlardan olan kocasinin yaptiklarini anlata anlata bir hal olurdu.. Yemegin ustune kahvesini pisirip eline verdigimde, yuzume bakar, “netcem ben bu kocayla he, hinci n’olcak?” diye bana sorardi..

Hayat daha umut etme fasliydi benim icin.. Hicbir “hinci n’olcak ?”’in cevabi yoktu kafamda.. Sorular da yoktu zaten.. Bilmezdim cevabini, bugun de bircogunu bilmedigim gibi..

Dogrudur, bir cok “hinci n’olcak” ’in cevabini bilmem ama bildiklerimin bazilarini da iyi bilirim dogrusu..

Verilen kilolarin nasil geri alinmayacagi, ve kilo vermenin durdugu zamanlarda ne yapilacagi bu iyi bildiklerim arasindadir.. Keske Yeter Hanim, "verdigim kilolari almamak icin hinci ne yapmem lazim? diye sorsaydi da , sip diye verseydim cevabini...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Cok sevdigim arkadaslarimdan biri (adi bende sakli, meslektastir kendisi) bu dunyada varolan butun sacma sapan diyetleri denemis, lastik top gibi kilolari bir alip bir vermis, kulaklarina igneler batirtmis, kereviz saplari kemirerek omur tuketmis, sonunda tam da cok hoslandigi erkek karsidan geliyorken, tansiyonu dusup bayilinca, diyet maceralarina son vermis ve bana bu konuda ona yaptigim elestiriler icin zaman zaman kùserek, “herkes senin kadar sansli degil, ben su icsem yariyor, ama hakkaten yariyor, beni rahat birak” diye fircayi cekip, beni kendi metabolizmam ile ilgili dusuncelere gark etmisti.... Haksizlik ediyordu arkadasim..

Bana da su icsem yariyor.. Ama “hakkaten” yariyor..

Ozellikle, Cumhuriyet Lokantasinda bana 2,5 porsiyon iskender dedigimde “ortaya mi ?” diye soran garsona, “hayir bana” diye cevap verebildikten sonra, sicak olsun diye 1+1+ ½ olcusunde yenmis iskenderin ustune, bir de hosmerim tatlisi yiyip, uzerine afiyetle kahvemi yudumlarken, yaninda getirdikleri 1 bardak buz gibi kazdagi suyu acaip yariyor...

Acik ekmegin icine (bizim koyde oyle diyorlar sevgili Babis, biz yuha ekmegi bilmeyiz) mis gibi otlu Van peynirini (bulursam tabii) koyup dùrùm yaptiktan sonra, yediklerimin sayisini unutup, yaninda ictigim caylar yetmeyince, kana kana ictigim bardak bardak su acaip yariyor..

Erzincan tarhanasini tabakla degil, tencereyle degil kazanla icebilme kapasitem, borek tepsisinin acilisini once koselerinden, sonra citir kenarlarina, sonra bu citir bu degil diye bakmadan ortalarina kaydirirken basan hararet yuzunden ictigim birkac bardak su acaip yariyor..

Su gercekten cok besleyici.... Yemekten once zeytinyagina tuz, biber, kekik ekleyip, ekmegin kenariyla yemeler, benden 600-700 kalori daha fazla almasi gereken Federico ile spagetti yeme yarislari yapmalar, patates kizartmasinin yaninda acilmis buz gibi kolalar, dumani ustunde taze kesilmis makarnalar, saglikli diye tercih edilen baliklarin kizgin yagda pismis halleri (sissssssssssstttt, kizartma demeyin, kizarim valla ...), romlu babà tatlisi, icleri ancuezli kayinvalide elinden cikma bir cesit mayali hamur olan panzerottiler, erikli nohut yemeginin suyuna ekmek banmalar filan yorunca insani, sizin en saglikli icecek sandiginiz bir bardak suyun kalorisi o kadar yuksek ki, inanin sasarsiniz..

Bu arada harika dogru bilgiler veriyorum, 20 yas genc, 20 santim daha uzun olsaydim, mutlaka beslenme ile ilgili konusan bir manken olurdum gibime geliyor!..

İste su oyle yarayinca, benim gibi pek tartilmayan biri bile, Trussardi marka ev pantolonunun beli dar gelmeye baslayinca (kendisi 12 yillik, cok sevilen bir pantolon oldugundan saygiyla anilmaktadir) anliyor ki, “hinci n’olcek” sorusu cok yakinda ve onlem almak en iyisi..

Simdi biraz ciddi olayim ve sizin ev pantolonunuzun beli de dar geliyorsa, ne yapacaksiniz yazayim..

Oncelikle bu asamaya gelmemeye calismak, en dogru yaklasim. Yani kilo verene kadar saglikli beslenme kurallari uygulayip, bu yaklasimi fiziksel aktiviteyle desteklemek, kilo verir vermez de, eski aliskanliklara ve beslenme bicimine donmek sizi sadece yorar. Verdiginiz kilolari hem de fazlasiyla alma hiziniza kendiniz bile sasarsiniz..

Yani diyet, aslinda kilo verene kadar uygulanan, zar zor, oflaya poflaya yapilan sonra biraz kilo verir vermez terkedilen bir program degil, bir yasam bicimidir. Daha once de yazmistim. “Diyet”, yunancada dogru yasama kurallari anlamina gelir.

O nedenle arzu ettiginiz kiloya ulastiginizda, daha fazla zayiflamak istemiyorsaniz, yediginiz miktarlari cok az artiracak ve daha once yaptigimizin aksine, tartinizi koydugunuz yerden bulup cikartacaksiniz. Hergun tartilmak yok, her hafta tartilmak ta yok.. 15 gunde 1 tartilacaksiniz ve kilo vermeye devam ediyorsaniz, yine yediginiz miktarlari cok azar azar artiracaksiniz.. eger 500 gramin uzerinde kilo aldiysaniz, o zaman duracak, “ne yapiyorum acaba?” diye kendinize soracaksiniz?


-yag miktarini mi artirdiniz?

Sadece yemek pisirirken degil, sectiginiz etin, sutun ve peynirin de yag miktarlarini akliniza getirin..

-sekerli besinlere olan ilginiz geri mi dondu?

Kendinize sorun, ne kadar tatli, hangi cins tatli ve ne zamanlar tatli yiyorsunuz? Yasaminizda varolan bosluklar, cikolata ile dolmuyor.. elbetteki yiyin, ama her tatliyi her zaman yemeyin ve porsiyonlari abartmayin..

-fazla ve bos kalorili karbonhidratlar mi aliyorsunuz?

Biskuvi, kek, borek, cips derken, ekmegin basi, boregin son dilimi, dogun gunu pastasi atilmasin, yeni bir chees cake tarifi filan derken, tartilar yeniden tasiyamaz olmasin sizi..?

-gunde 3 ana ogun, en az iki ara ogun yapmaniz gerektigini unuttunuz mu?

Unutmayin, siz ac kaldikca, metabolizmaniz kendini emniyete almak icin kalorileri harcamak konusunda iyice cimrilesir.. 5 hatta 6 ogun, ama olculu yiyeceksiniz.. Yasak besin yok ama bazi besinler her ogun (sebze, meyve), bazilari hergun (ekmek, yogurt, sut gibi), bazilari haftada iki kez (balik, tavuk, yumurta, baklagiller), bazilari haftada 1-2 kez (kirmizi et), bazilari arada bir (dondurma, baklava, kalbura basma, ic pilav, icli kofte vs), bazilari 40 yilda bir yenecek (kizartmalar ornegin..)

-kahvalti etmiyor musunuz?

Sonraki ogunlere fazla ac ulasip, cok asiri mi yiyorsunuz?

-ara ogunlerde fazla kalorili yiyecekler mi tuketiyorsunuz?

Kek, borek, cerez, kurabiye bazen yiyeceksiniz ama hergun ve her ara ogunde degil.. Hele oglen yemegi yemeden kabul gunune gitme adeti var ya, sizi mahvediyor.. ikna edin grubunuzu 1 tatli, bir tuzlu ya da bir biber dolmasi, bir dilim borek ama aksam yemeginde sadece corba, ve 4 kasik sebze yemegi yenecek..

-su icmiyor musunuz?

Ve herseyden onemlisi

YETERINCE HAREKET ETMIYOR MUSUNUZ?

Hareket etme aliskanliginizi sakin kaybetmeyin.. Her firsatta hareket edin ve kalori yakmanin, almaktan daha zor oldugunu unutmayin..

Ve yine , aldiginiz kalori harcadiginizdan fazla oldugunda, verdiginiz kilolari geri almanizin kacinilmaz oldugunu da unutmayin..

Ustelik ilerleyen yasla birlikte bazal metabolizma hiziniz yavaslar ve, duzenli ve dogru bir sekilde beslenseniz bile, her yil biraz kilo alirsiniz..

O nedenle bilgili ve bilincli bireyler olarak, sizlerle birlikte yasayanlari da dusunerek, saglikli beslenme aliskanliklarini bir sure icin degil, hayat boyu kalmak uzere edinmek en dogru davranis bicimidir..

(bu konuya devam edecegim..)
............................................................................................
Bu arada beni merak etmissiniz.. Tesekkur ederim.. Yorgunluklar cok yogun bir is temposu ile birlikte uzerime yigilinca, biraz keyfim kacti ama, hersey yolunda.. hepinize tesekkurler..

Bu arada beni Roma’da gorup gulumsedigini dusunen sevgili arkadasima diyorum ki, indirim ilk gununde gorulebilecegim tek yer prada magazasinin kapisindaki kuyruk olabilirdi ama ne yazik ki nobetciydim hastanede..

Kilo koruma konusuna ara vermeden devam edecegim..
Bu aksam, 40 yilda birler faslinda turk restoranina gidiyorum is yerinden arkadaslarla birlikte.. Yani su icecegim ve yarayacak ama afiyetle...

14 temmuz 2009'Roma

21 yorum:

babişe yemekler dedi ki...

sevgili mehtap;

eline diline sağlık. ne güzel bir yazı öyle tıpkı diğerleri gibi...

büyük babiş!

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

iyi olmanıza sevindim sevgili mehtap hanım.yaz geldi tatildeyiz "malesef memlekette bunuda yemezsen küserim ekibi var"biraz küsüyor biraz yiyorum işte böyle verdiğim 5 kiloyu korumaya çalışıyorum ama hedefime daha ulaşmadım o nedenle tatilde kilomu korursam inşallah dönüşte aynı hızla hedefe devam.
sevgiler

birdutmasali dedi ki...

:)))
ne iyi geldi banada,
bu şeker yazı bilemezsin :))
valla O yarayan ve yarayacak olan,
akşmki suya varya :
BENDEN KOCAAAMAN ÖPÜCÜKLER OLA..
YARASINNNN :))
Sevgiler... güzellikler.....
*
( iyi hissetmene sevindim ÇOK ! )

sueyda dedi ki...

sevgili mehtap;
sabah sabah ne güzel oldu bunları okumak...
günümü güzelleştirdin .

Adsız dedi ki...

Merhaba Mehtap Hanım ,
Sizi okumak gerçekten keyifli...
Benim bir sorunum var ya da ben sorun yapıyorum...Diyete başlayalı nerdeyse 3 ay olacak ama ben 7 kilonun üstüne bir gram bile veremedim.(son 1 aydır)Yalnız şuanki kilomun altına şimdiye kadar hiç düşmemiştim diyebilirim.(Belki 12-13 yıldır) Ama bir sorun daha var. Son doktor kontrolümde troid hormonlarımdan Anti TPO yüksek çıktı, diğer değerler normaldi. Acaba bununla br ilgisi olabilir mi? metobolizmayı hızlandırmak için neler yapılabilir?
Ama ben tüm bunlara rağmen hala dengeli yemeğe devam ediyorum, ara sıra kaçamaklar olsa da ertesi gün dengeliyorum.
Herşey için çok teşekkürler
Umarım sizde bu yoğun dönemi atlatıp, hayal ettiğiniz gibi bir tatile çıkabilirsiniz.
Sevgiler Sibel

Adsız dedi ki...

süpersiniz
iyi ki sizi tanımışım
dediğiniz gibi yaşam tarzını değiştiridiğinizde geri almıyorsunuz
kilolarınızı anlattığınız gibi yaşarsak problem kalmıyor
bu şekilde yemeyi öğrettiğiniz için çok teşekkür ederim.
hatice

e.t. dedi ki...

merhaba Mehtap Hn. yakınlarda sitenizi ziyaret edemedim. özlemişim.

Diyet-rejim yapan biri değilim (pek ihtiyacım olduğunu düşünmedim galiba)
ama sağlıklı olmak adına, yazdıklarınız çok hoşuma gidiyor ve doğrusunu isterseniz çok kışkırtıcı,(yada davetkar mı demeliyidim) geliyor. Birde iki-üç kilo versem şahane olur diyor içimden bir ses ;)
Bu sabah yaptığım az kalorili ve sağlıklı kahvaltıdan sonra öğünlerime ve günlerime böyle devam etme kararı almış bulunmaktayım. bunu sizinle paylaşmak istedim.
diyorlarki 30 undan sonra alınan çok daha zor veriliyormuş. 31 inde biri olarak bu lafa kulak vereceğim galiba.
Geçen ay Romada dolaşırken sizde hep aklımda dolaştınız. hatta, eşimede sizden bahsettim.Demek ki blogların hayatımdaki yeri sandığımdan daha fazlaymış.
(biraz uzun oldu. affola.)

sevgilerle....

funda dedi ki...

ben de bir rapor veriyim yeri gelmişken..
3 ay oldu bıraktığım , bıraktığım diyorum cidden bıraktım, yani hesap yapmadan yiyorum, herşeyden yiyorum artık ..
2 aylık beslenme programıyla 10 kilo vermiştim, bıraktım dediğim zamandan bu yana geçen 3 ayda da 3 kilo daha vermişim..
su içsem yaramıyor artık yani.. nasıl oluyor bu diye düşündüğümde aklıma gelenler.. eski alışkanlıklarımdan vazgeçmiş olduğum, "ben artık kilo almıyorum hatta vermeye devam ediyorum " düşüncesiyle barıştığım, gece yemek yeme alışkanlığını farketmeden terkettiğim diyebilirim..
E hal böyleyken , hiç zorlanmadan vermeye devam ediyorken, Mehtap 2-3 kilo sonra bana dur artık dermisin lütfen.. Ben kilo almak istiyorum artık diye de seni yormak istemem :)

Brajeshwari dedi ki...

Mehtapcim
yazilarindan bende motive oluyorum.

Sana hala bir yazı sözüm var biliyorum. Yaz ama iş yoğunluğu içindeyim, yazacağıma söz veriyorum en kısa zamanda..unuttum sanma olur mu...

bu yazindan sonra 20 dakika sonra cikacagim öğle tatilinde su ile beraber salata yiyeceğim bugun bende...İkisi de yarayacak:)

kekik dedi ki...

Sevgili Mehtap Hanım,

Bu sabah pek suratsız uyandım, söylene söylene işe gittim, internette her zaman olduğu gibi sık kullanılan siteler arasından ilk sırada"Mevsimlerden Roma"yı ziyaret ettim... ve suratımdaki nemrut ifade bir anda değişti:)) Bana çok iyi geldiniz her zamanki gibi:) Sevgiler...
10 kilo daha hafif ve mutlu olan Candan..

fatma u. dedi ki...

:))))))))))

Meyvelitepe dedi ki...

Sevgili Mehtap Hanım, emekleriniz ve verdiğiniz tüm bilgiler için "yüksek sesle" daha önce teşekkür etmeliydim ama hiç olmamasındansa, geç olması yeğdir deyip şimdi yazmak istedim.
Aslında bu diyet yazılarına başladığınızda, aklımda kilo vermek yoktu. Zaten kilo vermem de gerekmiyordu, sadece almamalıydım. Zaten düzenli yürüyor, kızartma, hamurişi, tatlı vs.yi nadiren yapıyordum. Yalnız meyveler hep unutuluyordu ya da fırsat olmuyordu.
Öte yandan yaş kemale ermek üzereydi ve çevremdeki yaşıtlarım birer ikişer eşiği atlayıp kilolu sınıfına girmeye başlamıştı. Başıma gelmesini istemediğim bir şeydi bu, çünkü yapacak çok işim vardı ve inşallah olacaktı. Sırtımda fazladan yükle hayatımın zorlaşması, fazlalıkların neden olduğu ağrı sızılar değil, sağlıklı, çevik ve mümkünse hafif bir gelecek istiyordum. Bu nedenle doğru beslenip beslenmediğimizi, sağlıklı bir beslenme programını nasıl öğrenebileceğimi (ve metabolizmamın Haşimato nedeniyle tamamen durmuş olduğunu) düşünürken yazılarınız sorularıma yanıt oldu. Motivasyonlarınıza dayanamayıp, "dur yahu, deneyeyim şunu, zaten normal beslenme programımızdan çok da farklı değil" dedim. İlk üç haftada artık demir attığını sandığım metabolizma gemisi önce şöyle bir silkelendi, sonra da, tüm şaşkınlığıma karşın, hareket ediverdi. Üç dört hafta sonra nasıl olduğunu anlamadan 2,5 kilo vermiştim. Bu kadarı zaten benim için yeterliydi. Yine de hazır bulmuşken bu doğru beslenme sistemini bırakmadım, sadece kendime göre biraz gevşettim. Dengelere dikkat etmeyi ise hiç elden bırakmadım.
Sonuç olarak, sayenizde metabolizma durması diye bir şey olmadığını, hangi yaşa gelirsek gelelim, başka bir sağlık sorunu olmadığı sürece, bu sistemle kilo korumayı veya gerekirse vermeyi başarabileceğimizi öğrenmiş oldum. Ayrıca bonus olarak başarmış olmanın verdiği güven ve gençleşme hissini de unutmamalıyım.
Tekrar teşekkürler ve
Sevgiler...

Adsız dedi ki...

uzun zamandır beklıyorudm bu yazıyı .dıger yazıların aralarında serpıstırılmıstı bıcok kural zaten ama bastan sona okumak cok ıyı geldı tesekkur ederım .

dıete basladıgımızın ılk gunundekı cıddıyetle devam etmesem de bu ara makarna pılav ust uste geldı sebzeyı azalttım mı ne salata yogurt aman dıkkat dıyorum kendıme ;)
aksam yemeklerınde tabagıma pılav makarna almamaya calısıyorum genelde cok zor degıl hıcbırı gercekten yedıgınız 'az ' mıktara alısıyor bunye daha once yedıgım ekmek arası yemeklere hayretle bakıyorum sımdı daha cabuk doyuyorum...sutu yeterı kadar tuketmıyorum hamıleleık harıcı tuketmedım zaten :( dondurma da yazdıgınızdan bıraz fazla yıyorum ama dıgerlerı normal...olagan...yasamımın bı parcası tesekkurler tekrar

Tijen dedi ki...

Oh be Mehtap'cığım,
Çok özlemişim sesini! Sanki sen ortalıkta olmayınca yaptıklarımızdan bahsedecek kimse kalmıyor gibi. Ama seni de çok yormayalım istiyorum. Kararınca.
*
Beslenme raporu: 26 günde 1.7 kg! Anlayacağın benim kilolar ağırdan alıyor, beni terketmeyi çok istemiyorlar. Seviyorlar beni keratalar. Yavaş da olsa gidiyorlar ya, hiç gitmemelerinden iyidir.
*
Rüya raporu: İzmir'deymişim. Yürürken Divan Pastanesi'ni görüyorum. İçeri giriyorum. Uzunca bir yer. Sağlı sollu muhteşem görünümlü tatlılar, pastalar var. Hepsi birbirinden albenili. Sonuna kadar yürüyorum bakına bakına. Tezgahtarlardan biri, "yardımcı olabilir miyim" diye soruyor. Gülerek, "hayır teşekkür ederim. Diyetteyim de kendime hakim olup olamayacağımı görmek için girdim," diyor ve kızcağızın şaşkın bakışları arasında kapıya yöneliyorum. Ama bir şey kaçmıyor gözümden: Kasaya yakın bir yerde duvarda beyaz bir tabaka var, ondan dilim kesip tatlıların üzerine koyuyorlar. Meğer kaymakmış! Tabii onu da sadece gözlemleyip gururlu bir edayla pastaneden çıkıyorum. Doktorcuğum bunun yorumu nedir?
Tüm sınıf arkadaşlarımıza selamlar sevgiler. Hadi spora devam. Vallahi sokakta toplu (veya şişman) birilerini gördüğümde ne olur daha çok hareket edin, daha iyi beslenin demek istiyorum. O kadar obsesif hale geldi bende bu durum. Hayırlara vesile olsun!

Adsız dedi ki...

merhaba Mehtap Hn.
Ben de iyi olduğunuza sevindim. Zaten kötüye yormamak lazım, uzun susmalarda sizin de biraz nefes aldığınızı düşünüyorum. Başınızda o kadar çok uğraş varki(başta bizler), bunun yanı sıra mesleğinizin zorluğu cabası,eh birazda evde çoluk çocuk(buralarda öyle derler) hepsi sizi bekler. Yine de MAAŞALLAH diyelim. Nazar değmesin.
Şimdi gelelim yazınıza, seçtiğiniz resimler harika,şu sıcak havalarda içimizi ferahlattınız, adete buz gibi. Sonra bahsetmiş olduğunuz gibi bu aralar benimde su içsem alıyorum havaları başımda dolaşıyor.Canım biraz tatlı istiyor. Kendimi frenliyorum. Daha önceleri hiç tatlı ile aram iyi değilken bu sıralar aşırı olarak bir istek duymam nedendir bilmiyorum. Kahvaltıda hiç reçel yemezken şimdi bir iki çay kaşığı yiyorum,bıraksam artarak gidecek. Orada noktayı koyuyorum. Ama dün yürüyüş sırasında her gün önünden geçtiğimiz pastanede oturup künefe yiyenleri görünce dayanamayıp, eşime önce bir porsiyonu paylaşma teklifi götürerek (tam porsiyon fazla olur diye düşündüm) tamamını afiyetle yedim. üzerinede 3 bardak su. Sonra bana da 'su içmeler' yarar diye ödüm koparak sabah doğru tartıya çıktım. Allahtan fazla bir fark yok , inşallah bu istek bununla son bulur. Gerçekten yaz aylarında kilomuzu koruyabilmek zor. Gelmeler(özellikle sahil kesiminde oturuyorsanız), gitmeler, deniz, tatil derken. sebze meyvenin çok çeşitli ve bol olduğu bu günlerde yemelerde çok çeşitli oluyor. Çeşitlilik iyi de biraz fazla tüketiliyor. Bir de; başka şehirde okuyan çocuğunuzda eve dönmüş, annesinin yemeklerini özlemişse, yapmak ve ona eşlik etmek zorunda iseniz bayağı zor. Neyse canımız sağ olsun.
Mehtap Hn. cığım bu kadar laftan sonra diyete devam ettiğimi bilesiniz, öyle anlattıklarıma bakıpta boş verdim zannetmeyin, beni o kadar güzel motive ettiniz ki asla bir daha geriye dönmemeye karar verdim. Bu arada 12 kilo verdim. daha vereceğim, ama ne kadar daha vermem gerektiği konusunda bir fikir verirseniz sevinirim. boyum 1.68 şu an 66 kiloyum.
Güzel günler dilerim.

Adsız dedi ki...

ah siz çok tatlısınız.

Elif Nur

gülenyüz dedi ki...

yazılarınız ilaç gibi geliyo valla..çok tatlısınız...yazılarınız okurken karşımda oturup konuşuyomuşuz gibi hissediyorum.ben 2 aydır sizi takip ediyorum ve 8 kilo verdim ama hala yolun başında sayılırım.hedefim 60 kilo ve daha 10 kilo var malesef.kilo vermem durdu.ve itiraf edim ilk başlardaki gibi değilim.onun ucundan bunun kıyısından derken kaçamak yapıyorum galiba...kendime yağsız yemekler yapmak yerine normal yağlı yada etli yemeklerden küçük porsiyonlar şeklinde yiyorum ve ne kadar doğru yapıyorum hiç bilmiyorum.lütfen bana bu konuda yardımcı olun.çünkü vermem gereken daha çok kilo var.ilk haftaya tekrarmı dönsem diye düşünüyorum.yani ne yapacağım konusunda karasızım.herşey için tekrar tekrar teşekkürler.....

GZNTPSEDA dedi ki...

Tatil molasından sonra tekrar burada olmak çok güzel.
Mehtap hanım, yalın ve sürükleyici anlatımınızı özlemişim.Siz de kitap yazmayı düşünün bence, farkınızı ortaya koyacağınıza eminim.
Tatil raporuma gelince, hergün 3 saat ciddi efor sağlayan trekking ve yüzme aktiviteleri, gün aşırı birer kadeh içki, bol deniz ürünü ve sebze, 2 kez de sütlü tatlı.
Genel prensiplere uymakla beraber arada mısır, ev yapımı reçeller,tereyağ,mis kokulu ekmekler ... yendi ama dönüşte yarım kg vermiştim. Moralim yerinde.
Biraz keyifsiz günler yaşanmış galiba, umarım herşey yoluna girmiştir.
Teşekkürler, sevgiler,

Seda

hilal dedi ki...

Sevgili Mehtap 15 gündür yoktum ve tatil boyunca düzenim bozuldu diyebilirim eve gelince ilk iş tartılmak oldu acaba kilo aldım mı diye ama sonuç iyi çıktı şükür:)hiç kilo almamışım,vermemişim de ama olsun kilomu koruduğuma sevindim,2 kilo daha versem bana yetecek,şimdi başa dönebilirim artık gönül rahatlığıyla(bana daha önce başa dön demiştinya)artık yeme şeklim düzene girdi eskiden 2 öğün olan günlük yemek sayım sayende 5 e çıktı,en önemlisi kahvaltı alışkanlığı kazandım,sağolasın,sevgiler...

Adsız dedi ki...

ben elif öykü hatipoğlu .ada ya yazdıklarınızı gördüm ve alt komşumuz, yine sizin siteniz yardımıyla zayıflayan nur ablamla okudum.ben 10 yaşındayım, (99doğumluyum)56 kilo ve 1 53 boyundayım.yaz tatilimi izmir çeşmede geçiriyorum .bana bir diyet listesi yazarmısınız???

oykuhat@hotmail.com

Gul dedi ki...

güzel blog kutlarım