
Bugun oldukca siradisi bir gundu.. Aklimda birbirine dolanmis binbir dusunce ile erken erken eve geldim.. Calismam gerekiyor bu gunlerde.. Hem de cok.. Stress katsayim tavan yaptiginda, evime kacarim ben.. Kactim..
Yarim elma (yesil), yarim portakal (turuncu), bir avuc nar (kirmizi) ve 4 cevizle(kahverengi) bir meyve tabagi hazirladim kendime (bu satirin altini ciziyorum, siz de cizin).. Kahve suyumu koydum caydanliga.. Bilgisayarin basina oturdum..
Bloguma yollanmis bir mail buldum... Istanbul’da, cok bilinen bir insaat sirketinde yoneticilik yapan bir beyden geliyordu mektup.. “Ben sizi, blogunuzda soyadiniz oldugu gunlerden beri okuyorum.. O nedenle adimi soyadimi yazacagim.. Bildiklerinizi de, bilmediklerinizi de cok keyifli yaziyorsunuz da, sizi sadece kadinlar okumuyor ki” diyor ve beni gulumsetiyordu..
Gulcin’de messengerden, beslenme ve kilo yalniz kadinlari mi ilgilendiriyor? diye soruyordu.. Aslinda sormuyordu da, uyarmanin diplomatik yolunu kullaniyordu..
Haklilar da.. Oyleyse soralim..
Sevgili Beyler.. Ya siz?
Siz hangi gruptansiniz? Daha hizli calisan metabolizmanizin size verdigi bu sansi sonuna kadar zorlayip, belinizin etrafinda biriken yaglari Italyan’larin tanimladigi gibi “ask tutamaci” deyip gecistiriyor musunuz?
Kolay kilo almasaniz bile, organlarin etrafinda ve damarlarin icinde kadinlara gore daha kolay yag biriktirdiginizi biliyor musunuz?
Gobekli olmayi erkegin sanindan kabul edip, pantolonlarin belini kapatmak zorlastikca, kemer gibi guzel bir aksesuarlardan vaz gecip, pantolon askisi kullanip, sirin ve cool mu takiliyorsunuz?
Elinizden sigara dusmuyor mu yoksa? Simdi hic vakti degil mi sigarayi birakmanin?
Yarim elma (yesil), yarim portakal (turuncu), bir avuc nar (kirmizi) ve 4 cevizle(kahverengi) bir meyve tabagi hazirladim kendime (bu satirin altini ciziyorum, siz de cizin).. Kahve suyumu koydum caydanliga.. Bilgisayarin basina oturdum..
Bloguma yollanmis bir mail buldum... Istanbul’da, cok bilinen bir insaat sirketinde yoneticilik yapan bir beyden geliyordu mektup.. “Ben sizi, blogunuzda soyadiniz oldugu gunlerden beri okuyorum.. O nedenle adimi soyadimi yazacagim.. Bildiklerinizi de, bilmediklerinizi de cok keyifli yaziyorsunuz da, sizi sadece kadinlar okumuyor ki” diyor ve beni gulumsetiyordu..
Gulcin’de messengerden, beslenme ve kilo yalniz kadinlari mi ilgilendiriyor? diye soruyordu.. Aslinda sormuyordu da, uyarmanin diplomatik yolunu kullaniyordu..
Haklilar da.. Oyleyse soralim..
Sevgili Beyler.. Ya siz?
Siz hangi gruptansiniz? Daha hizli calisan metabolizmanizin size verdigi bu sansi sonuna kadar zorlayip, belinizin etrafinda biriken yaglari Italyan’larin tanimladigi gibi “ask tutamaci” deyip gecistiriyor musunuz?
Kolay kilo almasaniz bile, organlarin etrafinda ve damarlarin icinde kadinlara gore daha kolay yag biriktirdiginizi biliyor musunuz?Gobekli olmayi erkegin sanindan kabul edip, pantolonlarin belini kapatmak zorlastikca, kemer gibi guzel bir aksesuarlardan vaz gecip, pantolon askisi kullanip, sirin ve cool mu takiliyorsunuz?
Elinizden sigara dusmuyor mu yoksa? Simdi hic vakti degil mi sigarayi birakmanin?
Is yemekleri yuzunden mi, bu git gide kalinlasan siluet..? Yurumeye, yuzmeye, kurek cekmeye, ev islerine (butun uygar erkeklerin yapmasi gerektigi gibi) katilmaya vaktiniz mi yok?
Doga, kilo konusunda kadinlara biraz haksiz davransa da, erkekler de, ozellikle sagliklarini tehdit altinda tutan kalp-damar ve akciger hastaliklari nedeniyle yediklerine ictiklerine dikkat etmek, ve dogru bir yasam stili izlemek konusunda titiz davranmalidirlar..
Ama belki de siz, bilincli ve bilgili bir insan olarak, sporunuzu ya da yuruyusunuzu muntazam yapip, gectiginiz koridorlara acilan odalarda hafif ic cekislere yol acan, hos, bakimli, guzel kokan,
neseli, pozitif, kilosu normal, yemekle olan bagini “yemegi bilen (buona forchetta)” degil, “tatmayi bilen (buon gustaio)” olarak kurmus erkeklerdensinizdir....
Doga, kilo konusunda kadinlara biraz haksiz davransa da, erkekler de, ozellikle sagliklarini tehdit altinda tutan kalp-damar ve akciger hastaliklari nedeniyle yediklerine ictiklerine dikkat etmek, ve dogru bir yasam stili izlemek konusunda titiz davranmalidirlar..
Ama belki de siz, bilincli ve bilgili bir insan olarak, sporunuzu ya da yuruyusunuzu muntazam yapip, gectiginiz koridorlara acilan odalarda hafif ic cekislere yol acan, hos, bakimli, guzel kokan,
neseli, pozitif, kilosu normal, yemekle olan bagini “yemegi bilen (buona forchetta)” degil, “tatmayi bilen (buon gustaio)” olarak kurmus erkeklerdensinizdir.... Oyleyse ne mutlu yasaminizdaki, yakininizdaki butun kadinlara.. Annenize, kiz kardesinize, sevgilinize, esinize, kizlariniza, is arkadaslariniza ne mutlu…
Destek olursunuz degil mi onlara?
Destek olursunuz degil mi onlara?
Saglikli ve guzel olmak icin gosterdiklari cabalara katilirsiniz bir kenarindan.. Alay etmezsiniz pazartesi baslayip, sali gunu sallanan, persembeyi, carsambadan gormus, cumaya ulasamayan diyetleriyle..
Baskalarinin onunde istahlari yuzunden mahcup etmezsiniz degil mi onlari?
Hamilelikle alinip verilemeyen kilolari, her ay hormonlarin elinde oyuncak olmus sinir sistemleri, aile-kariyer arasinda dengelemeye calistiklari gunleri icinde, eskisi kadar bakimli ve “fit” gozukmuyor olabilirler.. Ama olacaklar.. Farkindalar, istiyorlar ve yapacaklar..
Belki sevildiklerini duymaya daha cok ihtiyaclari vardir.. Anneniz, kiziniz, sevgiliniz, kariniz olmalari, sevginin varligini hissedecekler ama duymak istemeyecekler demek degildir ki..
Siz onlari sevginizle doyurun.. Yapabildiginiz kadar.. Guzel gozlerle bakin yasaminizdaki kadinlara.. Sevginizi, askinizi, dostlugunuzu esirgemeyin..
Bakin bakalim o zaman, gereksiz kalori veren besin kavonozlarinin kapaklarina bu kadar toz nereden konmus…
Belki sevildiklerini duymaya daha cok ihtiyaclari vardir.. Anneniz, kiziniz, sevgiliniz, kariniz olmalari, sevginin varligini hissedecekler ama duymak istemeyecekler demek degildir ki..
Siz onlari sevginizle doyurun.. Yapabildiginiz kadar.. Guzel gozlerle bakin yasaminizdaki kadinlara.. Sevginizi, askinizi, dostlugunuzu esirgemeyin..
Bakin bakalim o zaman, gereksiz kalori veren besin kavonozlarinin kapaklarina bu kadar toz nereden konmus…
.
P.S: Gelecek yazida artik kahvalti ile basliyoruz yediklerimizi gozden gecirmeye.. Nihayet hazirim...:-))
.
27 Subat 2009'Roma



