Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
yani, yaşamanın dışında ve
ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak
olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,yani,
o derecede, öylesine ki,meselâ,
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.
Nazim Hikmet 1947 (Yasamaya Dair)

6 Nisan 2009 'Roma
hepinize tesekkurler.. bizim icin endiselendiniz.. biz iyiyiz.. sadece cok korktuk.. Roma'da sadece korkutmakla yetindi yasam.. L'Aquila icin bilanco cok uzucu.. 150'yi geckin olu, 300 civarinda kayip, 70 bin evsiz..
bir hic ugruna keyfimizi kacirdigimiz anlarda hep dusunmemiz gerek,
ne kadar kisa hayat,
ne kadar beklenmedik olum...


