Kar yollari kapatti diyecegim, inanmayacaksiniz... Eldivenin sadece bir aksesuar oldugu bir sehirde, mantoyu oylesine tasiyorsaniz kislari, hani adettendir diyerek degil, sirf annenizin parfumu uzerine sindigi icin bir atki doluyorsaniz boynunuza, hangi kar hangi yollari kapatacak...?
Once virus vurdu Roma'yi... Hele benimle 20 yillik hesabini bir seferde kapatti... Hem de ne hirsla... Sen misin asi olmayan? Bir sag, bir sol, iki krose...Yenildim yenilmesine de, sirtim yere gelmedi... Hem tasindik, hem calistim, hem derslerime gittim, hem kazara hasta olmamayi basaran varsa onlari da ben hasta ettim... Hala da iyilesemedim...
Arkadan kar vurdu Roma'yi... Bir hazirlik bir hazirlik gunler oncesinden, sosyal toplum orgutleri, sivil savunma, kizil hac, belediye, askeri kurumlar acaip calistilar... Hazirlandilar... Programlar, toplantilar... Of of...
Sonuc, kocaman bir kaos... Butun yollar Roma'ya cikarlar ama kar yagmazsa eger... Bolumdeki doktor arkadaslar Roma'nin kasabalarindan geliyorlar ve evlerinde mahsur kaldiler, ben de hastanede mahsur kaldim dogal olarak...
Bu aksam bu satirlari 20 km otedeki evime gidemeyip, yarin bolum doktorsuz kalir endisesiyle, benim yorgunluguma da hak vererek yollandigim, hastanenin yanindaki otel odasindan yaziyorum... Hic merak etmemistim neye benzer bu otel acaba diye...
Federico telefonda agladi bugun... "Annecigim, seni cok ozledim, hemen gel" diyerek... Son gunlerde basinin caresine kendi bakiyor, dadi varsa dadi, baba varsa baba, kimse yoksa NiNi, ama hep bensiz...
Ustelik bu kadarla bitmiyor seruven... Yarin ve oburgun daha da kotulesmesi bekleniyor kosullarin... Okullar kapatildi, muzeler, Colosseum ve Foro Romano dahil olmak uzere onemli arkeolojik kalintilar, devlet daireleri kapali, otobuslerin % 75'i garajlara cekildi, "nerdeysen orda kal " oynuyoruz topluca...
Son 15 gunde yasadiklarima bakinca sanki ben doktor filan degilim, basit bir soguk alginligini bronsite cevirebilen bir cahilim, Roma'da filan degil, Rusya'da bir dag koyunde yasiyorum gibi anilarim...
Aslinda cok hos bir ani olacak ilerde anlatmak icin... 2012 yilinda bir kar yagdi ki Roma'ya, hersey alt ust oldu, hastanede tutsak kalmistim diye anlatacagim torunlarima...
Roma, gokyuzunden kar da yagsa, yagmur da, 40 derece sicak ta olsa, cok guzel bir sehir... Kotu yonetiliyor, hazirliksiz, ongoruyor ama hizli davranamiyor krizlerde...
Gecen yil Tiber nehri tastiginda da alt ust olmustu hersey...
Yarindan itibaren taze sut bulamiyacagiz, 50 bin ton sebze depolarda curuyormus, zaran cok milyon eurolarla ifade ediliyor...
Sonucta biraz kar yagdi, biraz soguk olacak... Gunlerdir tirlar yollari kapatmisti, simdi de kar... Ac kalmayiz yine de kolay kolay... Her evde enaz 1 ay yetecek makarna stogu bulunur... Bir de domates sosu, kekik ve sarimsak...
Otururuz film izleriz diyecegim ama Roma'nin kasabalarinda 18 saattir elektrik de yok...
Yani buradayim burada olmasina da, bana soyle bir kac gun daha verin, artik oldu olan bir kere...

4 Subat 2012'Roma























Ghetto bir ucu Sinagog’dan baslayan, Piazza Venezia'nin hemen arkasindaki Piazza Argentina'ya kadar uazan, Tiber nehri kiyisindaki yahudi mahallesinin adi ve sadece yahudi kurallarina uygun olarak (Kosher) pisirilen yemekleriyle degil, kumascilari, semsiyecileri, kuyumculari, el yapimi sapka satan dukkanlari, artizan isi ayakkabicilari ile de meshur semtin adi...
Irili ufakli restoranlardan mis gibi yemek kokulari tasiyor sokaklara... Masalar sokaklara, kaldirimlara dizili, civil civil insan kayniyor...
“Taverna del Ghetto” restoranin adi... Tam kaldirimin kiyisinda bir masaya oturuyoruz, Claudio’nun sandalyesi sallaniyor, garsonumuz Rabi hemen bir tahta parcasi ile olaya cozum getiriyor, ben menuden yemekleri cozmeye calisiyorum... Sonra yemekleri sen sec, sarabi ben diyorum ve Claudio’nun butun israrlarina rahmen, “Nuh diyorum, peygamber demiyorum ve bir Israil sarabi degil, Terracino kirmizi istiyorum, corba sicakliginda gelen sarabi, gereken isiya dusurmek icin hemen buz kovasi geliyor, Claudio bunu burada unutmayalim yoksa tadi kacar diyor, unutmuyoruz...
cig enginar, kirmizi biber, mantar ve patlicanli soslar ile hazirlanmis ekmeklerden, ve yine sebze kizartmalarindan olusan tadimliklar yiyoruz...
ben misir unuyla kizartilmis kuzu pirzolasi istiyorum...
Ben Claudio’nun baliginin tadina bakiyorum, o pirzoladan yemiyor...



